Tiroid bezi boynumuzun ön kısmında yer alan otuz, kırk gram ağırlığında bir organımızdır. Buradan salgılanan, vücuttaki hormonların orkestra şefi  olarak   bilinen  hormonumuzun yaşam için çok önemli  yeri var. Neredeyse tüm hücrelerimizde enerji üretiminde etkin olan   bu  hormon dolayısıyla vücuttaki  bütün  metabolik (yapım ve yıkım ) işleri de yönetir.

Tiroid fonksiyonlarının doğru çalışmamasına bağlı olarak çeşitli hastalıklar meydana gelir. Hipertiroidizm ve hipotroidizm  tiroid bezinin  en bilinen ve en yaygın görülen  bozukluklarıdır. Hipertirodizm tiroid bezinin fazla çalıştığı durumlarda ortaya çıkar. Bu durumda kalp ritmi artar, beyin fonksiyonları hızlanır, uyku düzeni bozulur ve kilo kontrolü zorlaşır. Benzer   şikayetleriniz  varsa kan testi yaptırarak hekiminize danışmalısınız.

Huzursuzluk, sinirli olma, iştahınızın artması, sıcağa tahammül edememe, kilo kaybı, konsantrasyon bozukluğu, saç tellerinin incelip kırılması veya dökülmesi, düzensiz ve artmış kalp  ritmi, mide bulantısı ve uyku bozuklukları gibi yan etkiler hipertirodi olan kişilerde kendini gösterir. Bu rahatsızlığı olan kişiler beslenmede ve yaşam tarzlarında yapacakları değişikliklerle    tedavilerini desteklemelidir.

Hipertirodi   hastası iseniz  öncelikle iyot tüketimine dikkat etmelisiniz. Bu da iyottan fakir bir beslenme modeli anlamına gelmektedir. Bunun için ise marketten aldığınız tuzlardan başlamalı  ve  iyotsuz tuzları tercih etmelisiniz. Bu durum hep böyle sürecek anlamına gelmemekle beraber hastanın durumuna göre tedaviden sonra bazen bir süre tamamen iyotsuz   bazense  iyot miktarı kısıtlanmış bir beslenme programı oluşturulur.

Yumurta sarısı, Süt, Yoğurt, Balık eti ve deniz ürünleri, Peynir, Krema, Dondurma, Pastane ürünleri, Ton balığı ,Poşet çay,Hazır kahveler,Muz,Kiraz,Çikolata,Salça Turşu, Konserve, Salamura, Tuzlu  Zeytin  gibi yiyecekler iyot  bakımından zengindir.

İyot bakımından fakir olan yiyecekleri ise ; Yumurta beyazı, Kırmızı et ve Tavuk eti (tuz eklenmiş ve işlenmemiş her tür) Çay, Kahve, Taze Sebze ve Meyveler,Patates,Yulaf,Tuzsuz kuruyemişler, Beyaz ekmekler  (tuz, yumurta ve süt eklenmemiş )olarak sıralayabiliriz.Ancak çay ve kahve kafein içeriğinden dolayı zaten ritmi artmış olan kalpte çarpıntı yapabileceği ayrıca anksiyete oluşturabileceği  için tüketimini sınırlandırmalısınız.

Bunların yanı sıra brokoli, turp, beyaz lahana, karalahana, brüksel lahanası, karnabahar  şalgam, soya ve hardal tohumu gibi guatrojen besinleri  (iyot emilimini engelleyip, tiroid fonksiyonunu baskılayan) serbestçe tüketmelisiniz. Selenyum kaynağı  (somon/ ton balığı, baklagiller, kuru yemişler, ayçiçek çekirdeği, hindi/tavuk eti, mantar, tam tahıllar) ve çinko kaynağı besinlere (kırmızı et, kuru baklagiller, kaju fıstığı, kabak çekirdeği, yumurta, tam tahıllar) günlük beslenmenizde daha çok yer vermelisiniz. Bu sizin  tiroid hormonlarınızı dengelemeye ve tiroid bezinizin hücre hasarına karşı korunmasına yardım edecektir.

Hipertiroidizmde tiroid hormonunun fazla çalıştığını söylemiştik. Dolayısıyla bu hastaların metabolizmaları hızlı çalışır ve yeteri kadar beslenmezlerse kilo kayıplarına uğrarlar. Kilo kaybına uğramamak yada ağırlığı normal aralıkta koruyabilmek  için günlük ihtiyaçlarınıza  göre enerji almalısınız. Uyku problemleri yaşıyorsanız  uyumayı kolaylaştırmak için  melatonin hormon salgılarını arttıracak karanlık ortamları seçmelisiniz. Unutmayın ki yaşamınızdaki küçük değişimlerle  tedavinizi olumlu yönde etkileyebilirisiniz. Bir sonraki yazıda hipotiroidizm  hakkında  konuşuyor olacağız.

Şifa  ile  kalmanız dileklerimle…