Neleri neleri kaybettik!

Yerine konacak veya konamayacak her maddi kayıp için güzel kültürümde ‘cana gelmesin’ diye bir tabir var ve bence çok güzel. Fani hayata aidiyeti azaltan hissiyatı beni çok etkiliyor. Çünkü cana geldiğinde geri dönüşü olmuyor.

Son 20 yıldır giden herşey maneviyattan gidiyor farkında mısınız? Kalabalık aile sofralarımızı, dost meclisi kurulan akşam çaylarımızı, komşu kahvelerimizi, emanet etme duygumuzu, körebeyi, saklambacı, elim sendeyi, istopu kaybettik. Giyinmeyi, kendine ve etrafına özenmeyi, imtina etmeyi kaybettik. Karşı tarafa saygıyı çok oldu kaybedeli ama biz özsaygıyı kaybettik.

Ve şimdi aile bütünlüğünü kaybediyoruz. Kimsenin aynaya bakmadığı bencillik savaşı verilen çatıların altına hapsediliyoruz.

Bence kaybedilen en büyük değerlerimizden biri  HAYSİYET: artık yalan söylemekten, dolandırmaktan, sahtecilikten, söz verip tutmamaktan, yüzüne gülüp arkasından konuşmaktan korkmuyoruz. Bunların hepsinin ana başlığı HAYSİYET. Yani biz HAYSİYETSİZ olmaktan korkmuyoruz. Eskiden haysiyetimiz için yaşıyorken şimdi o kelimeyi yok sayıyoruz. Ve çok üzgünüm bu gidişata dur demezsek insanlığımızdan korkacak hale gelmemiz çok yakındır.

Bir kitle var bunu biliyorum ama sessiz çok sessiz bir kitle. Yapmayın doğru olan sizin düşünceniz. Doğru kişi sizin yetiştirdikleriniz. Doğru yer sizin pencereniz…

Sağlıcakla kalın.