Emeklilik hazırlığı yapan milyonlarca çalışan, daha yüksek aylık alabilmek için hangi adımlara dikkat edilmesi gerektiğini araştırıyor. Emekli maaşının tutarı; çalışma dönemleri, prim günleri, prime esas kazançlar ve aylık bağlama oranları kullanılarak kişiye özel hesaplanıyor.
Bu nedenle yalnızca daha fazla prim günü bulunması, tek başına daha yüksek emekli aylığı anlamına gelmiyor. Çalışanın SGK’ya hangi kazanç üzerinden bildirildiği de hesaplamada belirleyici rol oynuyor.
Emekli Aylığını Etkileyen 5 Önemli Başlık
1. Gerçek Ücretin SGK’ya Bildirilmesi
Emekli aylığı hesabında çalışanın SGK’ya bildirilen prime esas kazancı dikkate alınıyor. Ücretin düşük gösterilmesi, uzun vadede bağlanacak aylığın da düşük kalmasına neden olabiliyor.
Çalışanların e-Devlet üzerinden hizmet dökümlerini ve bildirilen kazançlarını düzenli olarak kontrol etmesi önem taşıyor.
2. Ek Ödemelerin Bordroya Yansıtılması
Prime tabi olan ikramiye, prim ve benzeri ödemelerin bordroda doğru şekilde gösterilmesi gerekiyor. SGK, hangi ödemelerin prime esas kazanca dahil edileceğini ve uygulanacak istisnaları ayrı kurallara bağlıyor.
Bordroda bulunmayan veya SGK’ya bildirilmeyen ödemeler, emekli aylığı hesabına katkı sağlamıyor.
3. Birden Fazla İşteki Kazançların Bildirilmesi
Aynı dönemde birden fazla işverene bağlı çalışanların kazançları, yasal prime esas kazanç üst sınırına kadar aylık hesabına katkıda bulunabiliyor.
Ancak aynı ay içerisinde birden fazla işyerinden bildirilen çalışma, prim gününü 30 günün üzerine çıkarmıyor. Etki, gün sayısından çok bildirilen toplam kazanç üzerinden ortaya çıkıyor.
4. Borçlanma Tutarının Doğru Seçilmesi
Askerlik ve doğum borçlanması gibi uygulamalar, eksik primlerin tamamlanmasını veya bazı durumlarda sigorta başlangıcının geriye çekilmesini sağlayabiliyor.
Borçlanmanın emekli maaşına etkisi ise ödemenin hangi tutar üzerinden yapıldığına ve primlerin hangi çalışma dönemine eklendiğine göre değişiyor. Bu nedenle yüksek tutarda borçlanma yapmanın her sigortalıya aynı ölçüde aylık artışı sağlaması beklenmemeli.
5. Emeklilik Dilekçesinin Verileceği Yıl
Emeklilik başvurusunun 2026’da veya 2027’de yapılması, aylık hesabında kullanılacak güncelleme katsayısını değiştirebilir. Ancak hangi yılın daha avantajlı olacağı henüz kesinleşmedi.
Kesin karşılaştırma için 2026 yıl sonu enflasyonu ile yıllık büyüme verisinin açıklanması gerekiyor. Çalışanın kamu veya özel sektör çalışanı olması ve aylığın hangi tarihten itibaren bağlanacağı da başvuru kararında önem taşıyor.
2026 ile 2027 Arasında Maaş Farkı Oluşabilir
SSK ve Bağ-Kur emeklilerine 2026’nın ocak ayında yüzde 12,19, temmuz ayında ise yüzde 17,76 oranında artış yapıldı. İki artışın bileşik etkisi yaklaşık yüzde 32,11 olarak hesaplanıyor.
2027 yılında başvuru yapanların aylık hesabında ise 2026 yılı enflasyonunun tamamı ile büyüme oranının yüzde 30’undan oluşan güncelleme katsayısı kullanılacak.
Yeni Orta Vadeli Program’da 2026 yıl sonu enflasyonu yüzde 28,4, büyüme ise yüzde 3,3 olarak öngörülüyor. Bu varsayımlarla güncelleme oranı yüzde 29,39, katsayı ise 1,2939 düzeyinde hesaplanıyor.
TCMB’nin Eylül 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi’nde ise yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,61, büyüme beklentisi yüzde 3 oldu. Bu senaryoda güncelleme oranı yaklaşık yüzde 30,51’e ulaşıyor. Anket sonuçları TCMB’nin kendi tahmini değil, piyasa katılımcılarının beklentisidir.