Altın fiyatlarındaki sert yükseliş, gayrimenkul yatırımcısının aklını çeldi. Piyasada son dönemde artan ikinci el konut satışlarının sebebinin, "daha iyi bir eve geçmek" değil, "nakde dönüp altına yatırmak" olduğu ortaya çıktı. Ancak sektör temsilcileri, bu stratejinin büyük bir risk barındırdığını belirtiyor.
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre; bulunduğu semtte yenisini almaya gücü yetmeyen mülk sahipleri, değeri sınırlı olan eski dairelerini elden çıkarıyor.
Motivasyon: Konut fiyatlarının yatay seyretmesi ve altının hızlı prim yapması.
Hedef: Evi satıp parayı altına yatırarak kısa vadede serveti katlamak.
Emlak otoriteleri ise bu rüzgarın tersten esebileceği konusunda hemfikir. Konutu "güvenli liman", altını ise "dalgalı deniz" olarak tanımlayan uzmanlar, şu 3 kritik riske dikkat çekiyor:
Volatilite Riski: Altın dönemsel olarak kazandırsa da sert düşüşler yaşayabilir. Konut ise uzun vadede enflasyona karşı her zaman koruma sağlar.
Maliyet Baskısı: İnşaat maliyetlerindeki artış ve arsa üretimindeki kriz nedeniyle konut fiyatlarının düşmesi beklenmiyor. Bugün sattığınız evi, 1 yıl sonra aynı fiyata yerine koyamayabilirsiniz.
Kira ve Barınma: Altın size kira ödemez veya barınma imkanı sunmaz. Konut ise hem pasif gelir (kira) hem de barınma güvenliği sağlar.
Sektör temsilcilerinin ortak görüşü net: "Konutu tamamen elden çıkarıp tüm varlığı altına gömmek, istikrarlı bir varlıktan çıkıp kırılgan bir zemine basmaktır." Uzmanlar, yatırımcıların "hızlı zengin olma" hayaliyle ellerindeki en büyük güvence olan gayrimenkullerini kaybetmemeleri gerektiğini vurguluyor.