Uzun yıllardır hayalini kurduğumuz yerli otomobilimiz önceki gün nihahayet banttan indi...

Birkaç ay içinde yollarımızda boy gösterecek. İnşallah dünyanın her yanında tercih edilen, beğenilen bir otomobil olur kısa zamanda...

Eskiden 'kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri' sloganımız vardı. Ama bu daha çok gıda ürünleri için geçerliydi. Yani hiçbir gıda ürünü ithal etmesek bile herhangi bir sıkıntı yaşamazdık ülke olarak. Şimdilerde ne yazık ki buğdaydan arpaya, hatta  kırmızı ete kadar birçok besin ürününü ithal etmek zorunda kalıyoruz.

Üretmek güzel, her konuda üretim yapabilmek daha güzel. Hiçbir konuda hiç kimseye muhtaç olmamak ise en güzeli...

Yani sadece gıdada değil, diğer tüm sektörlerde ve özellikle de teknolojide kimseye muhtaç olmayacak bir düzeye gelebilmek muhteşem bir duygu...

İşte bu nedenle yerli ve milli otomobil projemiz çok gecikmiş olsa da gurur verici.

Aslında Cumhuriyetin ilk yıllarında kendi uçağımızı bile üretmek için kolları sıvamış ve üretmişiz de... 1960'lı  yıllardaki ünlü Devrim otomobillerinin hikayesini çoğumuz biliriz... Yani güzel hayaller kurulmuş, birileri bu hayallerin peşinden koşmuş ve ulaşmışlar da... Ancak birileri de bu büyük hayallere sahip çıkmamış, yarı yolda kalmalarına neden olmuş...

1950'lerde NATO'ya girebilmek için gittiğimiz ve savaşta destek verdiğimiz Güney Kore bizden çok daha geri kalmış bir ülkeydi. Aradan geçen süre zarfında Güney Kore büyük işler yaptı, biz ise genelde birbirimizle kavga etmeyi tercih ettik! Gelinen süreçte onların kişi başına düşen milli  geliri şu anda yıllık 31 bin dolar, bizim ise 9 bin dolar...

Örneğin Güney Kore'nin 1950'lerde üretime başlayan yerli otomobili Hyundai bugün dünyanın en önemli 6. üreticisi ve yılda yaklaşık 100 milyar dolarlık satış yapıyor! Aynı yıllarda bizim hayalini kurduğumuz Devrim otomobillerinin ise hikayesi malum...

Bizde 'devrim' maalesef  genelde lafta kalıyor. Tamam, cumhuriyet devrimiyle çok büyük kazanımlar elde ettik ama bunu demokraside, sanatta, sporda, teknolojide ve daha bir çok alanda ortaya koyduğumuz devrimlerle taçlandırmamız gerekiyordu.

Muasır medeniyet hayalini gerçekleştirmek için Cumhuriyetin ikinci yüzyılında çok daha fazla çalışmamız gerekiyor...