Altın fiyatları, son dönemdeki güçlü hareketin ardından yatırımcıların temkinli pozisyon almasıyla sınırlı düşüş kaydetti. Verilerin alındığı sırada spot altın yüzde 0,1 değer kaybederek ons başına 4.281,98 dolara indi.
ABD’de işlem gören aralık teslimli altın vadeli kontratları ise belirgin bir değişim göstermeyerek 4.317,50 dolar seviyesinde kaldı. Altında anlık fiyatların işlem saati ve kullanılan veri sağlayıcısına göre farklılaşabileceği unutulmamalı.
Piyasadaki sınırlı gerilemenin arkasında Fed’in para politikasına ilişkin daha sıkı beklentiler, güçlü dolar ve ABD tahvil getirileri bulunuyor.
ABD Merkez Bankası, 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 aralığına yükseltti. Bu, Fed’in yaklaşık üç yıl sonra gerçekleştirdiği ilk faiz artırımı oldu. Fed yetkililerinin projeksiyonları, 2026 bitmeden bir artırım daha yapılabileceğine işaret etti.
Altın faiz getirisi sağlamadığı için yüksek faiz dönemlerinde tahvil ve mevduat gibi getirili araçlara karşı görece dezavantajlı hale gelebiliyor. Bu nedenle faizlerin uzun süre yüksek seviyede kalacağı beklentisi, değerli metalin yükselişini sınırlayabiliyor.
Piyasalarda Fed’in aralık ayında yeniden faiz artırabileceği ihtimali güçlenirken, ekim toplantısında artırım yapılma olasılığı da fiyatlanıyor. Ancak bu beklenti kesinleşmiş bir karar anlamına gelmiyor; Fed’in adımı gelecek enflasyon, istihdam ve büyüme verilerine göre şekillenecek.
Kısa vadede değerli metal üzerinde etkili olması beklenen temel başlıklar şunlar:
- Fed yetkililerinden gelecek faiz mesajları
- ABD enflasyon ve istihdam verileri
- Dolar endeksinin yönü
- ABD Hazine tahvili getirileri
- Petrol ve enerji fiyatları
- Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler
Doların güçlenmesi, dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için pahalı hale getiriyor. Tahvil getirilerinin yükselmesi ise altın tutmanın alternatif maliyetini artırıyor.
Yüksek faiz beklentileri altın üzerinde baskı oluştururken ekonomik ve jeopolitik belirsizlikler değerli metale destek vermeyi sürdürüyor. Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji arzı ve petrol fiyatları üzerindeki etkisi, küresel risk algısı açısından yakından takip ediliyor.
Gerilimin azalması güvenli liman talebini zayıflatabilir. Çatışmaların büyümesi veya enerji arzına ilişkin endişelerin yeniden güçlenmesi ise altına yönelimi artırabilir.
Reuters’ın aktardığı piyasa değerlendirmelerinde de Fed’in sıkı duruşu ile güçlenen doların altını baskıladığı, buna karşılık jeopolitik belirsizliklerin sert düşüşleri sınırlayabildiği belirtiliyor.