Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Manisa'ya gelişinin 98. yıldönümü törenlerle kutlanıyor. Milli Mücadele döneminde ve Cumhuriyet’in ilanından sonra çıktığı yurt gezilerinda halkla sık sık bir araya gelen Atatürk, gittiği her yerde coşkuyla karşılanıyordu. Atatürk, Manisa'yı toplam 5 kez ziyaret etti, iki kez de Manisa'dan trenle geçerken halkı selamladı.
Beş keresinde değişik sürelerle Manisa’da kalarak incelemelerde bulunan Atatürk, bunlardan ikisinde ise (10-11 Ekim 1925 ve 8-9 Nisan 1934) geceyi Manisa’da geçirdi. 10 Ekim günü Atatürk’ün Manisa’ya ilk gelişi olarak kabul edilip kutlanıyor ancak bazı kayıtlara göre ilk olarak 26 Ocak 1923’de geldi. Gazi Mustafa Kemal Paşa, 14 Ocak 1923 günü, zaferden sonra sadece eğitim görmekte olan ordunun durumunu görmek ve halk ile görüşmelerde bulunmak amacıyla uzun bir yurt gezisine çıkmıştı. M. Kemal Paşa’nın bu gezisinde Manisa ve ilçelerine de uğrayacağı öğrenilince hazırlıklara başladı. Manisa’dan Mutasarrıf Aziz, Milletvekili İbrahim Süreyya ile Belediye Başkanı Bahri Beylerden oluşan bir heyet, karşılama törenine katılmak için Alaşehir’e gitti.
MANİSA'DA CİRİT OYUNLARI SEYRETTİ
M. Kemal Paşa beraberindekiler ve yol boyunca törenlerle karşılandıktan sonra 26 Ocak 1923’de Manisa’ya geldi. Mustafa Kemal Paşa trenden inerek istasyon binasındaki kumandanlık dairesinde bir süre dinlendi. Bu sırada Mutasarrıf Aziz (Akyürek) Bey, Belediye Başkanı Bahri (Santepe) Bey, Manisa ileri gelenleri, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyeleri ve öğrenciler halk adına “Hoş geldiniz” dediler. Mustafa Kemal Paşa ile yanındakiler ve karşılayıcılar daha sonra topluca Uzun Yol’a çıktı. Şimdiki Kız Meslek Lisesi ile Doğumevi binalarının bulunduğu boş alana gelerek cirit oyunlarını seyrettiler. Gazi’ye hitaben konuşan belediye başkanı, “Manisalılar teşrifiniz üzerine bayram yapıyorlar” diyerek şunları söylemişti: “Bugün millet, memleketimizi esaretten kurtaran Büyük Millet Meclisimizin reisini ve Gazi Paşa kumandanım selamlamakla bahtiyardırlar. Zât-ı devletlerinin şimdiye kadar muvaffak oldukları müzaharet-i sübhâniyye bu devlet ve millete hayat ve istiklâlini kazandırmıştır. Şehir nâmına zât-ı devletlerine hoş geldiniz der ve Allah’tan sizi millete bağışlamasını tazarru eyleriz."
"FEYİZLİ ARAZİYE MALİKSİNİZ"
Mustafa Kemal ise halka hitaben şu konuşmayı yapmıştı: “Muhterem Ahali! Livanız dairesine girdiğim dakikadan buraya gelinceye kadar halkın şahidi olduğum tezahüratı beni son derece mütehassis etmiştir. Bilhassa şu dakikada gördüğüm tezahürattan fevkalâde müteşekkirim. Bu tezahürat beni zahiri değil fakat manevî göz yaşlarına gark etmiştir. Bunlar beni müteessir ve mesrur etmiştir. Bir kaç ay evvel buradan geçtiğim zaman bu ahalivi burada görmemiştim. Buralar ateşler içinde idi. Şimdi lelülhamd o günlerin geçtiğini ve halkın biraraya geldiğini ve çalışmaya başladığını gördüm. Şundan dolayı çok bahtiyarım: Muhterem Ahali! Bütün efradımız çok çalışkandır. Feyizli araziye mâlik bulunuyorsunuz. Bu çalışkan ahalimizin mesaisi ile az zamanda çok nâfi neticeler elde edileceğine eminim.
