Anadolu topraklarında bin yıldır Türk çiftçisi üretiyor, ihracatçılarımız dünyanın dört bir tarafına Anadolu’nun lezzetlerini ulaştırıyor. Türkiye yapay zekâ ve dijitalleşmenin sunduğu olanaklarla verimliliğini artıracak, dünyanın gıda ambarı konumunu güçlü bir şekilde sürdürecek. Dünya nüfusu hızla artarken, tarım yapılabilir araziler sürekli azalıyor. Bu açmazdan kurtulmak için verimliliğini artırmak, hastalık ve zararlılarla daha etkin mücadele etmek, tarımsal kaynakların daha sürdürülebilir bir şekilde kullanılması için yapay zekanın ve dijitalleşmenin tarım sektöründe çok hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi zorunluluk halini almış durumda. Kendi başına üreten, refah ve huzurlu bir toplum için sabır, samimiyet ve emeği harmanlayan insanoğlunun en kadim mesleği olan çiftçiliğin ve çiftçilerin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun.
Cumhuriyetimizin 100. Yılında 35 milyar dolar tarım ürünleri ihraç eden Türkiye, beş yıllık vadede 50 milyar dolar tarım ürünleri ihraç etmeyi hedefliyor. Türkiye’nin tarım ürünleri üretiminde ve ihracatında lider konumda olan Ege Bölgesi bu konumunu cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da güçlenerek sürdürmek istiyor. Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından aldığı yüzde 22’lik payı yüzde 30’lara çekmek için sürdürülebilirlik ve pazarlama eksenli onlarca projeyi hayata geçiren Ege İhracatçı Birlikleri, TURQUALITY, UR-GE Projeleri, Fuarlar, Sektörel Ticaret Heyetleri, Alım Heyetleriyle yoğun bir pazarlama faaliyeti sürdürüyor. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliğinin 7 tanesi tarım ürünleri ihracatımızın artması için çalışıyor. EİB bünyesindeki 7 tarım ihracatçı birliği başkanlarının 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü ile mesajları yapay zekâ ve dijitalleşme, sürdürülebilirlik temelli projeler, gençlerin tarıma kazandırılması ve Ticaret Bakanlığı destekli TURQUALITY, UR-GE Projeleri ve Fuarlara yoğunlaşılması eksenli oldu.
“EGE BÖLGESİ’NİN TARIM ÜRÜNLERİ İHRACATI 8 MİLYAR DOLARA KOŞUYOR”
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “Türkiye, Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümünde tarım ürünleri ihracatını yüzde 3’lük artışla 34 milyar 212 milyon dolardan 35 milyar 164 milyondolara taşıdı. Tarım ürünlerinde Cumhuriyet tarihimizin ihracat rekorunu kırdık. 2023 yılında Ege Bölgesi ihracatçıları olarak ihracatımızı yüzde 9’luk artışla 6 milyar 723 milyon dolardan 7 milyar 315 milyon dolara çıkardık. Ege İhracatçı Birlikeri’nin tarım ürünleri ihracatını 2024 yılı sonunda 8 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Yapay zekâ ve dijitalleşmenin hayatımıza daha fazla girmesiyle 2028 yılında Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatında 50 milyar dolar seviyesini göreceğine inanıyoruz. Egeli tarım ürünleri ihracatçıları olarak 2028 yılında 11-12 milyar dolar aralığına gelmeyi hedefliyoruz” dedi.
“GÜZEL BİR REKOLTE GELİYOR İHRACATIN ÖNÜNÜN AÇILMASINI İSTİYORUZ”
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Emre Uygun, “Türkiye zeytincilik sektörüne yaptığı büyük yatırımlarla zeytin ağacı varlığını 90 milyondan 200 milyon düzeyine çıkardı. Bu artışın meyvelerini almaya başladık ve Tarım ve Orman Bakanlığı'nın hesaplamalarına göre, önümüzdeki yıllarda ülkemizin potansiyel olarak 650 bin ton zeytinyağı ve 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin üretecek. Bu potansiyelin farkında olarak, geleceğe yönelik bir planın şimdiden oluşturulması gerekliliğine inanıyoruz. Bu planlamaların, sektörün sürdürülebilirliği ve ülke ekonomisinin kalkınması açısından kritik bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Son üç yılda zeytinyağına getirilen dört kısıtlamanın, beklenenin aksine fiyat artışlarını kontrol altına almak yerine tüm sektörü olumsuz etkilediğini hep beraber gözlemledik. Üreticileri ve tedarikçileri belirsizlik içine soktu ve yeterli mal arzının olmaması nedeniyle piyasa daha da zor duruma düştü. Bu kısıtlamalar döneminde zeytinyağı fiyatları daha da yükseldi ve ihracat yapılamayan ürünler depolarda bozulmaya başladı, yaklaşık 400 milyon dolarlık bir döviz kaybına neden oldu. Bugünlerde dünya zeytinyağı fiyatları hızla geri gelmekte, ayrıca önümüzdeki sezon ülkemizde iklim koşulları bu şekilde devam ederse çok güçlü bir zeytin ve zeytinyağı rekoltesi bizi beklemekte. Bu ortamda ihracatçımızın dünya piyasalarında rekabetçi olabilmesi ve güçlü bir şekilde varlığını sürdürebilmesi için dökme ve varilli zeytinyağı ihracatındaki kısıtlamaların kaldırılması gerekmekte.”
