Yılkı atları ve birçok endemik bitki türüne ev sahipliği yapan, doğal güzellikleri ile ziyaretçilerine kendini hayran bırakan Spil Dağı’nın turizmin bir parçası olması yıllardır bekleniyor.

Her ne kadar çıkılabilir durumda olsa da ziyaretçileri çok sınırlı.

Bunun nedeni Spil Dağı ziyaretçilerinin aktivite alanlarının kısıtlı olması ve ulaşım.

50 yılı aşkın süredir hayali kurulan teleferik projesinin bir türlü hayata geçmemesi ve bunun gölgesinde aktivite alanlarının olmaması etkenler arasında.

1969’da milli park ilan edilen Spil Dağı’nın eteklerinde ayrıca birçok tarihi eser de bulunuyor.

Mevlevihane, Fetih Mescidi, Ulu Cami, Ağlayan Kaya ve bir çok tarihi eser sayılabilir.

Spil Dağı’na çıkan mevcut yollar çok dar ve bazı yerleri çukurlarla dolu.

Bu dağa çıkan ziyaretçiler de sadece manzaraya bakıyor ve at alanında piknik yapabiliyor.

Peki buraya çıkmayı teşvik edecek cazibe alanlarının yapılması ve buraya turistlerin uzun vakit geçirmelerini sağlayacak projeler yapılamaz mı?

Şunda Manisa’da tarihi kimliği görünür hale getirecek projeler sürüyor. Daha önceki yazılarımda bunlara değindim.

Çok faydalı projeler. Çünkü bu çalışmalar hem yerli hem de yabancı kişileri Manisa’ya çekecek ve burada uzun vakit geçirmelerini sağlayacaktır.

Spil’in  güzelliklerinin tanıtımı yapılarak, ulaşım ve cazibe alanları oluşturarak bir yerden başlanabilir.

Birilerinin bu taşın altına ellerini koyması gerekiyor. Kalın sağlıcakla.