KUVVETİMİZ MİLLETİN İTİMADIDIR
Belediyeniz halkı nâmına söylediğiniz sözlerden çok mütehassis oldum. Bundan sonra gerek ben ve gerek rüfeka-i mesaim memleketin saadet ve selameti için var kuvvetimizle çalışacağız. Ancak mesaimizin muvaffakiyetle tetevvücü için bütün milletin şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da müzahereti elzemdir. Bizim kuvvetimiz milletin enin ve itimadıdır. Biz bu itimada mazhar oldukça bu neticeyi hep beraber iktitaf edeceğiz. Tezahüratınızdan dolayı teşekkürât-ı mahsusamı tekrar ederim." Paşa konuşmasını bitirdikten sonra istasyona döndü ve halkın alkışları arasında İzmir’e hareket etti. Halk, hareket eden trenin arkasından misafirlerini “Yaşasın Mustafa Kemal Paşa Hazretleri, Yaşasın Büyük Millet Meclisimiz” sesleriyle uğurladı.
YOL ÜSTÜNDEKİ İSTASYONLAR SÜSLENDİ
1925 yazında gittiği Kastamonu’da Türk toplumu için yeni başlık olarak şapkanın benimsendiğini gösteren M. Kemal Paşa, aynı yılın sonbaharında da bir yurt gezisine çıktı. Manisalılar, bu seyahatte M. Kemal Paşa’nın Manisa’yı da ziyaret etmesi için davet ettiler. Bu amaçla Manisa adına Belediye Başkanı Bahri, halkı temsilen Kani, Abbas ve milletvekilleri Reşad ve Kemal Beylerden oluşan heyet Balıkesir’e giderek Gazi ile görüştüler. Manisa heyetine sıcak ilgi gösteren Gazi, Manisa’yı ziyaret edeceği vaadinde bulunmuştur. M. Kemal Paşa, yol üzerindeki Akhisar’da incelemelerde bulunduktan sonra Manisa’ya hareket ederken, Manisa, Cumhurbaşkanını yeniden kucaklamaya, bağrına basmaya hazırdı. Vilayet sınırından itibaren yol üzerindeki köyler ve istasyonlar süslenmişti. İstasyon ve şehir, bayraklarla, çiçeklerle donatılmış; Gazi’nin geçeceği yollara halılar döşenip taklar kurulmuştu. Anadolu Ajansı 10 Ekim 1925’de şu habere yer vermiş: “Manisa, Gazi Paşa hazretlerinin teşriflerine intizaren vilayet hududundan itibaren güzergâhta halk köyleri süslemektedir. Manisa cuş-u huruş içindedir. Belediye fevkalâde hazırlıklarına devam ediyor. Paşa hazretleri öğle yemeğini Akhisar’da yiyeceklerdir. Akşam Manisa’da şereflerine verilecek ziyafette bulunacaklar ve ertesi günü İzmir’i teşrif buyuracaklardır.
YANIK YURDA HOŞ GELDİNİZ
Heyecanla beklenen tren, Gazi’yi ve beraberinde Ali Said, Fahreddin ve Ali Hikmet Paşalarla milletvekilleri olduğu halde 10 Ekim 1925 günü Manisa’ya geldi. Gazi ve beraberindekileri vilayet, belediye, fırka kumanda heyeti, Türk Ocağı, Halk Fırkası temsilcileri karşıladı. İstasyondan belediye binasına kadar yerlere serilen halılar üzerinden yürüyerek geldiler. Yol boyunca yolun iki tarafında kendisine karşı sevgi gösterilerinde bulunan halkı şapkasıyla selamlayarak ve askerlere “Merhaba” dedi, halka da, “Nasılsınız? İyi misiniz?” diyerek hatırlarını sordu. Kendisine çiçekler ve konfetiler serpilen Paşa için kurulan birinci takın önünde kurbanlar kesilirken bir hanım öne çıkarak; “Ey Ulu Gazi! Bu yanık yurdun hanımları nâmına hoş geldiniz der, yüksek saygılarımı sunarım” dedi.