EGELİ İHRACATÇILAR 5 DEV FUARA KATILIYOR
EİB, Türk gıda ürünlerini tanıtmak için 5 dev fuara milli katılım düzenliyor. Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatının lideri Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin gıda ürünlerinin dünya genelinde tanıtımı için yaklaşık 30 yıldır uluslararası arenada gıda fuarlarına milli katılım organizasyonları düzenliyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki “Fancy Food Fuarı”, Japonya’daki “Foodex Japan Fuarı”, Almanya’da; organik sektörünün dünyadaki en büyük buluşması olan “Biofach Organik Ürünler Fuarı”, Çin’deki “Çin Uluslararası İthalat Fuarı” ve ABD’de Californiya’da düzenlenen, “Expo West Fuarı” Türk gıda ürünlerinin dünya pazarlarındaki vitrini oldu. Ege İhracatçı Birlikleri, gıda sektörlerinin kümelenerek ihracat yetkinliklerini artırdıkların Ticaret Bakanlığı’nın yüzde 75 oranında desteklediği UR-GE Projelerini 7 farklı sektörde devam ettirirken, EİB patronajında yürüyen ya da paydaşı olduğu gıda sektörü eksenli TURQUALITY Projelerinin sayısı 2024 yılında 6’ya ulaştı.
ORGANİK ÜRÜNLERİN 168 TONU MANİSA’DA ÜRETİLİYOR
Türkiye genelinde 2023 yılında toplam bitkisel üretimimiz 137 milyon ton ve tarım alanımız ise 24 milyon ha’dır (TUİK). Türkiye üretiminde dünyada birinci olduğu fındık, kiraz, incir ve kayısının yanı sıra ayva, haşhaş tohumu, kavun ve karpuzda ikinci; mercimek, antepfıstığı, kestane, vişne ve hıyarda üçüncü; ceviz, zeytin, elma, domates, patlıcan, ıspanak ve biberde ise dördüncü sırada bulunuyor. Tarım sektörünün ülke ekonomisi içerisindeki yeri, tarımın genel ekonomi içerisinde yaratmış olduğu katma değer ile ölçülmektedir. Sektördeki faaliyetler, bir taraftan ülkenin gıda ihtiyacını karşılarken, diğer taraftan nüfusun önemli bir kısmına istihdam alanı oluşturarak ekonomiye katkıda bulunmaktadır. Ekonomik anlamda sadece tarımsal üretim bakımından ülkemizde GSYİH'nın %6'sını oluşturması ve işgücünün %15'ini istihdam etmesi sebebiyle tarım sektörü ülke ekonomisinin en önemli sektörlerinden birisidir. Türkiye, toplam ihracatın %10'undan fazlasını oluşturan net bir tarım ürünleri ihracatçısıdır ve dünya pazarlarına erişimi sektör için çok önemli bir konudur. Küçük ölçekli ve geçimlik çiftliklerin baskın olması, çok küçük parçalı arazi yapısı vb. çeşitli yapısal darboğazlara rağmen, Türkiye fındık, kuru meyveler ve bazı taze meyve-sebzelerin önemli tarımsal ihracatçıları arasında yer alırken; başlıca ihracat noktaları arasında Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu, ABD ve Irak gibi ülkeler yer almaktadır (TİM, 2023). Organik Tarım Araştırma Enstitüsü (FIBL) ve Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu (IFOAM) tarafından hazırlanan organik tarım istatistiklerine göre, dünyada organik tarıma en çok toprak ayıran ülke Avustralya. Türkiye bu listede Avustralya, Hindistan, Arjantin ve Çin’in ardından 26. sırada yer alıyor. 2022 yılı Organik bitkisel üretim toplamda 1 milyon 153 bin ton ve üretim alanımız ise 311 bin ha’dır. Organik ürünlerin 35 bin tonu İzmir’de, 168 bin tonu ise Manisa’da, 141 bin tonu ise Aydın’da üretilmektedir (Tarım ve Orman Bakanlığı, 2024). Tarım sektörü, gıda maddeleri tüketim mallarının en önemli bölümünü oluşturduğundan ve sanayi malları için hammadde özelliği taşıdığından kalkınmada ayrı bir öneme sahiptir. Türkiye’nin coğrafi konumu, iklim ve bitki çeşitliliği gibi konular bakımından tarıma elverişli bir ülke olması ekonomik büyüme ve kalkınma sürecinde tarım sektöründen azami ölçüde faydalanmasını gerekli kılmaktadır. Hızlı nüfus artışı karşısında gıda kaynaklarının azalması, tarımın önemini kuşkusuz daha da artırmaktadır. Sürdürülebilirlik ve Gıda Güvenliği ilkesi çerçevesinde, bireylerin dengeli ve yeterli beslenmeleri konusu ülkelerin temel önceliğini oluşturmasının yanında tarımın geliştirilmesi konusunu da ön plana çıkarmaktadır. Her geçen gün artan tüketici bilinciyle birlikte, hem Türkiye’de hem de dünyada özellikle korona virüsün etkisi tarımsal üretim ve gıdanın önemini bir kez daha öne çıkarmıştır. Kendine yeterlilik, yerel üretim ve tüketim, çiftçiliğin ve tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi öncelik haline gelmiştir. Kendi başına üreten, refah ve huzurlu bir toplum için sabır, samimiyet ve emeği harmanlayan insanoğlunun en kadim mesleği olan çiftçiliğin ve çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Gününü kutlarız.
HABER MERKEZİ

Siz ne düşünüyorsunuz?
İlk yorum sizdenBu habere sizin de bir sözünüz var. Görüşünüzü paylaşın, konuşmaya katılın.