Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’daki gerilim ve Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler; enerji, gübre, navlun ve tarımsal ürün maliyetlerinde belirsizliğe neden oluyor. Türkiye, üretimde kullanılan girdilerin tedarikini korumak ve tarım ürünlerine yeni pazarlar açmak amacıyla diplomatik temaslarını yoğunlaştırdı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Rusya, Çin ve Türk Cumhuriyetleriyle yürüttüğü görüşmelerde gübre sevkiyatı, ihracat izinleri, bitki sağlığı ve hububat ticareti öne çıktı.
Temasların temel amacı, tarımsal üretimin ihtiyaç duyduğu girdilere düzenli erişim sağlamak ve Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatını çeşitlendirmek olarak gösteriliyor.
Rusya ile gerçekleştirilen görüşmelerde Türkiye’ye yapılacak gübre sevkiyatının yanı sıra domates ve narenciye ticareti değerlendirildi.
AA’nın aktardığı bilgilere göre taraflar, 2026 yılında Türkiye’ye yönelik gübre sevkiyatında kısıtlama uygulanmaması konusunda uzlaşmaya vardı. Rusya sınırında bekleyen Türk domateslerinin durumu için de çözüm adımları atıldığı belirtildi.
Bitki sağlığı ve karantina işlemlerinde yaşanabilecek sorunların iki ülkenin teknik ekipleri arasında doğrudan iletişim kurularak çözülmesi kararlaştırıldı.
Türkiye ve Rusya’nın ilgili kurumları ile sektör şirketlerinin 25 Ekim’de Türkiye’de bir araya gelmesi planlanıyor. Toplantıda gübre sevkiyatının miktarı, teslimat takvimi ve ticari koşulların ele alınması bekleniyor.
Gübrenin tarımsal üretimde temel girdilerden biri olması nedeniyle tedarikte yaşanabilecek aksama, çiftçinin maliyetini ve üretim planlamasını doğrudan etkileyebiliyor.
Sevkiyatın kesintisiz sürmesi üretici açısından önemli olsa da görüşmelerin gübre fiyatlarını kesin olarak düşüreceği söylenemez. Fiyatların yönünde enerji maliyetleri, döviz kuru, lojistik giderleri ve küresel arz da etkili olacak.
Türkiye’nin tarım diplomasisinde öne çıkan bir başka ülke Çin oldu. İki ülke arasındaki görüşmelerde badem, defne yaprağı, kanatlı eti ve su ürünlerinin ihracatına ilişkin süreçler ele alındı.
Türkiye ile Çin arasında defne yaprağı ihracatına ilişkin protokol 10 Eylül 2026’da imzalandı. Bakan Yumaklı, Türkiye’nin yıllık defne yaprağı ihracatının yaklaşık 60 milyon dolar olduğunu ve Çin pazarının diğer tarım ürünleri açısından da önemli fırsatlar taşıdığını söyledi.
Görüşmeler yalnızca ürün satışını kapsamıyor. Tarım teknolojileri, üretim bilgisi ve sektörel deneyim paylaşımının da iki ülke arasındaki iş birliğinin parçası olması planlanıyor.
Yeni Adres Özbekistan Olacak
Bakan İbrahim Yumaklı’nın 28-29 Eylül 2026 tarihlerinde Özbekistan’ın başkenti Taşkent’e gitmesi planlanıyor. Ziyaretin ana gündemini 5. IAOM Eurasia Konferansı ve Sergisi oluşturacak.
InterContinental Taşkent’te düzenlenecek organizasyonda tahıl, un, makarna, bulgur ve yem sektörlerinden üreticilerle teknoloji ve ekipman sağlayıcıları bir araya gelecek. Etkinliğin tarihi ve yeri organizasyonun resmî programında da yer alıyor.
Yumaklı’nın konferans kapsamında farklı ülkelerin temsilcileriyle ikili görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.
Özbekistan Neden Stratejik Önem Taşıyor?
Özbekistan, güçlü değirmencilik altyapısı ve Kazakistan’dan temin ettiği buğdayı işleyerek çevre ülkelere un ihraç etmesi nedeniyle bölgesel ticarette önemli bir konumda bulunuyor.
IAOM Eurasia’nın açıklamasına göre ülke, hem iç pazarı besleyen hem de komşu ülkelere ihracat yapan un sanayisiyle tahıl ticaretinin bölgesel merkezlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Karadeniz havzasındaki savaş ve lojistik riskleri, geleneksel buğday ticareti güzergâhlarının yeniden değerlendirilmesine yol açıyor. Bu ortamda Orta Asya ülkeleriyle kurulacak yeni bağlantılar, Türkiye’nin alternatif tedarik ve ihracat kanalları oluşturmasına katkı sağlayabilir.