Cumbanın önünde oturana manzara, yoldan geçen kafasını kaldırıp baktığında ya görür ya görmez. Yıllardır durur orada evin hanımı hariç kimse fark etmez.  Farketsede anlam yüklemez. Bakar ama görmez. Altı üstü bir mor menekşe.

Kimse bilmez ama o bilir yan komşu Ayşe'nin ekmek parası bulamayıp evdeki son iki bardak unu gözünün yaşıyla mayaladığını. Saime hanımlara piyango çıktığını ama herkesten gizlediklerini. Necmi beyin beyin kanaması geçirdiğinde evde aslında kimsenin olmadığını. Serdar'ın Ulviye'yi sekreteriyle aldattığını, ona yakın olabilmek için mahalleden ev tuttuğunu hatta sokağın başına kadar her akşam beraber geldiklerini. Fatma'nın kızı Serpil'in Ekrem' e çoktan gönlünü kaptırdığını. İki gün önce Mithat amcanın camını Berat'ın değil Kaan'ın kırdığını ama bunların hiçbirine bir şey yapamadığını kim nasıl bilsin?

Hayatımızın çoğu dönemi maalesef böyle geçmekte. Yaşanan birçok şeyi düzeltmeye ya gücümüz ya nefesimiz yetmemekte. O yüzden uzun zamandır insanlar tünelin sonundaki ışığa değil başından belli olan karanlığa yürümekte. 

Sağlıcakla kalın.