Yıllarca prim ödeyip, dirsek çürütüp nihayet o altın bileziği, yani emekli maaşını koluna takmayı kim istemez ki? Hele bir de emekli olduktan sonra hafif bir işte çalışıp, tabiri caizse çift dikiş yaparak aile bütçesini rahatlatmak Türkiye'de adeta yazılı olmayan bir kuraldır. Ancak, eğer sigorta başlangıç tarihiniz 1 Ekim 2008 ve sonrasıysa, o kurduğunuz tatlı hayalleri usulca bir kenara bırakmanın vakti geldi.
Başkent kulislerinde ve sosyal güvenlik koridorlarında şu sıralar en çok konuşulan konuyu, SGK Başuzmanı İsa Karakaş tek bir kelimeyle özetliyor: "Eyvah!" Evet, 2008 yılındaki o büyük sosyal güvenlik reformunun faturası, tam 20 yıl sonra, yani 2028'de çok ağır bir şekilde önümüze konacak.
Sistemin en can yakıcı noktası tam olarak burada gizli. Bugün bir EYT'li veya 2008 öncesi girişli bir vatandaş emekli olduğunda, gidip başka bir iş yerinde Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödeyerek yasal olarak çalışabiliyor. Hem emekli maaşını alıyor hem de asgari ücretini.
Ancak Karakaş'ın işaret ettiği o tehlikeli viraj 2028 yılında dönülecek. 2008 sonrası sisteme girenler, 20 yıllık hizmet sürelerini doldurup emeklilik dilekçelerini verdiklerinde ve ertesi gün başka bir iş yerinde çalışmak istediklerinde SGK'nın o kırmızı duvarına çarpacaklar. Sistem onlara, "Senin girişin 1 Ekim 2008 sonrası. Artık destek primi ödeyerek çalışamazsın" diyecek. Emekli maaşınızı kestirmeden kayıtlı bir işte çalışmanız fiilen imkansız hale gelecek. Şanslı kesim sadece 2008 öncesi sisteme dahil olanlar.
Gençler ve iş hayatına yeni atılanlar için çizilen tablo ise çok daha karanlık. Babalarımızın, annelerimizin o 40'lı, 50'li yaşlarda emekli olduğu masalsı dönemler artık tamamen kapandı.
Eskiden kadınlar için 58, erkekler için 60 gibi esneklikler veya yıpranma paylarıyla gelen erken emeklilik fırsatları vardı. Unutun onları. Karakaş, yeni neslin yüzleşmesi gereken o soğuk gerçeği yüzümüze çarpıyor: "Kadın erkek ayrımı olmadan, 2048 yılına geldiğimizde primini dolduran hiç kimse 65 yaşından bir gün bile önce emekli olamayacak." Bugün memuriyete veya kendi işine başlayan gencecik bir bireyin önünde tam 25 yıllık devasa bir prim dağı duruyor.
Sistemin acımasız çarkları dönerken elimiz kolumuz bağlı mı bekleyeceğiz? Elbette hayır. SGK mevzuatında zaman her şeydir. Bugün çalışma hayatına yeni atılmış veya son birkaç yıldır prim ödeyen gençlerin, beyaz yakalıların, işçilerin yapması gereken tek bir hamle var.
Eğer SSK (4/a) statüsünde çalışıyorsanız o 20 yıllık prim süresini ne yapıp edip, dişinizden tırnağınızdan artırıp kesintisiz bir şekilde doldurmanız gerekiyor. "Nasılsa yaşa takılacağım, primi sonra öderim" diyerek boşluk bıraktığınız her ay, o yasal emeklilik yaşınızı otomatik olarak yukarı itiyor ve nihayetinde sizi 65 yaş barajına kilitliyor.