Manisa’nın en sevilesi yeri neresi deseler kendimce Spil Dağı derim.

Spil Dağı’ndan kısaca bilgi vermek gerekirse ,

Spil Dağı 22 Nisan 1968 tarihinde milli park olarak halka açılmıştır. Orman ve açık alan olarak toplam 6860 hektarlık alanı kaplayan Spil Dağı Milli Parkı, 1995 yılında At Alanı Yaylası’nın bir bölümü “turizm merkezi” kurulması için ayrılmıştır. Milli parkın doğusunda 600 metre yükseklikte bulunan Sülüklü Göl kalkerlerin erimesiyle oluşmuştur. Derinliği 1-2 metreyi geçmeyen gölün çapı 100 metredir. Flora bakımından son derece zenginlik gösteren dağda kızılçam, karaçam, saçlı meşe karışık olarak bulunur. Burada alt floranın ağaççıklarından meşe türleri, sürüngen ardıç, laden, funda, defne ve mersin göze çarpar. Otsu bitkilerden geven, buğdaygiller, çayırotları ballıbabagiller, sütleğen, eğrelti otları görülmektedir. Sümbül, çiğdem, siklamen, yabani karanfil, glayöl, menekşe, papatya, gelincik, yaban gülü, böğürtlen hemen her mevsim açan türler arasındadır.

Sipil Dağı 120’yi aşan endemik bitki türüyle de eşsiz bir değer taşır. Sayısı yetmişe yakın şifalı bitki bulunmaktadır. Bunların arasında en ünlüsü kuşkusuz Manisa Lalesi’dir.

Şehrin gürültüsünden uzak, çam ormanlarının arasında, çeşitli bitkilerle ve hayvanlarla huzura erebilirsiniz. Konaklamak için de bungalov evler de var. Lakin  Spil Dağı cazibe merkezi haline gelmeli ve alternatif etkinlik alanları  oluşturmalı. Bu etkinlik alanları Spil Dağı’nın doğal güzelliğini bozmadan olmalı.

Spil Dağı’na ulaşım sadece  özel araç ile oluyor. Fakat özel aracı olmayan vatandaşlar , Spil Dağı’nın doğal güzelliğini görüp gelenler tarafından anlatılanla yetiniyorlar.

Spil Dağı’nın bu denli huzurundan özel aracı olmayan vatandaşlar mahrum kalmamalı. Haftanın her günü olmasa dahi hafta sonları yetkili kurumlar tarafından araç ayarlanırsa uygulama vatandaşlar tarafından çok ilgi görecektir.

Spil Dağı’nın cazibe merkezi haline geleceği , Spil Dağı’ndan mahrum kalmayacağımız günlere…