Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Özkaya: Manisa’da lisanslı depoculuk tesisleri kurulmalı

Özkaya: Manisa’da lisanslı depoculuk tesisleri kurulmalı

Ziraat mühendisi ve siyasetçi Şenol Özkaya, Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden Manisa’da lisanslı depoculuk tesislerinin bulunmamasının çiftçinin ürününü değerinde satabilmesi ve üretimin sürdürülebilirliği açısından önemli bir eksiklik olduğunu belirterek, ürün çeşidine göre lisanslı depoların kurulması için tüm paydaşların ortak mücadele yürütmesi gerektiğini söyledi.

Özkaya: Manisa’da lisanslı depoculuk tesisleri kurulmalı
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 6 dk

Tarım ve hayvancılık konusunda yaptığı açıklamalarla dikkat çeken ziraat mühendisi ve siyasetçi Şenol Özkaya, Manisa’da lisanslı depoculuk tesislerinin bulunmamasını gündeme taşıdı. Özkaya, Manisa’nın çok sayıda tarım ürününde Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri olduğunu belirterek, lisanslı depoculuğun çiftçinin ürününü değerinde satabilmesi ve üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

“MANİSA TARIMIN BAŞKENTİ” SÖYLEMİ ÇİFTÇİYE FAYDA SAĞLAMIYOR

Tarım ve hayvancılık konusunda bölgenin gönüllü bakanı gibi çalışan, açıklamalarıyla gündeme gelen ziraat mühendisi ve siyasetçi Şenol Özkaya, lisanslı depoculuk konusuna değindi.

Özkaya, siyasiler, bürokratlar, kamu yetkilileri ve yerel yöneticilerin Manisa’ya geldiklerinde, özellikle seçim çalışmalarında konuşmalarına “Manisa tarımın başkenti, bereketli topraklar, fedakar çiftçilerin bulunduğu Şehzadeler şehri” ifadeleriyle başladığını belirtti. Ancak bu söylemlerin Manisa’nın fedakar çiftçisine ne yazık ki bir fayda sağlamadığını ifade etti.

MANİSA ÇİFTÇİSİ ÇOK SAYIDA ÜRÜNDE İLK SIRALARDA

Özkaya, Manisa çiftçisinin tüm zor koşullara rağmen en iyi ürünü üretmek için canla başla çalıştığını belirterek, kentin tarımsal üretimdeki gücüne dikkat çekti.

Özkaya, “Manisa çiftçisi fedakar bir çiftçi, tüm zor koşullarda en iyi ürünü üretmek için canla başla çalışıyor. Yaş ve kuru sultaniye çekirdeksiz üzümde, sofralık zeytinde, zeytinyağında, salçalık domateste, yumurtada, pamukta, kirazda, erikte, tütünde, danelik mısır olmak üzere çoğu tarım ürününde üretim kapasitesi olarak ilk sıralarda” dedi.

ÇİFTÇİ ÜRÜNÜNÜN FİYATINI BELİRLEYEMİYOR

Çiftçilikte en zor dönemlerden birinin üretilen ürünün fiyatının üretici tarafından belirlenememesi olduğunu ifade eden Özkaya, bu noktada Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve ardından tüccarın devreye girdiğini söyledi.

Özkaya, tam bu noktada Manisa’da bulunmayan lisanslı depoculuk tesislerinin önem kazandığını belirtti.

“ÇİFTÇİNİN ÇÖZÜMÜ LİSANSLI DEPOLARDA”

Özkaya, çiftçinin üretim sürecinde maddi açıdan zor durumda kaldığını belirterek, gübre, mazot, alet ve ekipmanların büyük bölümünün veresiye ya da kredi kullanılarak temin edildiğini söyledi.

Ürünün hasat edilmesinin ardından borçların ödenmesi gerektiğini ifade eden Özkaya, üreticinin bu nedenle çoğu zaman fiyatına bakmadan ürününü düşük fiyata satmak zorunda kaldığını dile getirdi.

Özkaya, “Üreticinin bu durumdan kurtulması için çare lisanslı depolarda” ifadelerini kullandı.

“TARIM ŞEHRİNDE ONLARCA LİSANSLI DEPO OLMASI GEREKİR”

Manisa gibi tarım şehrinde onlarca lisanslı depo olması gerekirken hiç olmamasının oldukça manidar olduğunu belirten Özkaya, lisanslı depoların çiftçiye sağlayacağı imkanları anlattı.

Özkaya, lisanslı depolar sayesinde çiftçinin ürününü bu depolara bırakarak bankalardan ürün karşılığı kredi alabileceğini söyledi. Böylece üreticinin ürününü tüccara değerinin altında vermek zorunda kalmayacağını ifade eden Özkaya, ürünün emanet olarak tüccara verilmemesi durumunda zaman içerisinde fiyatının artmasının da beklenebileceğini belirtti.

