Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Çocukluk anılarını sanat eserlerine dönüştürüyor

Çocukluk anılarını sanat eserlerine dönüştürüyor

Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde bulunan Tarihi Kurşunlu Han’da heykel sanatına hayat veren 82 yaşındaki Cengiz Sevener, öğretmenlikten heykeltıraşlığa giden yoldaki ilham veren öyküsünü anlattı.

Çocukluk anılarını sanat eserlerine dönüştürüyor
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Manisa’nın Şehzadeler ilçesinde bulunan Tarihi Kurşunlu Han, içerisinde barındırdığı atölyeleriyle kentin kültürel dokusunun can damarı olarak öne çıkıyor. Tarihi handa bir sanatçı var ki hem hikayesiyle hem eserleriyle hem de Manisa’ya dokunuşuyla büyülüyor. 82 yaşındaki Cengiz Sevener çocukluğunda başladığı heykel sanatına bugün de devam ederek, kente birçok eseri kazandırmanın gururunu yaşıyor. Hayat hikayesi de eserleri kadar dikkat çeken Sevener, heykel sanatına nasıl başladığını anlatırken, yaptığı eserlerle hayatının kesişim noktalarından da önemli bilgiler aktarıyor.


MEMUR ÇOCUĞUYDUM… ANADOLU’NUN BİRÇOK NOKTASINI GEZDİM

Aslen Kırklarelili olan Sevener, 1944 yılında memur bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldiğini, ancak babasının görevi dolayısıyla Türkiye’nin birçok ilinde bulunduğunu ifade ediyor. 
Hayatının bir bölümünde İstanbul, Çanakkale, Hatay Dörtyol, Manisa Turgutlu ve Salihli gibi ilçelerde yaşamını sürdürdüğünü belirten Sevener, Manisa’nın Salihli ilçesinin kendisi için son durak olduğunu ve liseyi de burada bitirerek Salihli Lisesi’nden mezun oluğunu söylüyor.


ÖĞRENCİ OLDUĞU OKULA ÖĞRETMEN OLARAK DÖNÜŞ

Mezun olduğu Salihli Lisesi’ne, 1974 yılında bu kez sanat tarihi öğretmeni olarak dönen Sevener, 2 çocuğunun annesi olan Meral Sevener’in de kendisi gibi sanat tarihi öğretmeni olduğunu belirtiyor. 
“Yaşamımız böyle geçti. Memur çocuğu olunca Anadolu’nun değişik yerlerine gidersiniz” diyen Sevener, her coğrafyadan kendisine bir şeyler kattığını söylemeyi de ihmal etmiyor.


GEÇMİŞTE YAŞADIM… SANATA ÇEVİRDİM

Hayatının belli bir döneminde, kendisinde kaynaklı olmasa da bazı sıkıntılar yaşadığını belirten Sevener, bu sıkıntıların sonrasında kendisine ilham oluşunu ise şu sözlerle ile getiriyor: 
“Sene 1953… Hatay Dörtyol’dayız. Orada elektrik yoktu. Akşam fenerciler gelir, uzun sopaları vardır. Fenere gaz koyarlar. Onu da direğe takarlar ve o gaz sabaha kadar orayı aydınlatırdı. Ağabeyimle beraber masada oturur, fener ışığı altında ders çalışırdık. Yıllar sonra belediye benden, Zafer Ünal zamanında Gençlik Parkı’na bir heykel istedi. Manisa Lisesi, Ahmet Tütüncüoğlu Ortaokulu, Sakarya İlkokulu var. Gençlik Parkı da oraya yapıldı. Çocukluğumu hatırladım… Çocukları okumaya özendirsin diye elektrik ışığı altında kitap okuyan delikanlı heykelini yaptım. Geçmişte kendi yaşadığım olayı kültürel olarak burada canlandırmak istedim. O eser, bu anlamda güzel bir anıdır benim için.”


