Ara

Diyabet gelecek için en büyük tehdit

YAYINLAMA:

Modern dünyanın yeni sorunları, insanların gelecekte nasıl bir yaşam süreceğinin ipuçlarını veriyor. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan pandemi süreci, tüm dünya için ciddi sonuçlar çıkarmıştı. Bunlardan en önemli iki başlık ise beslenme ve sağlık…
17 Kasım Dünya Diyabet Günü etkinliklerinde verilen mesajlar, diyabet (şeker hastalığı) konusunun gelecekteki en önemli sağlık sorunu olacağını ortaya koyuyor. Bugüne kadar daha çok kalıtsal bir hastalık olduğu belirtilen diyabet, özellikle beslenme alışkanlıklarının bozulması ve gıdaların giderek doğallıktan uzaklaşmasıyla artık her insanı tehdit eden bir durum olacak.
Bu konudaki resmi veriler, dünyada yakın zamanda 8 kişiden birinde diyabet olacağını gösteriyor. Yani dünyada 1 milyardan fazla diyabet hastası olacak. Türkiye’de de durum çok farklı değil. 20–79 yaş arası yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 15’inde diyabet sorunu var. Yani ülke genelinde yaklaşık 7 milyon şeker hastası bulunuyor. Türkiye ayrıca Avrupa’da diyabet artış hızının en yüksek olduğu ülke konumunda.
Bir diğer önemli veri ise diyabetli bireylerin yaklaşık yüzde 45'i hastalığının farkında bile değil. Diyabet aynı zamanda bir çok hastalığa da zemin oluşturan bir sorun. Bunların başında kalp ve damar hastalıkları geliyor.
Peki bu soruna karşı neler yapılabilir?
Uzmanlara, diyabetin büyük kısmını oluşturan Tip 2 diyabetin doğru yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebileceğini  belirtiyor. Bunun için öncelikle tam tahıllar, sebze, meyve, kuru baklagiller ve sağlıklı yağlar içeren bir beslenme düzeni benimsenmeli. Şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapmak, kilo kontrolü sağlamak ve sigarayı bırakmak da diyabet riskini önemli ölçüde azaltıyor.
Diğer yandan özellikle risk grubundaki kişilerin düzenli sağlık kontrollerini aksatmaması gerekiyor. Ailesinde diyabet öyküsü olan, kilolu veya 40 yaşın üzerindeki bireylerin mutlaka düzenli kan şekeri ölçümü yaptırması öneriliyor.
Ancak burada temel olan şey, sorunun toplumda yeterli oranda bilinmesi ve gerekli önlemlerin alınması için ciddi farkındalık kampanyalarının oluşturulması. İnsanımız bu konuda ne kadar çok bilinçlenirse risk o kadar azalır…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *