Türk Diyanet Vakıf-Sen Manisa Şubesi yeni hizmet binasını törenle açtı. Açılışa Türk Diyanet Vakıf-Sen Manisa Şubesi’nin açılış törenine sendikanın Genel Sekreteri Hilmi Şanlı ve Manisa İl Müftüsü Şükrü Kabukçu, Şehzadeler İlçe Müftüsü İsmail Temur, İl Müftü Yardımcısı Mehmet Nurlu, Kamu-Sen İl Temsilcisi Aydın Akagündüz, Türk Eğitim Sen Manisa 1 No’lu Şube Başkanı Koray Özgürler, Ülkü Ocakları Manisa İl Başkanı Emirhan Sallıtepe ile Türk Diyanet Vakıf-Sen Manisa Şube Başkanı İbrahim Durgut, sendika üyeleri ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Açılış töreninde konuşan Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Şehzadeler şehri Manisa'da olmaktan dolayı da büyük bir mutluluk ve memnuniyet duyduğunu ifade etti. Türk Diyanet Vakıf-Sen'imizin böyle güzel bir mekâna kavuşmasının aynı zamanda Camiler ve Din Görevlileri Haftası'nda yapılıyor olmasından mutluluk duyduğunu kaydeden Şanlı, henüz küçükken "Rehber Kur'an, hedef Turan" sloganıyla davayı öğrendiklerini belirterek, “İşte biz rehber olarak Kur'an-ı Kerim'i önümüze alıp, hedefimize de Turan'ı koymak suretiyle Liderimizin 1992 yılındaki işareti şuydu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti 2023 yılında, yani Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılında bölgesinde lider, dünyada süper güç olma ideali neden taşımasın? Eksik olan ayağı kamu görevlileriydi ve memur sendikacılığını Türkiye Kamu-Sen'i bu şekilde kurdular. Demek ki bizim bir davamız var; hak davamız var, Turan davamız var, dünyaya nizam verme gibi bir Kızılelma ülkümüz var. Bundan dolayı değerli arkadaşlarım, Türkiye üzerinde muhtelif sendikalar olsa da Diyanet teşkilatında 27 tane sendika olsa da bizi diğerlerinden ayıran en büyük özellik budur.
Dünyada biliyorsunuz 4 tane sendika vardır: Sarı sendika, efendim ideolojik sendika, ücret sendikacılığı ve bunun yanında da kitle sendikacılığı. Sarı sendikanın ne olduğunu biliyoruz: İşverenin "otur" dediği zaman oturan, "kalk" dediği zaman kalkan sendika. İdeolojik sendika; kendi üyelerini, ideolojisine mensup insanları bir arada tutmaya çalışan sendika. Ücret sendikacılığı; sadece sabah akşam yat kalk "ücret" diyen sendika. Kitle sendikacılığı; "Önce devletim ve milletim" deyip daha sonra da üyelerinin hak ve hukukunu koruyup kollamak ve geliştirmek üzere yola çıkan sendika. İşte Türkiye Kamu-Sen çalışan, üreten, yol gösteren ve hak ettiğini almasını bilen bir anlayışla yürüyen bir teşkilattır. Bundandır ki değerli arkadaşlarım, memur sendikacılığının yol açıcısı, yol başçısı Türkiye Kamu-Sen'dir. Henüz memur sendikacılığı Türkiye gündeminde yokken, yasalarda ve anayasada olmamasına rağmen 1992 yılında Türkiye'ye memur sendikacılığını getirip, 1995 yılında Anayasa değişikliğini yapıp, 2001 yılında da 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nu çıkarmak suretiyle memura sendika yolunu açan sendikadır.
Yine ilk toplu görüşmeye oturan sendikadır, ilk Kurum İdari Kurulu kararlarına oturan sendikadır, ilk Hakem Heyetine öncülük eden sendikadır, ilk KKPDK'ya oturan sendikadır. Dolayısıyla değerli arkadaşlarım, bu ilk olan sendikanın, zoru başaran sendikanın inanıyor ve ümit ediyorum ki önümüzdeki günlerde de tekrar yetkiyi almak suretiyle Türk memurunun makus talihini değiştirme noktasında var gücüyle mücadele edecektir.”
Bugün kullanılan birçok hakların temeline bakıldığında altında Türkiye Kamu-Sen’in olduğunu vurgulayan Şanlı, “Türkiye Kamu-Sen masaya oturduğu günden itibaren ağırlığını hissettirmiş ve yapması gerekeni yapmıştır. Denge tazminatını ilk defa bordroya getiren sendika Türkiye Kamu-Sen. Bugün kullanmış olduğumuz promosyonlarımızı 2007 yılında alan Türkiye Kamu-Sen. Sendika ödentisini alan Türkiye Kamu-Sen, denge tazminatını koyan Türkiye Kamu-Sen, İl Disiplin Kurullarında temsilimizi sağlayan Türkiye Kamu-Sen ve daha niceleri. Dolayısıyla değerli arkadaşlarım, bu kadar hizmeti veren ve bizleri başarıdan başarıya götüren bu sendikanın artık yeniden doğrulup, hani "Yiğit düştüğü yerden kalkar" diyorlar ya, yeniden silkelenip düştüğü yerden kalkacak ve inşallah bizim memurumuzun makus talihini değiştirecektir." diye konuştu.
Törende konuşan Manisa İl Müftüsü Şükrü Kabukçu ise “İnsan, imkân ve mekân. Arkadaşlar, adına STK dediğimiz veya sivil toplum dediğimiz dernek, vakıf, sendika adı her ne olursa olsun bir mekânın olması son derece kıymetli. Burası bir buluşma yeri, arkadaşların halleşme yeri, dertleşme yeri. Hani var ya, adres belli olsun, bir yerimiz olsun. Ben o açıdan da çok önemli buluyorum. Bir cami gölgesi olması, müftülüğümüze yakın olması. Hayırlar getirsin, hayırlara vesile olsun. Camiamızın yükü ağır. Her geçen gün toplumda farklı problemler ortaya çıkıyor. Olumsuz bir tablo çizmek için söylemiyorum ama kendimize dert çıkarmak adına yükümüz ağır, görevimiz ağır.” dedi.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Manisa Şube Başkanı İbrahim Durgut ise yaptığı konuşmasında 2001 yılında Diyanet teşkilatında ilk sendika olarak da Türk Diyanet Vakıf-Sen kurularak faaliyetine başladığını söyledi. Sendikanın Manisa Şubesini bugün açarak güzel bir hizmete öncülük etmek istediklerini kaydeden Durgut, “Dünün emeğini taşıyan, bugünün yükünü alan, yarının izini süren gönül erlerinin omuz omuza yürüdüğü kutlu bir yerdeyiz. Sendikal hareket; birlikte yürümek, aynı hedefe bakmak ve aynı duayı paylaşmaktır. Gücünü sayıdan değil; vefadan, sadakatten, omuz omuza durma onurundan almaktadır. Bu yolun adı emektir, bu yolun adı gayrettir, bu yolun adı kardeşliktir." diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Şehzadeler İlçe Müftüsü İsmail Temur tarafından okunan dua ardından törene katılan protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesi kesilerek şube hizmet binasının açılışı yapıldı.







