Yatırımcıların güvenli liman olarak gördüğü altın, son dönemde jeopolitik riskler ve faiz baskısıyla değer kaybı yaşıyor. Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, altındaki geri çekilmenin hem jeopolitik gelişmelerden hem de teknik görünümün bozulmasından kaynaklandığını belirtiyor.
Eryılmaz’a göre, piyasalardaki satış baskısını artıran temel etken yatırımcı psikolojisinin dolara yönelmesi ve küresel piyasalarda nakit oluşturma ihtiyacı. Düşüşün ana barometresi ise petrol fiyatları olarak öne çıkıyor.
Petrol fiyatlarının çatışmalara verdiği tepki, üretim maliyetlerini ve dolayısıyla enflasyonu doğrudan etkiliyor. Enflasyonun yüksek seyretmesi ise merkez bankalarının faiz indirimine gitmesini zorlaştırıyor.
Eryılmaz, bu durumu şöyle özetliyor:
Faiz Baskısı: Altının en büyük rakibi faiz olduğu için, merkez bankalarının şahin duruşu altın üzerinde baskı kuruyor.
Petrol Etkisi: Petrol fiyatlarının 80 dolar bandının üzerinde kalması, enflasyonu yukarı taşıyarak faiz indirim ihtimallerini öteliyor.
Yılın başında dillendirilen 10 bin TL gram altın beklentisi, değişen piyasa koşullarıyla birlikte geçerliliğini yitirdi. Uzmanlar, beklentilerin artık daha gerçekçi seviyelere çekilmesi gerektiğini savunuyor.
Piyasalardaki mevcut durumu değerlendiren Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, en iyi senaryoda dahi ulaşılabilecek seviyeleri şöyle paylaştı:
En İyi Senaryo: Savaşın sona ermesi ve diplomasi masasının kurulması durumunda gram altında 7.500 - 8.000 TL aralığı hedeflenebilir.
Gerçekçilik Vurgusu: Bir zamanlar konuşulan 10 bin TL'lik rakamlar artık uzak bir ihtimal olarak görülüyor.
Teknik olarak önemli destek noktalarının altına inilmesi, satış baskısını derinleştiriyor. Yatırımcıların takip etmesi gereken kritik eşikler, fiyatların yönünü tayin edecek.
İşte piyasanın yakından izlediği kritik seviyeler:
Gram Altın: 5.970 TL seviyesi aşağı yönlü kırılmalara karşı kritik bir destek noktası.
Ons Altın: 3.950 dolar seviyesinin altındaki kapanışlar satışları hızlandırabilir.