İkinci Dünya Savaşı sonrasında uygulamaya konulan Marshall Yardımları, Türkiye’de tarım politikaları ve tüketim alışkanlıkları üzerinde derin izler bıraktı. Bu dönemde margarin ve tohum yağlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, zeytinyağının iç tüketimde geri plana itilmesi ve zeytinyağı ticaretinin markalaşmadan uzaklaştırılarak hammadde şeklinde dökme olarak yapılması yıllar içinde sadece ekonomik değil kültürel bir tartışmanın da parçası hâline geldi. Marshall Planı çerçevesinde Türkiye’ye ekonomik yardım yapılırken, mısırözü yağı ve margarin gibi yağ ürünlerinin tanıtımı ve ithalatı arttırıldı. Bazı tarihsel yorumlarda da bu durum, halkın zeytinyağı yerine alternatif yağlara yönlendirilmesine yol açtığı şeklinde yorumlanıyor.

TÜRKÜ MUZAFFER SARISÖZEN TARAFINDAN YAZILDI
Bu tartışmaların en başında ise Bursa yöresine ait olan ve 1954 yılında Muzaffer Sarısözen tarafından derlenen “Zeytinyağlı yiyemem aman” türküsünün “zeytinyağından soğutma” politikası olarak yayınlandığı iddiası oldu. Akademik ve resmî kaynaklarda bu türkünün Marshall Planı kapsamında özel olarak üretildiğine dair somut bir belge bulunmamasına rağmen halk tarafından eser hakkında şekillenen bu hikâye, Türkiye’de zeytinyağının nasıl bir algı dönüşümüne uğradığını gösteriyor.

HALKI MARGARİNE YÖNLENDİRDİLER
Anadolu’nun bilinen halk türkülerinden biri olan “Zeytinyağlı yiyemem aman” adlı türkü, 1950’li yıllarda Muzaffer Sarısözen tarafından yapılmış olarak kabul ediliyor. TRT repertuvarına da bu dönemde giren türkü, sözleri itibarıyla günlük yaşam, geçim sıkıntısı ve dönemin tüketim alışkanlıklarına dair göndermeler içeriyor. Türkünün sözlerinde geçen “zeytinyağlı yiyemem” ifadesi, yıllar içinde farklı yorumlara konu olsa da bunun halk anlatılarında en yaygın olanı Marshall Yardımları sonrası Türkiye’de değişen gıda politikalarıyla ilişkilendirilmesi. Özellikle 1950’li yıllardan itibaren margarin, mısırözü yağı ve tohum yağlarının yaygınlaşmasıyla zeytinyağının iç tüketimde geri plana düşmesi, türkünün “zeytinyağından soğutma” amacıyla ortaya çıktığı yönündeki iddiaları halk arasında güçlendirdi.

HALKIN ZİHNİNDEKİ DÜŞÜNCE DEĞİŞTİRİLEMİYOR
Kültür araştırmacıları her ne kadar türkünün Marshall Planı kapsamında özel olarak üretildiğine veya devlet eliyle propaganda amacı taşıdığına dair somut bir arşiv belgesi bulunmadığını vurgulasa da türkü hakkında halkın zihninde oluşan düşünce değiştirilemiyor. Bir farklı anlatıma göre, türkünün asıl çıkış amacı ise gerçek bir propaganda belgesinden ziyade; Türkiye’de zeytinyağının zamanla “günlük temel gıda” olmaktan çıkması, her sofrada bulunmaması ve dar gelirli kesimlerin daha sınırlı imkânlarla yaşadığını anlatma amacı taşıyor.