ONURUNA YEMEK VERİLDİ
Yol boyunca çeşitli kuruluş ve belediyeler adına Gazi’ye buketler takdim edildi. Belediye önünde Naci Paşa tarafından karşılanan Mustafa Kemal Paşa, beş dakika dinlendikten sonra heyetleri kabul ederek hepsiyle teker teker ilgilendi. Daha sonra balkona çıkarak beklemekte olan halkı selamladı. Gece de Gazi şerefine 100 kişilik bir yemek verildi. Mustafa Kemal yemekteki konuşmasında şunları söyledi: “Manisa’nın Muhterem Ahalisi; Yaptığınız bu coşkun tezahürat ve sevinçle hâsıl olan heyecanın şiddeti zail olmadan bana müsaade ediniz, sizi kemâl-i samimiyetle selamlayayım ve hakkımdaki tezahürattan dolayı teşekkür edeyim. Muhterem arkadaşlar! Sizin efkârınızı, temayülâtınızı pek veciz bir suretle ifade eden belediye reisi beyefendinin sözlerini ikiye ayıracağım: Birincisi şahsıma ait iltifatlannızdır. Buna arz-ı minnet ederim, ikinci cihet ki, en mühimi, en esaslısıdır. O da sizin terakki ve teceddiid yollarında atmakta olduğunuz hatvelerin manası, medlulüdür. Bunları da kemâl-i takdirle yadederim. Muhterem ahali! Bu noktada mucib-i mefharetimiz olan bir ciheti arz edeyim. Görülüyor ki, bizim kalbimiz, bizim fikrimiz tamamıyla sizin hissiyat, efkâr ve amalinize tetabuk etmektir. (Hay hay sesleri) Bu vesile ile tekrar etmek isterim. Bütün memleket, bütün cihan bilsin ki, Türkiye halkı rüesasıyla, müdiraniyle ve rüesa, müdiranı da halkıyla beraber aynı yolun yolcusu,
hemfikir insanlardır.
MANİSA'YI YANGINLAR İÇİNDE GÖRMÜŞTÜM
Aziz Manisalılar! Ben Manisa’yı yangınlar içinde harap ve türâb bir halde görmüştüm. Muhterem Manisalılar! Ben sizi zulmetten, ateşten, esaretten henüz kurtulduğunuz bir zamanda görmüştüm. Fakat o günkü halleri itiraf ederim, hakiki teessürle telakki etmedim. Gerçi siz zulüm ve taarruzun şiddetli darbelerinden henüz kurtulmuştunuz. Fakat ben emindim ki, bu kadar şiddetli darbeler insanların imanlarını takviye eder. İstidadı, cevheri olan bir millet öyle darbelerden miitenebbih olur. Maziye nisbeten atisini daha çok parlak yapabilir. Muhterem arkadaşlar! Felaketler insanları, akılları başında olan milletleri daima azimkar hamlelere sevk eder ve işte siz de o hamleleri yapmaktasınız. Bugün mamuriyet itibarıyla gördüklerim bu hamlelerin çok bariz tezahürleridir. Arkadaşlar! Bugünkü teyakkuzlarınızın, azminizin çok az zamanda çok feyizli neticeler vereceğine emin olarak sizi tekrar hürmetle selamlarım.”
