Ara
Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Tarımın geleceğini permakültür kurtaracak

Tarımın geleceğini permakültür kurtaracak

Doğaya uygun tarım olarak bilinen “permakültür tarım”, küresel ısınma ve çevresel etkenler nedeniyle doğanın hızla yok olduğu son yıllarda giderek önem kazanıyor. Permakültür yönteminde “çöp” olarak görülen her şeyin toprağa dönüşmesinin hedeflendiğini belirten Gema Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Ziraat Mühendisi Özlem Güler, “Permakültür tarım artık bir hobi değil zorunluluktur” dedi.

KAYNAK: MİNE BADAN
Okunma Süresi: 3 dk

Kalıcı tarım ve kalıcı kültür kelimelerinin birleşiminden türeyen permakültür yöntemi, doğayı bir düşman gibi terbiye etmeye çalışmak yerine, doğanın binlerce yıldır kusursuz işleyen sistemini gözlemleyip onu taklit etmeyi hedefliyor. Küresel ısınma ve çevresel etkenler nedeniyle toprağın ve suyun giderek önem kazandığı son yıllarda hızla yayılan bu yöntemde, atık olarak değerlendirilen maddeler, tarım için birer kaynağı dönüştürülüyor. Gediz Havzası Erezyonla Mücadele, Ağaçlandırma, Çevre ve Kalkınma Vakfı (GEMA) Yönetim Kurulu Üyesi ve Ziraat Mühendisi Özlem Güler, sürdürülebilir ve kalıcı yaşam alanları tasarlama felsefesine dayanan permakültürü benimseyerek doğaya uygun yaşanması gerektiğini söyledi. Güler, “Permakültür bir hobi değil, bir zorunluluktur. Gelecek nesillere çölleşmiş topraklar yerine, kendi kendini besleyen canlı ekosistemler bırakmak zorundayız. Doğanın dili berekettir. Bu yüzden doğayı okumayı öğrenmeliyiz” dedi. 


DOĞA EN İYİ MÜHENDİSTİR

Bu yöntemin sadece organik tarım olmadığını vurgulayan Güler, “Doğa aslında en iyi mühendistir. Bizim görevimiz onun çarklarına çomak sokmak değil, o çarkın bir parçası olmaktır. Permakültür; toprağı, suyu ve havayı kirletmeden korumak, insanların sağlıklı gıdaya ve temiz çevreye ulaşmasını sağlamak, bunun yanında ihtiyaçtan fazlasını komposta dönüştürerek topluma geri kazandırmak gibi 3 temel etik ilke üzerine kurulu bir yöntemdir” diye konuştu.


PERMAKÜLTÜRDE ÇÖP YOKTUR

Permakültüre uyulması halinde evlerde kompost oluşturulmaya dikkat edilmesi gerektiğini belirten Güler, bu yöntemle “çöp” kavramının ortadan kalktığını belirterek, “Permakültürde ‘çöp’ yoktur. Mutfaktan çıkan sebze ve yumurta kabuğu aslında yarının toprağıdır. Biz bunlara ‘atık’ değil, ‘kaynak’ diyoruz. Kompost yaparak bu atıkları dünyanın en kaliteli gübresine dönüştürüyoruz. Toprağa dışarıdan kimyasal vermiyoruz, toprağı kendi özüyle besliyoruz” ifadelerini kullandı.


ZARARLI BÖCEKLERDEN KORUR

Bahçelerde çiftçilerin en büyük sorunu olan ve ‘zararlı’ adı verilen böceklerle mücadele etmenin tek yolunun kimyasal ilaçlardan geçmediğini de belirten Güler, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çiftçilerin en büyük sorunlarından biri olan zararlı böceklerden kurtulmanın en basit ve masrafsız yöntemi ‘kardeş bitkiler’ yöntemidir. Mesela domatesin yanına fesleğen, mısırın yanına fasulye, havucun yanına soğan, biber ile kadife çiçeğini bir arada ekersek gelişimleri artar, bakım masrafları düşer. Böylece çiftçilerimiz kimyasala başvurmak zorunda kalmaz. Bahçemizde her canlının bir görevi var. Kurbağalar sümüklüböcekleri yer, uğurböcekleri yaprak bitlerini temizler. Bize düşen sadece bu dengeyi kurup kenara çekilmek.


İKLİM KRİZİ KAPIMIZDA

Su hayattır ve her damlası değerlidir. İklim krizi kapımızda. Permakültür aynı zamanda bize su hasadını öğretir. Yağmur suyunu çatılardan toplayıp depolayarak bitki bakımı ve diğer işlerimizde kullanabiliriz. Toprağın üstünü ‘malç’ dediğimiz saman veya kuru yapraklarla örterek, suyun buharlaşmasını önleyerek suya ihtiyacı minimum düzeye indirebiliriz. Hasat ettiğimiz ürünlerden kendi tohumlarımızı elde ederek tohum masrafından kurtulabiliriz. Mutfak atıklarımızdan yaptığımız kompostlarla kendi gübremizi yaparak sağlıklı bir döngü oluşturabiliriz. Balkonunuzdaki saksıda bile permakültür prensipleriyle bir şeyler yetiştirebilirsiniz. Bu sadece karın doyurmak değil, ruhu da beslemektir. Toprakla uğraşmak, bir döngünün parçası olduğumuzu hatırlatır. Kısacası savaşarak değil, paylaşarak üretmeyi öğrenmeliyiz.”

MİNE BADAN/ SÜLEYMAN ARASAN

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *