Altın piyasasındaki dalgalanmalar ve tırmanan fiyatlar, vatandaşın sosyal ilişkilerini ve düğün adetlerini de doğrudan etkiliyor. Geçmişte bir "yardımlaşma" aracı olarak görülen düğün takıları, artan maliyetler nedeniyle artık bir "borç" olarak değerlendiriliyor. Bunun en çarpıcı örneği geçtiğimiz günlerde Kayseri'de kayıtlara geçti.
TAKILAN ÇEYREK ALTIN GERİ GELMEYİNCE SOLUĞU İCRADA ALDI
Kayseri'de yaşayan bir kadın, yıllar önce bir yakınının düğününe katılarak gelenekler gereği çeyrek altın taktı. Ancak zaman geçip kendisi dünyaevine girdiğinde, altın taktığı akrabası aynı şekilde karşılık vermedi. Durumu kabullenmeyen ve taktığı altının peşine düşen kadın, olayı mahkemeye taşıyarak icra takibi başlattı.
İTİRAZ GELMEDİ, ALTININ BEDELİ TAHSİL EDİLDİ
Başlatılan hukuki süreç, davacı kadının lehine sonuçlandı. Karşı tarafın başlatılan icra takibine herhangi bir itirazda bulunmaması üzerine borç yasal olarak kesinleşti. Sürecin sonunda, geri gelmeyen çeyrek altının güncel bedeli icra yoluyla alacaklıya eksiksiz teslim edildi.
DÜĞÜN TAKISI 'BORÇ' MU, 'HEDİYE' Mİ?
Yaşanan bu ilginç olay, toplumda uzun süredir tartışılan bir konuyu yeniden alevlendirdi. Kimi vatandaşlar takılan altının geri beklenmemesi gerektiğini savunurken, kimileri ise bu durumun yazılı olmayan bir toplumsal sözleşme olduğunu dile getiriyor.