ÜZÜM PAZARINI GEZDİ
Mustafa Kemal Paşa ve beraberindekiler ertesi gün öğleden önce, otomobille yeni yapılan çarşıyı ve üzüm pazarını gezdiler ve caddeleri dolduran halkın “Yaşa!” tezahüratları ve alkışları arasında trene binerek İzmir’e hareket ettiler. Manisa valisi, belediye başkanı ve diğer temsilciler misafirlerini Muradiye’ye kadar uğurladı. Mustafa Kemal Paşa incelemelerini tamamlayarak 16 Ekim 1925 günü erken saatlerde İzmir’den Konya’ya harekete etti. Gazi’nin özel treni Manisa’da beş dakika kadar durdu. Vali, erkân, komutanlar, Cumhuriyet Halk Fırkası ve Türk Ocağı temsilcileri istasyonda hazır bulundular. Gaziyi tekrar görmek için bekleyen halk, Paşa o esnada uyumakta olduğundan göremedi ve üzgün bir şekilde istasyondan ayrıldı.
1926'DA 3. KEZ GELDİ
Mustafa Kemal Paşa, 16 Haziran 1926’da, Balıkesir’den İzmir’e gelirken, Manisa’da kısa bir müddet durdu. Mustafa Kemal Paşa Akhisar’dan ayrılarak 12.00’de Manisa’ya geldi. Cumhurbaşkanı’nın treni halkın sevgi gösterileri arasında istasyona girdi. Türk Ocağı’ndan Safure Hanım, Cumhurbaşkanına Manisalı hanımlar adına “Hoş geldiniz” dedi. Halkın alkışları arasında hükümet konağına giderek öğle yemeğini burada şerefine verilen yüz kişilik bir ziyafetle yedi. Daha sonra belediye binasını ve Halk Fırkası’nı ziyaret ettikten sonra Manisa’dan ayrılarak İzmir’e hareket etti.
ASKERİ TATBİKAT İÇİN ZİYARET
Atatürk Ege’de yapılacak askeri manevraları ilermek üzere 7 Nisan 1934’de Ankara’dan hareket etti. 8 Nisan’da Salihli İstihkam Taburu’nu ve Turgutlu Topçu Alayı’nı denetledikten sonra Manisa’ya geldi ve geceyi burada geçirdi. Ertesi gün İzmir’e hareket eden Mustafa Kemal Paşa. Muradiye’de Manisa Piyade Alayı’nı denetledi.
İRAN ŞAHI İLE BİRLİKTE GELDİ
İran Şahı Rıza Pehlevi 16 Haziran 1934’de Türkiye’ye gelmişti. Atatürk, beraberinde İran Şahı Rıza Pehlevi ve İran Dışişleri Bakanı Baghir Kazımî ve Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Bey olduğu halde 20 Haziran günü İzmir’e hareket etti. Ertesi gün Eskişehir’de incelemelerde bulunduktan sonra ayrıldılar. Yol boyunca Gazi’ye ve misafirine sevgi gösterilerinde bulunuldu. Tren, Turgutlu’da bir kaç dakika durdu ve bu esnada iki kız öğrenci Şah Rıza Pehlevi’ye ve Mustafa Kemal Paşa’ya birer buket takdim ettiler. Turgutlu’dan sonra Akhisar’da da aynı sevgi gösterileriyle karşılandılar. 22 Haziran’da saat 10.20’da Manisa’ya geldiler. 29 Manisa’da Gazi’yi ve Şah’ı karşılamak için hazırlıklar yapılmış, şehir bir gelin gibi süslenmişti. Atatürk ve Şah’ın Manisa’yı ziyaret edecekleri halka tellalar aracılığıyla duyurulmuş ve halk istasyona davet edilmişti. İstasyon halk tarafından hınca hınç doldurulmuştu.
İki devlet başkanı Manisa’da 21 pare top atışıyla karşılandı. Mülkî ve askerî erkânla birlikte öğrenciler ve halk da karşılama töreninde hazır bulundu. İstasyonda, iki kız öğrenci tarafından kendilerine birer buket verildi. Halkın ve öğrencilerin alkışları arasında otomobille Manisa hastanesine giderek incelemeler yaptılar, Manisa’dan İzmir’e otomobille gittiler.