Baro açıklamasında, demokratik hukuk devletinin en temel unsurlarının seçimle oluşan iradenin korunması, yargı bağımsızlığı ve siyasal süreçlerin hukuk güvenliği içinde yürütülmesi olduğu vurgulandı. Siyasi partilerin iç işleyişine dair tartışmaların yalnızca hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kurultayda delegelerin oylarıyla seçilmiş meşru genel başkan olduğu hatırlatılarak, ana muhalefet partisine ilişkin süreçlerin yargı üzerinden tartışma konusu haline getirilmesinin demokratik ilkelere zarar verebileceği görüşü paylaşıldı.
Manisa Barosu, “mutlak butlan” kavramının yeniden yorumlanarak siyasi tartışmaların merkezine yerleştirilmesinin hukuk güvenliği açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti. Açıklamada, sandıkta ve kurultaylarda ortaya çıkan iradenin yargısal müdahalelere açık hale getirilmesinin yalnızca siyasi yapıları değil, toplumun demokratik tercihlerini de etkileyebileceği ifade edildi.
Baro, yargının siyasal süreçlerin bir parçası haline gelmesinin hukuk devleti ilkesini zayıflatabileceğine dikkat çekti. Mahkemelerin görevinin siyasi rekabeti şekillendirmek değil, anayasal düzeni ve halk iradesini güvence altına almak olduğu vurgulandı.
Açıklamada ayrıca Türkiye’de siyasi mücadelenin temel çözüm zemininin seçimler olduğu hatırlatılarak, yargı yoluyla siyasi süreçlerin şekillendirilmesinin demokratik toplum düzeni açısından sakıncalar doğurabileceği belirtildi.
Manisa Barosu, açıklamasını demokratik iradenin korunması gerektiği mesajıyla tamamlarken, hukuk devleti ilkesinin ancak yargı bağımsızlığı ve seçimle oluşan meşruiyetin korunmasıyla güçlenebileceğini vurguladı.