Lisanslı depoculuğun daha kaliteli ürün yetiştiriciliğini de teşvik edeceğini dile getiren Özkaya, “Ürün kalitesini artırmaya özen gösterin, çünkü depo şartlarına uygun nem ve kalitede ürün olması gerekir” dedi.

Özkaya ayrıca tarım ürünlerinin kayıt altına alınması sayesinde gerçek üretim değerlerinin de ortaya çıkarılabileceğini ifade etti.

“HER HASATTA GÜNDEM ÜRÜNÜN FİYATI OLUYOR”

Her ürün hasadında gündemin ürün fiyatına geldiğini belirten Özkaya, buğdayda açıklanan taban fiyat üzerinden yapılan eleştirilere de dikkat çekti.

Özkaya, bu eleştirilerin bir çözüm ortaya çıkarmadığını belirterek, önümüzdeki aylarda kuru üzüm, mısır ve pamuk gibi ürünlerde de benzer fiyat sıkıntılarının yaşanabileceğini söyledi.

Sorunun yalnızca birkaç gün gündem olmasının yeterli olmadığını ifade eden Özkaya, “Çözüm olarak sadece birkaç gün gündem olacak ama değişen bir şey olmayacaktır” dedi.

“LİSANSLI DEPOLAR İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE EDİLMELİ”

Özkaya, siyasiler, milletvekilleri, ziraat odaları, ticaret borsaları, sivil toplum kuruluşları ve tarımsal kalkınma kooperatifleri gibi kuruluşların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Özkaya, ürün çeşidine göre lisanslı depoların yapılması için tüm kurumların ortak mücadele yürütmesi gerektiğini vurguladı.

“TARIMLA UĞRAŞAN NÜFUSUN YAŞ ORTALAMASI 58’E ULAŞTI”

Tarım ile uğraşan nüfusun yaş ortalamasının yaklaşık 58 yaşına ulaştığını belirten Özkaya, bu durumun gençlerin köylerinden ve topraklarından ayrılarak şehirlere yerleştiğini gösterdiğini söyledi.

Gençlerin üretim yapmak yerine sanayi işçisi olduğuna dikkat çeken Özkaya, bunun nedenlerinin iyi araştırılması gerektiğini ifade etti.

Özkaya, gençlerin köylerinde aile işletmesi olarak üretime devam edebilmesi için para kazanmalarının sağlanması gerektiğini belirterek, bunun ilk aşamalarından birinin de lisanslı depoculuktan geçtiğini söyledi.

Köylerde çocuklar için okul imkanlarının da eskisi gibi olması gerektiğini belirten Özkaya, köylerde hayatın devam etmesi için okul ve sosyal aktivitelerin bulunmasının önemine dikkat çekti.

“20-25 KOYUNU OLAN ÜRETİCİ FABRİKADAKİ ASGARİ ÜCRETİN 2-3 KATINI KAZANABİLİR”

Özkaya, köy hayatıyla ilgili bir örnek vererek küçükbaş hayvancılığın da üretici açısından önemli bir gelir kapısı olabileceğini ifade etti.

Özkaya, “Bugün 20-25 koyunu olan bir üretici inanın fabrikada alacağı asgari ücretin 2-3 katını koyundan kazanır” dedi.

Tütün üretimine de değinen Özkaya, 10 dönüm tarlada tütün yetiştiriciliği yapan bir aile işletmesinin yaklaşık 1.500 kilogram tütün elde ettiğini ve bunun ortalama 6 milyon liralık bir değer oluşturduğunu söyledi.

Özkaya, masrafların ardından üreticinin en az 2,5-3 milyon lira net kazanç elde edebileceğini belirterek, sonuç olarak iki kişinin çalıştığı fabrikadaki kazancın 3 katı aylık gelirin elde edilebileceğini ifade etti.

“TARIM İYİDİR, TARIM HERKESE İYİ GELİR”

Tarımın doğru koşullar sağlandığında herkes için önemli bir geçim kaynağı olabileceğini belirten Özkaya, köylerde yalnızca çiftçilik ve hayvancılık yapan ailelerin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Özkaya, “Tarım iyidir, tarım herkese iyi gelir, yeterli koşullar iyi olsun” ifadelerini kullandı.

Köylerde tek iş olarak çiftçilik ve hayvancılık yapan ailelerde en az bir kişinin sigortasının devlet tarafından karşılanması gerektiğini belirten Özkaya, eşlerin birlikte çalışması halinde eşe de asgari ücret maaş verilmesi gerektiğini savundu.

“TÜRKİYE TARIM VE HAYVANCILIK ÜLKESİDİR”

Türkiye’nin tarım ve hayvancılık ülkesi olduğunu vurgulayan Özkaya, üretimin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Özkaya, açıklamasını, “Türkiye tarım ve hayvancılık ülkesidir, yeter ki üretelim, üreteni doğru destekleyelim” sözleriyle tamamladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız