Türkiye, dünyada sadece Akdeniz havzasında yetişen zeytinin önemli üreticileriden biri. Anadoluda binlerce yıldır bu mucizevi besin kaynağı tüketiliyor.

Manisa ise Türkiye'de zeytin ağacı sayısı ve sofralık zeytin üretimi konusunda ilk sırada. Bu nedenle zeytin sektöründe yaşanan gelişmeler bizim için çok önemli.

Sektörün uzman isimlerine göre, bu yıl İspanya ve İtalya başta olmak üzere Avrupa'nın önemli zeytin üreticilerinde zeytini kuraklık vurdu. Rekolte kaybının yüzde 50'lere ulaştığı belirtiliyor.

Dünyanın hiçbir yerinde doğal afetleri veya kuraklığı arzu etmeyiz ancak içinde bulunduğumuz küresel pazarlarda ortaya çıkan avantajları iyi değerlendirmeliyiz.

Avrupa ülkelerini kuraklık vururken, Türkiye'de zeytin altın yılını yaşıyor diyebiliriz. Zeytinyağının başkenti olarak bilinen Manisa'nın Akhisar ilçesinde zeytin üreticileri ile ihracatçı firmalar bu sene yaklaşık 3 katlık bir rekolte artışı bekliyor.

Rekolte artışı aslında kısa vadede iç piyasada bir dezavantaj gibi görünüyor. Çünkü zeytin ve zeytinyağı fiyatı geçen seneye göre neredeyse aynı. Geçen yıla oranla girdi maliyetleri yüzde 200'ler oranında artan üretici, haklı olarak bu durumdan endişeli.

Bu nedenle ihracat kartı bu yıl çok iyi oynanmalı. İç piyasada litresi 3-4 dolar civarında satılabilen zeytinyağını dünya piyasasında 10 doların üzerinde pazarlayabilirsek üreticimiz de kazanır, ihracatçımız da.

En büyük rakibimiz olan İspanya, İtalya ve Yunanistan'ı kuraklık vurmuşken ve ciddi rekolte kaybı yaşanırken, hem yeni pazarlar bulup ürünümüzü tanıtmanın hem de en iyi fiyata satmanın tam zamanı.

İspanya'nın yüzde 24,6, Tunus'un yüzde 15,2, İtalya'nın yüzde 10,8, Fas'ın yüzde 10,1, Yunanistan'ın yüzde 8,5 ve Türkiye'nin ise yüzde 8,3 pay aldığı sektörün yıllık ihracat miktarı 15 milyar dolar civarında.

200 milyon civarında zeytin ağacına sahibiz ve bu yıl yaklaşık 300 bin ton civarında bir zeytinyağı üretimi bekliyoruz. Avrupa’da ise kişi başı tüketim yıllık 20 litrenin üzerinde. Rakiplerimizdeki zeytinyağı üretim düşüklüğü iyi bir fırsat olarak kullanılırsa ihracatta güzel bir noktaya gelebiliriz.

Halen 300 milyon dolar civarında olan zeytin ve zeytinyağı ihracatımızı, bu yıl yapacağımız ciddi atılımla 1 milyar doların üstüne çıkarabiliriz.

Bunun için ürün kalitesi, tanıtım ve pazarlama çok önemli. Bunları başarırsak, zeytinimizi ve zeytinyağımızı hem Avrupalı rakiplerimiz gibi değerinde satabilir hem de daha yaygın ve kalıcı pazarlar edinebiliriz.