Ara
Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Maskeli Haberciliğe 'Kimlik' Freni

Maskeli Haberciliğe 'Kimlik' Freni

Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın, köşe yazısında son zamanlarda artan kim olduğu belli olmayan sayfaları ele aldı. Aydın, "Elinde telefon, açtığı bir kullanıcı adıyla, herkes kendini “haberci” ilan edebiliyor. Ama habercilik, kullanıcı adı arkasına saklanarak yapılacak bir iş değil."dedi.

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 2 dk

Sosyal medya artık sadece haberin hızla yayıldığı bir mecranın yanı sıra teyitsiz bilginin yani dezenformasyonun en rahat kök saldığı alan haline geldi. Elinde telefon, açtığı bir kullanıcı adıyla, herkes kendini “haberci” ilan edebiliyor. Ama habercilik, kullanıcı adı arkasına saklanarak yapılacak bir iş değil. 
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in gündeme getirdiği kimlik ve telefon doğrulaması meselesi bu yüzden önemli. Bu sadece teknik bir düzenleme değil, dijital alandaki başıboşluğa karşı bir sınır çizme tartışmasıdır. Manisa özelinde de görüyoruz. Her geçen gün artan anonim sayfalar, belki farkında olmadan ama doğrudan gazetecilik disiplinine zarar veriyor.
“Bir takipçimizden geldi” diyerek servis edilen, doğruluğu araştırılmamış içerikler… Kimi zaman özel hayatı deşifre ediyor, kimi zaman masum insanları zan altında bırakıyor. Oysa bizler bir satır yazarken iki kere düşünürüz. Çünkü yazdığımız her cümlenin hukuki ve vicdani sorumluluğunu taşırız.
Gerçek gazeteci imzasının arkasında durur. Ama anonim hesaplar için bu sorumluluk çoğu zaman yok. İşte şimdi o rahat alan daralıyor gibi görünüyor. Eğer bir sayfa yerel bir isimle yayın yapıyorsa, arkasındaki gerçek kişinin bilinmesi kaliteyi de ciddiyeti de artırır. “Paylaştım, gerisi beni ilgilendirmez” devri bitmeli.
Ancak burada ince bir çizgi var. Dezenformasyonla mücadele ederken ifade özgürlüğünü zedelememek zorundayız. Kimlik doğrulaması, bir güvenlik kalkanı olabilir ama bir baskı aparatına dönüşmemeli. Mesele insanların fikrini kısmak değil yalanı, iftirayı ve etik dışı saldırıyı engellemek olmalı.
Gazeteciliğin üç temel direği var: Doğruluk, tarafsızlık ve kamu yararı. Anonimlik zırhı altında bu ilkeler fazlasıyla aşındı. Kimliği belli olan herkes artık “Bu bilgi doğru mu?” sorusunu daha yüksek sesle sormak zorunda kalacak.
Bana kalırsa dijital dünya da kuralsız kalamaz. Ama kurallar da özgürlüğü boğmamalı. Bu dengeyi kurabilirsek, hem sosyal medya temizlenir hem de gazetecilik yeniden itibar kazanır.
Bizim meselemiz sansür değil. Bizim meselemiz sorumluluk. Çünkü bu şehirde de bu ülkede de habercilik hala ciddi bir iştir ve ciddi işler imzasız yapılmaz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *