Türk Sağlık-Sen (Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası) Manisa Şubesi tarafından ilçe ve işyeri temsilcileri istişare toplantısı gerçekleştirildi. Manisa Öğretmenevinde düzenlenen toplantıya Türkiye Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci katıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Türk Sağlık-Sen Manisa Şube Başkanı Aydın Akagündüz, “Sağlık hizmetlerinin her kademesinde büyük bir özveriyle görev yapan, gece gündüz demeden milletimize hizmet eden tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Aynı zamanda bu büyük ailenin sahadaki sesi, gözü ve kulağı olan siz kıymetli işyeri temsilcilerimize emekleriniz ve gayretleriniz için şükranlarımı sunuyorum. Sendikacılık, sadece üyelik işlemlerinden, toplantılardan ve yazışmalardan ibaret değildir. Sendikacılık; haksızlığın karşısında durmak, hakkı teslim edilmeyen çalışanın yanında olmak, sorunları dile getirmek ve çözüm üretilinceye kadar mücadeleyi sürdürmektir. Bizler Türk Sağlık-Sen olarak, sağlık çalışanlarının emeğinin karşılığını alması, çalışma şartlarının iyileştirilmesi, ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesi için mücadele ediyoruz. Bu mücadeleyi yürütürken temel gücümüzü sizlerden, yani sahadaki temsilcilerimizden ve üyelerimizden alıyoruz. Unutmayalım ki sendikamızın en güçlü olduğu yer, çalışanlarımızın yanında olduğumuz işyerleridir. Bir sağlık çalışanımızın yaşadığı sorun karşısında zamanında harekete geçmek, bir haksızlık karşısında kararlı duruş sergilemek ve üyelerimizin kendilerini yalnız hissetmelerini önlemek, sendikal sorumluluğumuzun en önemli parçalarındandır. Sağlık çalışanlarımızın bugün çözüm bekleyen pek çok meselesi bulunmaktadır. Ekonomik kayıplar, ücret ve özlük haklarına ilişkin beklentiler, adil çalışma koşulları, personel yetersizliği, iş yükü, nöbet ve çalışma düzeni ile çalışanların mesleki saygınlığının korunması, üzerinde hassasiyetle durmamız gereken başlıklar arasındadır. Bizim görevimiz, bu sorunları görmezden gelmek değil; sahadan gelen bilgileri doğru değerlendirmek, taleplerimizi güçlü bir şekilde dile getirmek ve çözüm için kararlı bir mücadele yürütmektir” dedi.

ORTAK ÇÖZÜM YOLLARI GELİŞTİRMEK HEPİMİZİN GÖREVİDİR
Akagündüz, “Manisa genelindeki hastanelerimizde, ilçe sağlık müdürlüklerimizde, aile sağlığı merkezlerimizde ve sağlık hizmetinin yürütüldüğü bütün birimlerde çalışan arkadaşlarımızın sesini duyurmak, sorunlarını sahiplenmek ve ortak çözüm yolları geliştirmek hepimizin görevidir. Türk Sağlık-Sen Manisa Şubesi olarak hedefimiz; işyerlerinde daha güçlü, üyeleriyle daha fazla iletişim kuran, sorunlara daha hızlı müdahale eden ve sağlık çalışanlarının haklı taleplerini kararlılıkla savunan bir teşkilat olmaktır. Bu hedefe ulaşmamızda siz değerli temsilcilerimizin katkısı son derece önemlidir. Sizlerin gayreti, samimiyeti ve sahadaki mücadelesi, şubemizin gücünü doğrudan artıracaktır” dedi.

BİZ SIRADAN SENDİKACILIK YAPMIYORUZ
Kamu Sen’in çok zorlu süreçlerin ardından kurulduğunu söyleyen Türkiye Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, “Gerçekten çok ciddi sorunlarla karşılaştık. Çok ciddi sıkıntılarla karşılaştık. Ama bir avuç inanmış insan hem ülkesine sevdalı, hem milletine sevdalı, hem kamu çalışanlarının haklarını faydalarını korumak, geliştirmek, emeğin değerini yükseltmek adına bir yola çıktık. O yolculuk hala devam ediyor. 34 yıl bir zaman geçti. Biz sendikaları kurduğumuz zamanlarda şu an itibariyle biz sendikacılık yapıyoruz. Biz yetkili sendikayız. Yetkili konfederasyon diyenlerin hiç birisini esamesini okumuyoruz. Eğer bugün itibariyle ülkemizde memurlarımız, emeklilerimiz, gerçi emeklilerin sendika hakkı yok ama toplu sözleşmeden faydalanıyorlar en azından. Bir sendika bir hak kullanıyorsa bunun yol başçısı, yol açıcısı, yol göstericisi ve mücadelenin baş aktörü Türkiye Kamu-Sen. Bu tarih böyle yazılmıştır. Bu tarih sendika tarihi yazılırken Türkiye Kamu-Sen'in o güçlü mücadelesini, güçlü iradesini elbette ki hepimiz okuyacağız gelecek süreçte. Yani tarihe mühür basarak tabiri caizse Türkiye Kamu-Sen bu günlere geldi. Yoksa sıradan bir sendikacılık yapalım. Yani işte sadece amacımız ücret sendikacılığı yapalım, onun ötesine geçmeyelim gibi bir iradesi yok Türkiye Kamu-Sen'in. Türkiye Kamu-Sen'in kuruluşundaki duruşu, kimliği, tavrı, edası da hala devam ettiriyor. Ve hem uluslararası anlamda bakın, hem de ülkemiz açısından Türkiye Kamu-Sen'in sendikal anlayışı, sendikal duruşu bir başka yerde duruyor. O hem insana sahip çıkacak, hem çalışanın hakkını koruyacak, hem de ülkesinin çıkarlarını her şeyin üzerinde tutacak. Şimdi siz devletiniz, olmadan milletimiz yaşamadan, biz o devleti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurup bize emanet etmiş olduğu o cumhuriyeti yaşatmadan, geleceğe taşımadan bu ülkede sendikacılığın ne anlamı olacak? Bakalım böyle şeylerin ne anlamı olacak şimdi anlamı olur? Olmayacak” diye konuştu.

