Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Eğitimci Yalçınkaya’dan dikkat çeken uyarı: Kalıcı destek mekanizmalarına ihtiyaç var

Eğitimci Yalçınkaya’dan dikkat çeken uyarı: Kalıcı destek mekanizmalarına ihtiyaç var

Manisa’da eğitimci Dr. Servet Yalçınkaya, Turgutlu ilçesinde yaşanan okul saldırısının ardından eğitim ortamlarında güvenlik, rehberlik hizmetleri ve şiddetin önlenmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yalçınkaya, saldırıların yalnızca okul güvenliği açısından ele alınmaması gerektiğini belirterek, öğrencilerin ve eğitimcilerin erken fark edilmesini sağlayacak kalıcı destek mekanizmalarına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Eğitimci Yalçınkaya’dan dikkat çeken uyarı: Kalıcı destek mekanizmalarına ihtiyaç var
KAYNAK: CÜNEYT HASÇELİK
Okunma Süresi: 2 dk

Manisa’da Turgutlu ilçesinde bir okulda yaşanan saldırının ardından değerlendirmelerde bulunan eğitimci Dr. Servet Yalçınkaya, olayın eğitimciler ve öğrenciler üzerindeki etkisine dikkat çekti.  Yalçınkaya, “Bugün Turgutlu'da yaşananları haber olarak okumak başka, bir eğitimci olarak içselleştirmek başka bir şey. Çünkü orada yaralanan öğrenciler kadar, o okulun öğretmenleri de bir daha asla aynı şekilde kapıdan içeri girmeyecek. Bu saldırı bize, sınıfın dört duvarının artık güvenli bir sınır olmadığını acı bir şekilde hatırlattı. Asıl kırılma noktası şurada: Bu, aniden ortaya çıkan bir olay değil. Böylesi bir şiddetin arkasında neredeyse her zaman bir birikim vardır fark edilmeyen bir öfke, konuşulmayan bir sorun, kimsenin sormadığı bir "iyi misin?" sorusu. Eğitim sistemimiz hâlâ akademik başarıyı ölçmekte çok iyi, ama bir öğrencinin içindeki fırtınayı okumakta yeterince donanımlı değil. Rehber öğretmen sayımız yetersiz, sınıf mevcutları kalabalık, öğretmenin bir öğrenciyle göz göze gelip "bugün nasılsın" diyecek zamanı neredeyse yok” dedi. 
Yalçınkaya, “İkinci mesele, ailenin ve toplumun payı. Bir çocuk evden silaha bu kadar kolay erişebiliyorsa, sorun sadece okul kapısının önünde değil, evin içindedir. Okul, toplumun bütün sorunlarını tek başına çözecek bir kurum değil; ama toplumun bütün sorunlarının en çok göründüğü yer de okuldur. Bu yüzden her saldırıdan sonra sorumluluğu tamamen okula yıkmak da, tamamen aileye yıkmak da kolaycılık olur. Üçüncüsü ve belki en can alıcısı: Bu her olaydan sonra aynı refleksle karşılaşıyoruz. Kapıya polis, yeni bir protokol, birkaç günlük gündem, sonra sessizlik. Oysa ihtiyacımız olan şey nöbetçi güvenlik değil, kalıcı bir izleme ve destek sistemi — öğrenciyi tanıyan, riski erken fark eden, aileyle gerçek bir diyalog kuran bir yapı. Yoksa her saldırı, bir sonrakinin habercisi olmaktan öteye geçemez. Bugün Turgutlu'da yaralanan çocuklar iyileşecek belki. Ama sistemin kendisi iyileşmedikçe, bu hikaye başka bir şehirde, başka bir isimle tekrar yazılacak. Bir eğitimci olarak benim sorduğum soru şu: Bir daha "keşke fark etseydik" demek zorunda kalmamak için, bugün ne yapıyoruz ve ne yapacağız?” dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız