Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Manisa’da TMO’nun üzüm alım fiyatını 27 lira açıklamasının ardından üretici, kurutmaya bıraktığı ürününü bu fiyatlardan satmayı hedeflemiş ve büyük hayaller kurmuştu.
Ben de yazılarımda TMO’ya büyük görevler düştüğünü belirtmiştim ve alım merkezlerini ve kapasitelerini arttırarak üreticinin mağdur edilmemesi gerektiğini belirtmiştim.
Üzüm üreticisinin Manisa’da  mağdur olmaması için de bir çok kurum TMO’ya destek ve işbirliği çağrısında da bulunmuştu.
Tabi bunun üzerine TMO’da üzüm alımının  başlamasından kısa bir süre sonra alımların durdurulduğu ve randevuların çok çok ileri bir tarihe alındığı belirtildi.
Her ne kadar bu öngörülse de TMO tek başına halledeceği imajını verdi.
Fakat sorunlar bir biri ardına geldi.
Bir yıl boyunca büyük emeklerle bakılan ve sonrasında kurutulan üzümleri satmayı hedefleyen ve borçlarını ödemeyi planlayan üretici şimdilerde çok endişeli.  Çitçiler, randevu alamamaktan  yakınıyor ve çok ileri bir tarihe verilen randevu için mağdur olduğunu söylüyor.
Bu durumun yaşanmaması için Manisa’daki kurumlar üstüne düşeni yapmayı belirtmişti.
Her şey üreticinin tüccarın eline bırakılmaması içindi!
Biliyoruz ki, çiftçi de öncelikle TMO’yu tercih ediyor…
Bunca yaşananlardan sonra TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, 19 Eylül'den itibaren Manisa'da ortalama bin ton olan günlük kuru üzüm alım kapasitesini 2 bin tonun üzerine çıkaracaklarını bildirdi.
Üreticiyi biraz rahatlatan bir açıklama yapan Güldal, “Üreticilerimizin endişelenmesine gerek yok. Randevuları ileri tarihte bile olsa biz yeni yerler açtıkça ve alım miktarlarımızı arttıkça randevular öne doğru gelecektir. Randevu alamayan üreticiler de merak etmesin kapasite artımıyla yeni randevular oluşturulabilecektir." dedi.
Bu açıklamada her şey net gözüküyor.
Kötü bir durum düzeltilecek. 
Alımlar hızlanıp tarihler öne çekilecek.
Şimdi merak edilen  şu ; Bu açıklamaların ardından üzüm üreticisinin mağduriyeti giderilecek mi zamanla göreceğiz.