ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden gerilim, 28 Şubat sabahı İsrail’in ABD ile birlikte İran’a saldırmasıyla yeni bir boyuta taşındı. Bu gelişmenin ardından başlayan çatışmalar 25 gündür sürüyor.
KARŞILIKLI SALDIRILAR DEVAM EDİYOR
İsrail ordusu yaptığı yazılı açıklamada, Tahran yönetimine ait hedefleri vurmaya devam ettiğini duyurdu. İsrail, İran’a ait askeri ve stratejik noktaları hedef alıyor. İran da buna karşılık olarak İsrail’e yönelik saldırılarını sürdürüyor. Gece boyunca Tel Aviv başta olmak üzere farklı noktalara füze saldırıları düzenledi.

DEMİR KUBBE'Yİ DELİP GEÇEN FÜZE
İran’dan fırlatılan bir füze, İsrail’in hava savunma sistemi Demir Kubbe’yi aşarak hedefe ulaştı. CNN Türk, füzenin düştüğü noktayı görüntüledi. Görüntülerde isabet alan bölgede büyük bir çukur oluştuğu dikkat çekti.

GÖRÜNMEZ UÇAK GÖRÜNDÜ
Öte yandan ABD ile İran arasında artan gerilim, hava sahasında dikkat çekici bir gelişmeyle yeni bir boyuta taşındı. Washington yönetiminin İran savunma unsurlarına yönelik bombardımanlarını yoğunlaştırdığı bir dönemde, Tahran’dan gelen bir iddia askeri dengelere ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Daily Mail’de yer alan haberde birkaç gün önce İran ordusu, ABD’nin en gelişmiş savaş uçaklarından biri olan F-35 Lightning II model bir hayalet uçağı uçaksavar topçu ateşiyle vurduğunu öne sürdü.

TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR?
Trump’ın ABD Donanması’na ait gemilere Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerine eşlik etme emri vermeyi düşündüğü şu günlerde, deniz analistleri ve tarihçiler "biz bunu daha önce görmüştük" hissi yaşıyor. Yaklaşık 40 yıl önce ABD savaş gemileri, bugün karşı karşıya oldukları düşmanla, yani İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun deniz güçleriyle aynı sularda çarpışıyordu. 1980’lerin sonundaki ‘Tanker Savaşı’, bugün bir Amerikan eskort gücünün karşılaşabileceği benzer silahları ve sorunları barındırırken, savaşın beklenmedik anlarda nasıl hızla ve ölümcül sonuçlarla kontrolden çıkabileceğine dair tarihi dersler sunuyor.