KAMU-SEN'İN SENDİKA TAVRI SENDİKAL DURUŞUDUR
Genel Başkan Kahveci, “Kamu-Sen'in sendika tavrı sendikal duruşudur. Yani aslında ben şöyle tarif ediyorum. Bu ülkede karşıtlık üzerinden, sen sürekli karşıtlık üzerinden sendikacılık yapmadan olmaz. Ya da halk kesimi ile çelişki içerisinde salt sendikacılık yapmadan olmaz. Türkiye Kamu-Sen'in üçüncü bir yol Yani doğru olan şeylere, doğru yapılan şeylere takdir edecek kadar medeni cesareti var. Yanlışa da yanlış diyecek kadar da güçlü bir iradesi var. Asıl sendikacılık budur zaten. Çünkü biz sendikacılığa başladığımızda şunu söyledik. Dedik ki çalışan, üreten, yol gösteren ama hak ettiğini almasını bilen bir sendikacılık. Yani klasik sendikacılığın bakış açısında farklı bir bakış açısı. Siz üretmeden, sizin alacağınız payı, pastayı büyütmeden sizin payınızın büyümeyeceğini biliyoruz. Onun için de vurarak, kırarak, dökerek bu işler olmaz. Çalışacağız, ülkemiz için çalışacağız, milletimiz için üreteceğiz. Bilgi birikimimizle, deneyimlerimizle, edindiğimiz tecrübelerle yol gösterici olacağız ama hak ettiğimizi de kimseye yedirmeyeceğiz. Ne fonculara yedireceğiz ne de başkalarına yedireceğiz. Türkiye Kamu-Sen'in sendikal mantalitesi, anlayışı çok daha farklı bir yerde duruyor. Çok şükür ki bu da kabul gören bir yaklaşım oldu. Yoksa Türk Sağlık Sendikası'nın 130.000 üyesi olmazdı. Türkiye Kamu-Sen'in 550.000 üyeye ulaşması bu kadar olduğu içerisinde zaman zaman ötekileştirildiği, zaman farklı baskılara mobbinge maruz kalmasına rağmen çok şükür ki sizlerin özverileriyle, sizlerin fedakarlığıyla, sizlerin omuzlarında büyüdü. Bayrak yükseldi. İnşallah biz de bunu yere düşürmeyeceğiz. Yani neticede mücadelemiz sadece emek için değil. Hem memleketimiz için hem de milletimiz için. Biz iyi biliyoruz ki bir toplumda, bir ülkede bir zümrenin refah seviyesinin yüksek olması o ülkeye bir şey katmaz. Esas olan nedir? 86 milyon insanın top yükün kalkınmasıdır. Top yükün refahının yükselmesidir. İşte son dönemlerde yaşanan olayları görüyorsunuz. Yani haksız kazanç elde ederler, yolsuzluk yaparlar, devletin imkanlarını kendileri için kullanırlar. Emeklinin hakkını gasp ederler. Bunlar yanlış şeyler. Kime ne faydası var? Bu toplumun tamamı kalkınmadığı sürece, tamamının gelir düzeyi yükselmediği sürece bir anlam ifade etmez. İşte biz bu mantıkla, bu anlayışla o kuruluşumuzdan bugüne kadar bu şekilde yani dün ne dediysek bugün aynı cümleleri kuruyoruz. Gelecekte dahil olmak üzere. Biz şöyle bir yeknesaklık sağlıyoruz. Türkiye Kamu-Sen'in Genel Başkanı ne diyorsa Manisa'nın Selendi İlçe Temsilcisi de aynı şeyi söylüyor. Şimdi hala sürekli büyüyor. İnşallah hem memleketimize hizmet edeceğiz hem milletimize sahip çıkacağız, değerlerimize sahip çıkacağız. Bu değerlere biz sahip çıkmadan, yozlaştırmadan geleceğe taşıyacağız” dedi.


