Ekonomi dünyasının yakından takip ettiği Prof. Dr. Özgür Demirtaş, 1 Mayıs 2026 tarihinde yayımladığı analizinde altın piyasalarındaki son dalgalanmaları ve küresel sistemin yeni rotasını mercek altına aldı. YouTube kanalı üzerinden yatırımcılara seslenen Demirtaş, piyasadaki panik havasını sert bir dille eleştirdi. Mevcut verilerin bir düşüşe değil, aksine matematiksel bir zorunlulukla yukarı yönlü bir patlamaya işaret ettiğini vurgulayan ünlü ekonomist, yatırımcıları büyük resmi görmeye davet etti. 5N1K çerçevesinde bakıldığında; Demirtaş, küresel faiz yükü ve jeopolitik gerilimler nedeniyle altının önümüzdeki dönemde 7 bin dolara kadar uzanan bir yolculuğa çıkacağını savunuyor.
Demirtaş, veriye dayalı analiz metodunu kullanarak altın fiyatlarındaki mevcut hareketliliği "bilinçli bir baskılama süreci" olarak tanımladı. Birçok yatırımcının kaygı duyduğu 4.500-4.700 dolar bandı, Demirtaş'a göre aslında büyük oyuncuların sessizce toplama yaptığı bir "birikim alanı" niteliği taşıyor.
Televizyonlarda "altın uçuyor" haberleri çıktığında asıl kazanç fırsatının kaçırılmış olacağını hatırlatan Demirtaş, şu kritik uyarıda bulundu: "Piyasa size fırsatı gürültü başladığında değil, her şey sessizken verir". Bu süreci önceden okuyabilenlerin kazançlı çıkacağını ifade eden ekonomist, altının sadece bir yatırım değil, bir "güven aracı" olduğunun altını çizdi.
Altın fiyatlarını yukarı taşıyacak olan unsurları matematiksel temellere dayandıran Demirtaş, piyasayı tetikleyecek üç ana faktörü şu şekilde sıraladı:
Jeopolitik Gerilimler: ABD ve İran arasındaki gerilimin ekonomik maliyetinin artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini belirten Demirtaş, petrol fiyatlarındaki dengelenmenin merkez bankaları üzerindeki faiz baskısını azaltacağını öngörüyor.
Faiz Yükünün Sürdürülemezliği: Mevcut sistemin bu yüksek faiz yükünü daha fazla taşıyamayacağını ifade eden Demirtaş, merkez bankalarının büyümeyi korumak için eninde sonunda gevşeme politikasına döneceğini ve bu durumun altını "zincirlerinden kurtaracağını" savundu.
Güven Krizi ve Rezerv Değişimi: Dünya genelindeki merkez bankalarının dolar rezervlerini azaltarak altın stoklarını artırması, sisteme olan güven krizinin en net göstergesi olarak yorumlandı.
Prof. Dr. Demirtaş, analizinde Türkiye özelindeki duruma da geniş yer ayırdı. Yerel yatırımcıyı "çift katmanlı" bir fiyat artışının beklediğine dikkat çeken ekonomist, döviz kurunun baskı altında tutulmasının matematiksel olarak sürdürülemez olduğunu hatırlattı. Küresel ons altın artışı ile yerel kur atağının birleşmesi durumunda, altın fiyatlarında ani bir sıçramanın kaçınılmaz olduğu uyarısını yaptı.
Analistin öngörüsüne göre altın, önce 5 bin dolar ve ardından 5 bin 500 dolar sınırlarını aşarak 7 bin dolar yolculuğuna başlayacak. Bunun bir tahmin değil, sistemin dayattığı zorunlu bir sonuç olduğunu belirten Demirtaş, rasyonel yatırımcıyı sessizliği fırsata çevirmeye çağırdı.