Yetim Vakfı Organizasyonunda İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı (İHH) temsilciliklerince Manisa’da "Filistinli Çocuklar için Çiz" programı düzenlendi. Programda çocuklar, İsrail tarafından zulmedilen çocuklar için Filistin Bayrağı, Türk Bayrağı, uçurtma uçuran Filistinli çocukları resmederken bazı çocuklar ise şiirler okudu.
İHH Manisa İl Temsilcisi Abdulvahit Alagöz, “Bugün burada elimizde kalemler, boyalar ve tuvaller var. Fakat bizi bir araya getiren şey bir resim etkinliği değil. Bugün burada, çocuklarımızın çizgileriyle Filistinli çocuklarımızın sesine ses katmak; dünyanın gözleri önünde yaşananları unutmamak ve unutturmamak için bir aradayız. Çünkü bugün Gazzeli bir çocuğun zihninde yer bulmaya çalışan “ev”, “okul”, “aile”, “oyun” ve “gelecek” kavramları artık bizim çocuklarımızın bildiği anlamları taşımıyor. Bu kelimeler artık onlar için gerçek anlamlarını kaybetti. İşgal sürecinin unutamayacağımız bir parçası haline gelen 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de çocuklar, tarihin en ağır insani krizinin, en ağır soykırımının ortasında yaşam mücadelesi veriyor. İsrail insanlığın en karanlık sayfalarından birini acımasızca yeniden yazıyor. Gazze’de 75 bin kardeşimiz şehit oldu ve bunun 22 binini çocuklar oluşturuyor. 45 bin çocuk yaralandı. Ve bunun 11 binden fazlası hayatlarının geri kalanını etkileyecek derecede ağır yaralanmalarla karşı karşıya kaldı. 65 bini aşkın çocuk yetim kalırken, 22 bin çocuk ise refakatsiz bulunuyor. Bu rakamların her biri bir çocuk. Her biri yarım kalan bir hayat… bir isim… bir hikâye… Ve geride kalan yüz binlerce çocuk için savaşın etkileri yalnızca fiziksel yaralarla sınırlı değil. Bugün Gazze’de yaklaşık 1 milyon çocuk psikolojik desteğe ihtiyaç duyuyor. 658 bin çocuğun eğitime erişimi kesintiye uğramış durumda. Çocuklar, hayatlarının en kıymetli dönemlerini okul sıralarında değil; yıkılmış binaların, geçici barınma alanlarının ve kayıplarının arasında geçiriyor. Üstelik şiddet sona ermiş değil. Ekim 2025’te ilan edilen ateşkesin ardından geçen 1 seneye yakın zamanda UNICEF verilerine göre en az 300 çocuk daha hayatını kaybetti. Yani ateşkes döneminde bile ortalama her gün bir çocuğun canına kıyıldı. Bugün hâlâ çocukların öldürüldüğü, yaralandığı; temiz suya, gıdaya, sağlık hizmetlerine, eğitime ve güvenli bir barınma alanına erişmekte güçlük çektiği bir Gazze gerçeğiyle karşı karşıyayız. İşte “Filistinli Çocuklar İçin Çiz” etkinliğimiz tam olarak bu acı gerçeğin karşısında durduğumuz yeri anlatıyor. Bugün çocuklarımızdan Filistin için resim yapmalarını isterken onlara yalnızca bir tuval ve birkaç boya kalemi vermiyoruz. Onlara Gazzeli arkadaşlarını görebilmeyi, onlara umut olmayı, ses olmayı ve onlardan uzakta olsalar dahi ne kadar büyük vicdanlara sahip olduklarını resmetmelerini istiyoruz. Çünkü çocukların çizdiği dünya aslında son derece basittir: Bir ev vardır. Bir aile vardır. Bir okul vardır. Gökyüzünde bir güneş vardır. Sokakta oynayan çocuklar vardır. Fakat bugün Gazze’de bütün bunlar, binlerce çocuk için sıradan bir hayatın parçaları değil; ulaşılması güç birer özleme, birer umuda dönüşmüş durumda. Bu nedenle bugün çizilen her resim, aynı zamanda bir hatırlatmadır. Bir umudun temsilidir. Bir resmin savaşı, bir soykırımı durduramayacağını biliyoruz. Bir boya kaleminin yıkılmış bir evi yeniden inşa edemeyeceğini de biliyoruz. Fakat bir çocuğun başka bir çocuk için eline kalem alması bize hâlâ çok önemli bir şeyi söylüyor: İnsanlık, başka bir insanın acısını görebildiği sürece vardır. Bu nedenle “Filistinli Çocuklar İçin Çiz”, yalnızca Filistin’e yönelik bir dayanışma etkinliği değil; aynı zamanda çocuklarımızın vicdanına bırakılan bir emanettir. Onlara bugün yaşananları unutmamayı, zulmün karşısında sessizleşmemeyi öğreten bir buluşmadır. Bugün çocuklarımız Filistin için çiziyor. Özgürlüğü çiziyor. Evine dönen çocukları çiziyor. Yeniden açılan okulları çiziyor. Annesinin elini tutan bir çocuğu çiziyor. Bombaların olmadığı bir gökyüzünü çiziyor. Ve belki de hepsinden önemlisi, Gazze’deki çocukların ellerinden alınan çocukluğu yeniden çiziyor. Umudu yeniden çiziyor. Bugün buradan Filistinli çocuklara bir kez daha sesleniyoruz: Sizi görüyoruz. Sizi duyuyoruz. Sizi unutmadık. Siz televizyonlardan takip ettiğimiz rakamlardan ibaret değilsiniz. Sizler birer sayı değilsiniz. Çocuklarımızın bugün çizdiği her resim de bunun şahididir. Temennimiz; Filistinli çocukların bir gün savaşı, açlığı ve kayıplarını değil; evlerini, okullarını, arkadaşlarını ve geleceklerini konuştuğu günlere kavuşmasıdır. Bir gün Gazze’de bir çocuğun eline yeniden boya kalemleri verildiğinde, ondan savaşın resmini çizmesi istenmesin. O çocuk, sadece hayalini çizsin. “Filistinli Çocuklar İçin Çiz” etkinliğinde bu ortak vicdana ses veren bütün çocuklarımıza, ailelerimize, gönüllülerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve kıymetli katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Zulüm sona erene dek bizler; Gazze’nin kalemi, Gazze’nin sesi olmaya devam edeceğiz. Gazze’yi konuşmaya devam edeceğiz.”
