Vatandaşların ev, araba veya nakit birikimlerini hedef alan siber dolandırıcılar, her geçen gün yepyeni bir yöntem geliştiriyor. Eskiden sıkça kullanılan sahte "banka" veya "emniyet" uyarılarını bir kenara bırakan fırsatçılar, bu kez doğrudan Ramazan ayının dinamiklerine uygun bir "oltalama (phishing)" tuzağı kurdu. Uzmanlar, geri dönüşü olmayan ciddi maddi kayıplara karşı vatandaşları uyarıyor.
'İFTAR REZERVASYONU' MESAJI BİR OLTALAMA TAKTİĞİ
Yeni dolandırıcılık yönteminde, kurbanların cep telefonlarına SMS aracılığıyla "İftar rezervasyonunuz aktif edilmiştir" yazılı bir mesaj ve beraberinde bir link gönderiliyor. Rezerve yapmadığı halde mesajın içeriğini merak edip o linke tıklayan vatandaşlar, farkında olmadan dolandırıcıların ağına düşüyor.
Bilişim uzmanları ve hukukçular, bu yöntemin çok tehlikeli bir oltalama tekniği olduğunu vurguluyor. Tıklanan link üzerinden sahte bir siteye yönlendirilen kullanıcıların kişisel verileri ve arka planda cihaz bilgileri ele geçiriliyor. Eğer bu sahte ekranlara kart bilgileri de girilirse, dolandırıcılar gece yarısı operasyonlarıyla banka hesaplarını tamamen sıfırlayabiliyor.
SADECE HESABI BOŞALTMIYOR, ADINIZA KREDİ DE ÇEKİYORLAR
Tuzağa düşen vatandaşların karşı karşıya kaldığı mali tablo sadece mevcut paranın çalınmasıyla sınırlı kalmıyor. Bilişim Uzmanı Emre Çelikkol, dolandırıcıların ele geçirdikleri bilgilerle yapabilecekleri finansal yıkımı şu sözlerle özetliyor:
Müşterisi olduğunuz veya olmadığınız çeşitli bankalardan sizin adınıza yüksek tutarlı krediler çekebilirler.
GSM operatörleriyle iletişime geçip adınıza yedek SIM kart çıkararak tüm bankacılık onay mesajlarını kendi telefonlarına yönlendirebilirler.
Ele geçirdikleri doğrulama kodlarıyla e-Devlet ve bankacılık sistemlerine sızıp, tapu bilgilerinizi görüntüleyerek mülkünüzü kendi üzerlerine geçirme girişiminde bulunabilirler.
NİTELİKLİ DOLANDIRICILIĞIN CEZASI 10 YIL HAPİS
Uzmanlar, kaynağı bilinmeyen linklere kesinlikle tıklanmaması, merak duygusuna yenik düşülmemesi ve kişisel finans bilgilerinin şüpheli bağlantılara girilmemesi konusunda hayati bir uyarıda bulunuyor. Hukuki süreci değerlendiren Avukat Volkan Alkılıç ise bu eylemlerin Türk Ceza Kanunu kapsamında "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğunu belirterek, failler için 10 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünün altını çiziyor.