1996 yılından bu yana faaliyet gösteren İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni resmen kaldırıldı. Karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece Türkiye’nin önde gelen vakıf üniversitelerinden biri için uzun süredir devam eden belirsizlik süreci kapanma kararıyla sonuçlandı.
KAYYUM SÜRECİ SONRASI KAPATMA KARARI GELDİ
Üniversiteyi bünyesinde bulunduran vakfa geçtiğimiz yıl kayyum atanmıştı. 2019 yılında Can Holding bünyesine geçen kurum, holdinge yönelik soruşturmalar ve çok sayıda şirkete el konulmasının ardından kayyum denetimine alınmıştı.
Küçükçekmece 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla mevcut mütevelli heyeti görevden uzaklaştırılmış, yerine Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Levent Çetin ve avukat Mehmet Çiçek’ten oluşan yeni bir yönetim atanmıştı.
O dönem yapılan açıklamalarda eğitim faaliyetlerinin kesintisiz süreceği ve öğrencilerin hak kaybı yaşamayacağı belirtilmişti. Ancak son karar ile birlikte üniversitenin faaliyetleri tamamen sona erdirildi.
ÖĞRENCİLERİN EĞİTİMİ DEVAM EDECEK
Yükseköğretim Kurulu mevzuatına göre bir vakıf üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılması, öğrencilerin eğitim hakkının sona erdiği anlamına gelmiyor.
NTV'nin haberine göre; Bu kapsamda devreye “garantör üniversite” sistemi girdi. İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin eğitimlerine Mimar Sinan Üniversitesi bünyesinde devam edeceği açıklandı. Böylece öğrencilerin akademik süreçlerinin kesintiye uğramaması hedefleniyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerin eğitimleri, resmi garantör okul olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi kontrolünde ilerleyecek. Öğrencilerin diplomaları ve eğitim hakları Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi güvencesinde olacak.
AKADEMİK VE İDARİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?
Kararın ardından gözler şimdi öğrencilerin kayıt, diploma, transkript ve bölüm geçiş süreçlerine çevrildi. Önümüzdeki günlerde YÖK ve ilgili üniversiteler tarafından detaylı yol haritasının paylaşılması bekleniyor.
Bu süreçte yeni öğrenci alımının durması, mevcut öğrencilerin eğitimlerini başka bir üniversite çatısı altında tamamlaması ve diplomaların devralan kurum tarafından verilmesi öngörülüyor. Akademik ve idari personelin durumuna ilişkin sürecin ise YÖK ve yeni yönetim tarafından şekillendirilmesi bekleniyor.
Öğrencilerin mevcut bölümlerine denk programlarda eğitimlerini sürdüreceği, akademik haklarının korunacağı ve devam eden eğitim süreçlerinin yeni üniversite çatısı altında tamamlanacağı ifade ediliyor.
CAN HOLDİNG'E YÖNELİK OPERASYONDA REMZİ SANVER DE TUTUKLANMIŞTI
Bilgi Üniversitesi 2019 yılında Can Holding’e geçmişti. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı da 11 Eylül 2025’te Can Holding’e yönelik operasyon düzenlemişti.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlara “suç örgütü kurmak”, “kaçakçılık”, “dolandırıcılık” ve “kara para aklama” suçlamaları yöneltilmişti.
Soruşturma kapsamında, Bilgi Üniversitesi'nin eski rektörü ve Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'nin Başkanı Mehmet Remzi Sanver, Mehmet Kenan Tekdağ, Mehmet Sıddık Kaya, Emin Şahin, Nuh Zafer Metin, Serap Özgür, Abdulselam Yıldız, Tuncay Şahin, Adnan Yıldız, Nurettin Paksoy ve Mustafa Şahin tutuklanmıştı. Kenan Tekdağ daha sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.
