İsveç yönetimi, ülke tarihindeki en yüksek bütçeli geri dönüş teşvik paketini resmi olarak uygulamaya koydu.
Eylül ayındaki genel seçimler öncesinde göç baskısını azaltmayı temel politika haline getiren hükümet; AB dışındaki ülkelerden gelen ve kendi rızasıyla ülkeyi terk etmeyi taahhüt eden yabancılara kişi başına 350 bin İsveç kronu (yaklaşık 37 bin dolar / 1 milyon 750 bin TL) ödeme yapıyor.
Resmi kayıtlara yansıyan ilk veriler, ayrılan geniş mali kaynağa karşın göçmenlerin programa mesafeli durduğunu ve teşvikten şu ana dek yalnızca 171 kişinin yararlandığını gösteriyor.
Stockholm yönetimi, parasal teşvikin yanı sıra ülkedeki yabancı nüfusa yönelik yasal oturum kriterlerini de belirgin biçimde sıkılaştırdı.
Kazanılmış kalıcı oturum izni uygulaması rafa kaldırılarak, tüm oturum izinlerinin her 3 yılda bir yeniden değerlendirilmesi şartı getirildi.
Ağustos ayı itibarıyla ilk kez zorunlu vatandaşlık sınavını başlatan Göç Bakanı Johan Forssell; vatandaşlığın yalnızca hak değil sorumluluk getirdiğini, İsveç dili ve toplumsal kuralları hakkında bilgi sahibi olunmadan pasaport verilmesinin kabul edilemeyeceğini bildirdi.
Hükümetin devreye soktuğu nakit teşvik modeli, parlamentodaki muhalefet partileri ve göçmen hakları savunucuları tarafından sert dille eleştirildi.
Finansal destek teklifinin toplumsal kutuplaşmayı ve ayrımcılığı körükleyeceğini savunan sivil toplum temsilcileri, ülkede yerleşik hayat kuran göçmenlerin büyük bir kısmının geri dönmeyi düşünmediğini kaydetti.
Bütçeden ayrılan yüksek meblağlı ödeneğin verimsiz bir yöntem olduğunu belirten muhalefet kanadı, 171 kişilik katılımın politikanın sahadaki başarısızlığını gösterdiğini öne sürüyor.