Yeni haftanın ilk ışıklarıyla birlikte ekranlarını açan yatırımcı, karşısında oldukça kararsız ve gergin bir tablo buldu. Geçtiğimiz haftayı yüzde 4,1'lik kallavi bir kazançla, 4676 dolar seviyesinde kapatan ons altın, haftanın ilk mesai gününde o güçlü duruşundan taviz verdi. Sabah saatlerinde hızla 4600 dolar sınırına kadar esneyen ons, öğle saatlerine doğru 4645 dolar bandında kendine bir denge bulmaya çalışıyor.
İç piyasada, yani Kapalıçarşı'nın nabzının attığı o dar sokaklarda ise makas aralıkları yine dikkat çekici seviyelerde. Ekranda (spot piyasada) 6660 TL olarak görünen gram altın, fiziki olarak cebinize girmesi için 6830 TL'lik bir ödeme gerektiriyor. Çeyrek altının satış fiyatı ise 11.490 TL'ye dayanmış durumda. Vatandaşın aklındaki o meşhur "Şimdi alınır mı, yoksa eldekiler satılır mı?" sorusunun yanıtı ise tamamen küresel satranç tahtasında gizli.
Altının ateşini harlayan veya bir anda söndüren faktörlerin başında her zamanki gibi jeopolitik krizler var. ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran yönetimine masaya oturması için tanıdığı o gergin süreyi 48 saat daha uzatarak 8 Nisan'a çekmesi, piyasalardaki risk algısını zirvede tutuyor. Silahların gölgesinde petrol fiyatları da durmuyor haliyle. Varil fiyatının yeni haftada 110 doların üzerine atması, küresel çapta "yüksek enflasyon - yüksek faiz" kâbusunu yeniden hortlattı.
Bunun üzerine bir de Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen o sürpriz istihdam verisi eklendi. Mart ayı tarım dışı istihdam rakamı, 178 bin kişiyle piyasa beklentilerini adeta ezip geçti. Bu güçlü veri, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonla savaşa öncelik verip faiz oranlarında şahin duruşunu koruyacağı anlamına geliyor. Güçlenen dolar endeksi ve fırlayan ABD 2 yıllık tahvil getirileri, altının yükseliş trendinin boynuna dolanan bir kement işlevi görüyor.
Peki, böylesi puslu bir fırtınada küçük yatırımcı gemisini nasıl kurtaracak? Piyasaların yakından takip ettiği akademisyen ve ekonomist Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, bu ortamda "kaçırma psikolojisine" (FOMO) kapılmanın en büyük hata olacağını söylüyor. Kararsız piyasa yapısında fiyatlardaki hacimli kırılmaların büyük sinyaller taşıdığını belirten Eryılmaz'ın reçetesi net: Stop-loss (zarar kes) disiplininden asla taviz vermeyin!
Eryılmaz'a göre haber akışında ekstrem bir kötüleşme olmazsa, ons altında 4.600-4.630 dolar bandı kademeli alım için ilk güvenli bölge. İkinci kale ise 4.500-4.600 dolar arası. Ancak uzman ismin asıl uyarısı, durumu ciddiye almayanları titretecek cinsten. Eğer altın 4.500 doların altına sarkarsa, Eryılmaz'ın tabiriyle piyasada "çok başka şeyler" konuşulmaya başlanacak ve o nokta tam bir kırılma anı olacak. Yukarı yönlü gerçek bir şahlanış içinse o geçilmez denilen 4.700 dolar direncinin üzerinde mutlaka kalıcı bir kapanış görülmesi gerekiyor.