Konut piyasasında geleneksel olarak lokasyon, cephe ve oda sayısına odaklanan alıcılar, artık sitelerin yönetsel karnesini masaya yatırıyor. 16 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla emlak piyasasında öne çıkan verilere göre, benzer özelliklere sahip iki konut arasındaki fiyat makası tamamen sitenin kurumsal yapısına göre şekilleniyor.
Yüksek aidatlara rağmen bakımsız kalan ortak alanlar, geçmiş dönemlerden devreden yüklü borçlar ve site yönetimleriyle davalık olan projeler, dairelerin satış kabiliyetini doğrudan düşürüyor. Buna karşın şeffaf bütçe yönetimine sahip, düzenli işletilen sitelerdeki evler ikinci el piyasasında yüksek prim yapıyor.
Satın alma aşamasında uygun fiyatlı gibi görünen birçok konut, sitenin mali tablosu incelendiğinde alıcı için ciddi bir külfete dönüşebiliyor. Planlanan büyük güçlendirme masrafları, asansör yenileme giderleri ya da sitenin ödenmemiş elektrik-su borçları, yeni ev sahibinin cebinden çıkacak toplam tutarı katlıyor.
Gayrimenkul uzmanları, bilinçli alıcıların artık tapu dairesine gitmeden önce sitenin son genel kurul tutanaklarını, işletme projesini, devam eden icra/dava dosyalarını ve aylık aidat dağılımını titizlikle incelediğini belirtiyor.
Özellikle büyükşehirlerde kısa süreli ve günübirlik kiralamaların yoğunlaştığı sitelerde yaşanan güvenlik zafiyetleri ile sürekli gürültü tartışmaları, ailelerin bu projelerden uzaklaşmasına yol açıyor.
Buna karşılık ortak yaşam kurallarının tavizsiz uygulandığı, çocuk oyun alanlarının güvenle kullanıldığı ve sakin profilinin dengeli olduğu sitelerde yer alan konutlar, satış listelerinde daha kısa sürede el değiştiriyor ve piyasa ortalamasının üzerinde fiyatlanıyor.