Kübra Tank isimli çocuk ise , “Biz bugün buraya “Filistinli çocuklar için resim çizmek’’ amacıyla geldik. Sizce Filistinli çocuklar için ne çizebiliriz? Bir dünya, bir ev, bir okul, bir park, bir arkadaş… Bugün burada yapacağımız şey Filistinli çocukların seslerini duyurmak. Çizdiğimiz tüm bu resimlerin aslında onların sesi, onların neşesi, onların oyunları, onların her şeyleri olsun istiyoruz. Özgürce yaşasınlar istiyoruz. Buraya gelmeden önce ne çizeceğimi düşündüm. Bir ev çizmek istedim. Sonra Gazze’de evi yıkılan çocuklar geldi aklıma. Bir okul çizmek istedim. Okuluna gidemeyen çocukları düşündüm. Bir anne, bir baba çizmek istedim. Annesini, babasını kaybeden çocukları hatırladım. Sonra bir gökyüzü çizmek istedim. Masmavi olsun, içinde güneş ve kuşlar olsun istedim. Çünkü bir çocuğun gökyüzüne baktığında uçakları ve bombaları hayal etmemesi gerektiğini düşündüm. Bir sahil çizmek istedim, kıyısında doya doya özgürce oynayan Filistinli arkadaşlarım olsun istedim. İşte ben bugün buraya bunun için geldim. Filistinli arkadaşlarım için çizmeye, onları unutmadığımı, hayallerimde ve dualarımda onların mücadelelerini, onların hislerini paylaştığımı söylemeye geldim. Unutmayın ki ben de bir çocuğum. Sabah uyanıp okuluma gider, arkadaşlarımla oyun oynar. Eve döndüğümde annemi, babamı görürüm. Gece yatağıma yattığımda sabah uyandığımda evimin yine yerinde olacağını bilirim. Hayaller kurar, birbirinden güzel rüyalar görmek için uyurum. Aslında tüm bunlar ne kadar da olması gereken şeyler değil mi? Ama Gazze’deki çocuklar artık bunları bilmiyor. Onların okulları yıkıldı. Evleri yıkıldı. Oyun oynadıkları sokaklar yıkıldı. Onların uçurtmalarının gökyüzünde özgürce süzülmesi, yarını umut etmeleri yasaklandı. Onların rüya görmeleri bile engellendi. Çünkü bomba sesleriyle uykularından uyanıyorlar. Belki de uyanamıyorlar… Bazılarının annesi yok artık. Bazılarının babası yok. Bazılarının kardeşleri yok. Bazıları da günlerce doğru düzgün yemek yiyemiyor, temiz su bulamıyor. Bunları duyunca çok üzülüyorum. Bazen düşünüyorum: Benim evim yıkılsaydı ne yapardım? Okulum artık olmasaydı? En sevdiğim arkadaşımı bir daha göremeseydim? Uykumdan bomba sesleriyle uyansaydım? Anneme sarılmak istediğimde onu yanımda bulamasaydım? Bunları düşünmek bile çok korkutucu. Ama Gazze’deki çocuklar bunları sadece düşünmüyor. Onlar bunları gerçekten yaşıyor. Bir çocuk için ne kadar da ağır şeyler değil mi? Ve size daha da acı gerçeği yeniden söyleyeyim. Aslında bunlar Gazzeli yüzlerce arkadaşımın her gün yaşadığı gerçekler… İşte bu yüzden biz bugün burada resim çiziyoruz. Filistinli çocukların, Filistinli arkadaşlarımızın yaşadıklarını duyurabilmek için onlar adına çiziyoruz. Filistinli çocuklar uykularından savaşa uyanmasın, Özgürce büyüsünler istiyoruz. Dünya çocuklar için çok daha güzel bir yer olsun istiyoruz. Ve inanıyoruz ki, bir gün Filistinli arkadaşlarımızla birlikte nice umut dolu resimler çizeceğiz!” dedi.











CÜNEYT HASÇELİK/AYŞE NUR BÜYÜK