Hayat varılacak yer değil, yolculuktur. R. W. Emerson

Yolda olma hali; son nefesini verene kadar insanın sürekli yürüdüğü, yol ayrımlarında nereden gideceğine karar verdiği, bazen yorulduğu, bazen dinlendiği, kimi zaman konforsuz yolculuklar yaparken, kimi zaman çokça huzur bulduğu bir süreç. Tüm kaçışların, varışların, vazgeçişlerin ve başlangıçların kendine doğru olduğu bir hal.

Bazen yolların değişir, bazen yol arkadaşların değişir, sen değişirsin fakat sürekli gittiğin, bazen sadece nefes alıp olup bitene bakmak için durakladığın, sonunu merak ettiğin bir oyun gibi adeta. Bu oyunu birilerinin kazanıp kaybettiğini düşündüğün ve yanıldığın. Bu yolculukta kazanan ya da kaybeden yok, yaşam dediğimiz şey acısıyla tatlısıyla devam eden bir süreç. Her ne kadar yol ayrımlarını bizim seçtiğimizi düşünsekte bazen mecburi yol ayrımlarına gidiyoruz.

Yolda yürürken odaklandığımız şeyler de değişiyor elbette.. Kimi zaman başarı, kimi zaman yuva kurmak, kimi zaman yaşadığın yeri değiştirmek gibi hedefler belirliyoruz kendimize. Ulaşınca da bitmeyen hedefler. Asıl önemli olanın yolun keyfini çıkarmak olduğunu, insan zaman geçtikçe anlıyor. Yolun sonunun bir önemi olmadığını, yolda keşfettiğin şeylerle anlıyorsun. Yol boyu neleri öğrendiğin, neleri gördüğün, kimler sana keyifle eşlik etti bunlar yolda daha anlamlı bir hale geliyor.