ABD Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakmasının ardından küresel piyasalarda net bir yön oluşmadı. Yatırımcılar hem faiz patikasını hem de ekonomik verilerin işaret ettiği tabloyu anlamaya çalışırken, altın ve borsa tarafında dalgalı seyir dikkat çekiyor.
Ekonomist Dr. Sefer Humar, piyasalardaki mevcut görünümü “bekle ve gör” süreci olarak değerlendirdi. Humar’a göre yatırımcılar şu anda güçlü bir yükseliş ya da sert bir satış dalgasından çok, sıkışma ve yön arayışı döneminden geçiyor.
Altında Güçlü Trend İçin Yeni Katalizör Bekleniyor
Altın fiyatları son dönemde jeopolitik riskler, faiz beklentileri ve doların seyriyle birlikte hareket ediyor. Ancak Dr. Sefer Humar’a göre savaş ve bölgesel gerilimlere rağmen altın, beklenen ölçüde güçlü ve kalıcı bir yükseliş trendi oluşturmakta zorlanıyor.
Uzman isim, altın tarafında asıl belirleyici unsurun reel faizler ve güven algısı olduğunu belirtti. Bu nedenle ons altında kalıcı bir kırılım için piyasaya yeni ve güçlü bir katalizör gerektiğini ifade etti.
Gram Altın İçin 5.750-7.000 TL Bandı Öne Çıkıyor
Yurt içi piyasada gram altın fiyatı yalnızca ons altına değil, aynı zamanda döviz kuruna da bağlı hareket ediyor. Bu nedenle küresel altın fiyatları yatay kalsa bile kur tarafındaki hareketlilik gram altına doğrudan yansıyabiliyor.
Dr. Sefer Humar, yaz sonuna ilişkin gram altın beklentisini 5.750-7.000 TL aralığı üzerinden değerlendirdi. Humar, bu bandın makul bir hareket alanı olarak öne çıktığını belirterek ne keskin bir yükseliş trendinden ne de kalıcı bir düşüşten söz etmenin doğru olacağını söyledi.
“Yaz Boyu Dengeli Seyir” Beklentisi
Uzman isme göre altın piyasasında kısa vadede sert kopuşlardan çok bant içi hareketler izlenebilir. Yukarı yönlü denemeler görülebilir ancak bu yükselişlerin ardından dengelenme süreci yaşanması da olası görünüyor.
Bu tablo, yaz aylarında gram altında ani sıçramalar yerine daha kontrollü ve dalgalı bir fiyatlamanın öne çıkabileceğine işaret ediyor.
Ons Altında Reel Faiz ve Güven Algısı Belirleyici
Küresel altın fiyatlarında en kritik göstergelerden biri reel faizler olmaya devam ediyor. Reel faizlerin yüksek kalması, faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşturabiliyor. Buna karşılık güvenli liman talebini artıran jeopolitik veya finansal riskler altını destekleyebiliyor.
Humar’ın değerlendirmesine göre mevcut tabloda bu iki etki birbirini dengelediği için altın güçlü bir yön tayin etmekte zorlanıyor.
Borsada Geniş Ralli Yerine Şirket Bazlı Hareketler
Dr. Sefer Humar yalnızca altın değil, borsa tarafına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Uzman isme göre faiz kararlarının ardından sermaye akışı daha seçici hale geldi.
Bu süreçte tüm piyasayı kapsayan geniş tabanlı yükselişler yerine şirket bazlı ayrışmaların öne çıkması bekleniyor. Özellikle güçlü bilanço açıklayan, nakit akışı sağlam ve sürdürülebilir büyüme hikâyesi bulunan şirketlerin daha fazla dikkat çekebileceği belirtiliyor.
Bankacılık ve Enerji Sektörlerinde Dengeli Görünüm
Humar, bankacılık ve enerji sektörleri için dengeli bir görünüm beklediğini ifade etti. Piyasada artık yalnızca “ucuz” görünen hisselere değil, sürdürülebilir kârlılık ve güçlü finansal yapı sunan şirketlere daha fazla odaklanıldığını söyledi.
Bu değerlendirme, yatırımcıların yaz döneminde daha seçici ve temkinli hareket edeceği bir piyasa yapısına işaret ediyor.
Altın Yatırımcısı Hangi Göstergeleri İzlemeli?
Altın yatırımcıları için yaz aylarında ons altın, dolar/TL kuru, Fed açıklamaları, reel faiz görünümü ve jeopolitik gelişmeler belirleyici olacak. Gram altında ise kur etkisi nedeniyle iç piyasa dinamikleri de en az küresel fiyatlar kadar önem taşıyor.
Bu nedenle yatırımcıların yalnızca günlük fiyat değişimlerine değil, fiyatı etkileyen ana göstergelere de bakması gerekiyor.
Sert Hareket Yerine Sabır Dönemi
Uzman değerlendirmesine göre altın piyasasında yaz boyunca sabırlı ve dengeli bir dönem öne çıkabilir. Gram altında 5.750-7.000 TL bandı takip edilirken, piyasanın bu aralık içinde yön aramayı sürdürebileceği ifade ediliyor.
Kısa vadeli dalgalanmalar devam etse de mevcut görünüm, altında ani ve kalıcı bir kırılım için yeni bir gelişmeye ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
Yatırım kararları kişisel risk durumuna göre verilmelidir. Piyasa yorumları yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.