Hürriyetçi Eğitim Sen Manisa İl Başkanı Taner Çetin, bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda öğrencilerin yaralanmasının ardından yaptığı açıklamada, eğitim kurumlarında güvenlik tedbirlerinin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Başkan Çetin, okul güvenliğinin yalnızca Millî Eğitim Bakanlığının sorumluluğunda olmadığını belirterek, İçişleri, Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Sağlık bakanlıkları ve ilgili güvenlik birimlerinin koordineli şekilde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
İl Başkanı Taner Çetin tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Her şeyden önce ifade etmek isteriz ki okullarımız yalnızca eğitim ve öğretimin gerçekleştirildiği kurumlar değildir. Okullarımız, çocuklarımızı ve gençlerimizi geleceğe hazırladığımız, ailelerin büyük bir güven içerisinde çocuklarını emanet ettiği yerlerdir. Dolayısıyla öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarımızın kendilerini güvende hissetmeleri, eğitim ortamının vazgeçilmez unsurlarından biridir. Okullarımızdaki mevcut güvenlik tedbirlerinin yeniden gözden geçirilmesinin; okul giriş ve çıkışlarının, çevre güvenliğinin ve ihtiyaç duyulan okullarda güvenlik personeli imkânlarının değerlendirilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle risklerin daha yüksek olduğu eğitim kurumlarında, okul yönetimlerinin ve eğitim çalışanlarının görüşleri de alınarak ihtiyaçların okul bazında belirlenmesi yararlı olacaktır. Bununla birlikte, eğitim kurumlarımızda son dönemde karşı karşıya kaldığımız şiddet olayları ve akran zorbalığı, meselenin artık yalnızca Millî Eğitim Bakanlığımızın tek başına çözebileceği bir sorun olmaktan çıktığını açıkça göstermektedir. Çocuklarımızın okulda, sokakta ve dijital ortamlarda maruz kalabilecekleri tehditlerin önlenmesi için devletimizin ilgili bütün kurumlarının ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu noktada Millî Eğitim Bakanlığımızın yanı sıra; İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, emniyet birimleri ve özellikle siber suçlarla mücadele birimlerinin koordinasyon içerisinde hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Meseleye yalnızca okul güvenliği açısından değil; çocuklarımızın sosyal, psikolojik ve dijital güvenliğini kapsayan bütüncül bir anlayışla yaklaşılmalıdır. Şiddetin ortaya çıkmasını bekleyen değil, şiddete yol açabilecek riskleri önceden tespit ederek önlem alan bir sistem oluşturulmalıdır. İlgili tüm kurumların bir araya gelerek eğitim kurumlarımızdaki şiddet ve akran zorbalığına karşı kapsamlı ve sürdürülebilir bir yol haritası oluşturmasının artık bir ihtiyaç değil, zorunluluk olduğunu düşünüyoruz. Burada hepimizin ortak amacı çocuklarımızın güvenliğini en üst seviyede sağlamak ve eğitim çalışanlarımızın huzur içerisinde görev yapabilecekleri ortamları oluşturmaktır.”