HEYKEL SANATININ BAŞLANGIÇ NOKTASI: TURGUTLU 

Başta da belirttiği gibi, babasının memuriyeti dolayısıyla gezdiği coğrafyaların kendisine bir şeyler kattığının bir örneğini de Manisa’nın Turgutlu ilçesinden veriyor Sevener. Öyle ki burada yaşadığı süreç, onun heykeltıraşlığa giden yoldaki en önemli mihenk taşlarından biri olmuş. Sevener, o dönemi şöyle anlatıyor: 
“Benim çocukluğumdan gelir bazı şeyler… Çocukluğumun bir bölümü Turgutlu’da geçti. Turgutlu kiremit sanayinin merkezidir. Kiremidin, tuğlanın ham maddesi kildir. Ben de kille oynamayı çok severdim. Küçüklüğümde alırdım o kili; kediler, köpekler yapardım. Öyle başladı bu iş. 82 yaşındayım, şunu söyleyebilirim; 7 yaşından itibaren kille tanıştım ben. Kille tanışmam sonucu başlayan bu hikaye bugünlere kadar geldi.”


MÜDÜRLÜKTEN AYRILIP MANİSA’NIN EN ÖNEMLİ ESERLERİNİ HAYATA GEÇİRDİ

Görev yaptığı Manisa Lisesi’nden 1994 yılında emekli olduktan sonra kentteki iki dershanede müdürlük yapan heykeltıraş Cengiz Sevener, geçmiş dönem Manisa belediye başkanlarından Adil Aygül’ün bir talebi ile nasıl müdürlükten ayrılığını ve şimdilerde yaptığı heykeltıraşlığa tamamen başladığını şöyle anlatıyor: “Müdürlükten ayrılma sebebim de Moris Şinasi Kavşağı’ndaki büyük anıt içindir. Rahmetli Adil (Aygül) Bey çağırdı. Ben ona anıtın maketini vermiştim. ‘Hocam bunu yapacağız’ dedi. ‘İstifa etmem lazım’ dedim. ‘Et’ dedi bana. Ve ben dershane müdürlüğünden ayrıldım, o büyük anıtın yapımına başladım. Ondan sonra bir de Gördes’e küçük bir Şehit Makbule Hanım Anıtı yaptım. En sevdiğim eserlerden biri de Salihli’de yaptığım ‘Atatürk ve Çocuklar’dır. İki çocuk, Atatürk’e sevgi dolu bakışlarla el değdirmek isterler. O günden bugüne geldik. Devam ettik, şu anda da buradayız.”


MANİSA’YA BİRÇOK ESER KAZANDIRDI

Cengiz Sevener’e, yaptığı işler göz önüne alındığında ‘Manisalı bir heykeltıraş’ demek biraz sönük kalıyor. Çünkü Sevener’in yaptığı heykeller, Manisa’da adres konumlarının bile belirleyicileri olmuş durumda adeta. 
Sevener, “Adres verirken insanlar ‘Lale Meydanı’, ‘Merkez Efendi’nin orası’ diyor. Bu benim için çok büyük mutluluk. Heykellerim şehrin hafızasında yaşıyor” sözleriyle mutluluğunu dile getiriyor.
Kente kazandırdığı eserler saymakla bitmeyecek olan Sevener’in bilinen çalışmalarından bazıları şunlar: 1992-Şehit Makbule Hanım Anıtı, Gördes, 1996-Merkez Efendi Heykeli, Sultan Camii önü, 1998-Şehzadeler Anıtı; Manisa ile ilişkili beş Osmanlı padişahını betimleyen çalışma, 1999-Lale Heykelleri, Lale Meydanı, 2000-Manisa Tarzanı Heykeli, Fatih Parkı, 2002-Sekiz Havuz kabartmaları, Manisa tarihini anlatan rölyefler, Horozköy Horoz Heykeli, Saruhan Bey Heykeli, çeşitli Yunus Emre büstleri, mermer figürler ve alçı rölyefler.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız