Altın Rafinerileri Derneği’nin çekili altın kullanımını durdurmaya yönelik gönderdiği yazı, Kapalıçarşı’da büyük tartışma yarattı. İstanbul Kuyumcular Odası, uygulamanın herhangi bir yasal dayanağı olmadığını açıklarken, Kapalıçarşı esnafı ise karara tepki göstererek geleneksel ödeme yöntemini kullanmayı sürdüreceklerini duyurdu.
RAFİNERİLERİN YAZISI ORTALIĞI KARIŞTIRDI
Türkiye’nin en büyük ticaret merkezlerinden Kapalıçarşı’da “çekili altın” olarak bilinen ödeme yöntemi üzerinden kriz çıktı. Geçen ay kurulan Altın Rafinerileri Derneği, bölge esnafına mail yoluyla gönderdiği yazıda yıllardır alacak-borç ödemelerinde kullanılan çekili altının artık kullanılmaması gerektiğini bildirdi. Derneğin çağrısı, Kapalıçarşı kuyumcularının sert tepkisine neden oldu. İstanbul Kuyumcular Odası da devreye girerek böyle bir kararın hukuki dayanağının bulunmadığını açıkladı. Bölgede tansiyonu yükselten yazıya rağmen esnaf, çekili altın kullanımını sürdürme kararı aldı. Ancak son yıllarda farklı kurumların baskısıyla karşı karşıya kalan Kapalıçarşı’da bu gelişmenin mevcut huzursuzluğu artırdığı ifade edildi.
“ÇEKME ALTIN” OLARAK DA BİLİNİYOR
Sektörde “çekme” ya da “kesme altın” olarak da bilinen çekili altın, genellikle 24 ayar saf altının pres makinelerinde ince şeritler halinde çekilmesiyle elde ediliyor. İşçiliksiz olması ve düşük alım-satım farkı sunması nedeniyle yatırım aracı olarak tercih edilen ürün, paketli gram altınlara göre daha düşük maliyetli olmasıyla öne çıkıyor. Kapalıçarşı’da esnafın kendi arasındaki alacak-borç ilişkilerinde de temel ödeme araçlarından biri olarak kullanılıyor.
“NİHAİ TÜKETİCİYE SATIŞI YASAK AMA TİCARETİ SERBEST”
Sektör temsilcilerine göre çekili altının nihai tüketiciye satışı yasak olsa da, yetki belgesine sahip firmalar arasında ticareti serbest durumda bulunuyor. Bu uygulamayı destekleyen bir genelgenin de olduğu belirtiliyor. Buna rağmen Nisan ayında 9 rafineri tarafından kurulan Altın Rafinerileri Derneği’nin, Şırnak’ta yakalanan kaçak altın olayını gerekçe göstererek çekili altınla ödemelerin durdurulmasını istediği ifade edildi. Derneğin üyelerine gönderdiği yazıda, 4 Mayıs 2026 itibarıyla rafinerilerin çekili altın üretmemesi ve alım-satım yapmaması gerektiği kaydedildi.
“ÇEKİLİ ALTINLAR KÜLÇEYE DÖNÜŞTÜRÜLECEK”
Gönderilen yazıda mevcut çekili altınların borç ödemelerinde kullanılmasının ancak belirli belgelerle mümkün olacağı belirtildi. Ayrıca gün içinde toplanan çekili altınların rafinerilere gönderilerek külçe altına dönüştürüleceği ifade edildi. Esnaf ve üreticilere yapılacak küsuratlı ödemelerin ise damgalı külçe altınların kesilmesiyle gerçekleştirileceği aktarıldı. Yazıda ayrıca çekili altın üretimi ve ticaretine devam eden kişi ve kuruluşların ihbar edilmesi çağrısında bulunuldu.
İSTANBUL KUYUMCULAR ODASI: YASAL DAYANAK YOK
Altın Rafinerileri Derneği’nin yazısının ardından İstanbul Kuyumcular Odası resmi sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Açıklamada, çekili altının yasaklandığına dair herhangi bir resmi düzenleme bulunmadığı vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı: "Yüzyıllardır üretimin olmazsa olmazı olan çekili has altın değişiminin yasaklanması gibi bir durum söz konusu değildir. Resmi Gazete’de yayımlanmış yeni bir yönetmelik de yoktur."
Bu açıklama, derneğin girişiminin hukuki karşılığı olmadığı yönündeki tartışmaları güçlendirdi.
ESNAF TEPKİLİ: SEKTÖR DURUR
Kapalıçarşı esnafı ise söz konusu girişimin ticareti rafinerilere yönlendirme amacı taşıdığını öne sürdü. Bir kuyumcu esnafı, “Bu karar, çekili altını devre dışı bırakıp bizi rafinerilerin ürettiği altınlara yönlendirme çabası gibi görünüyor. Uygulanırsa sektör durur. Bugün 220 gram altın almak istiyorum, bunun için kesme yapmak zorundayım. Ama kesme yok deniliyor, standart paketleri almak zorundasın. Üstelik gram altında işçilik var, bu da maliyeti artırıyor. Bir kilo altında 7,5 gram fark oluşuyor, ben o kadar kazanmıyorum” diyerek tepkisini dile getirdi.
Bir başka esnaf ise yazıda hangi bakanlığa atıf yapıldığının bile belirtilmediğine dikkat çekerek, “Şırnak’taki kaçak altın olayını gerekçe gösterip bunu sektör geneline yaymak doğru değil. Böyle bir uygulama olamaz. İstanbul Kuyumcular Odası gerekli düzeltmeyi yaptı ama Türkiye’deki tüm oda ve derneklerin de buna tepki göstermesi gerekiyor. Önemli olan benim faturayla alıp faturayla satmam” ifadelerini kullandı.