Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde okullarda görev yapacak temizlik personeli için köklü bir istihdam reformuna hazırlanıyor. Şu anda Toplum Yararına Program (TYP) ile sağlanan geçici iş gücünün yerine, kalıcı ve kurumsal yapılar içeren üç farklı seçenek masaya yatırıldı.
Bakanlık kaynaklarına göre, yeni model Eylül 2026 itibarıyla uygulanabilir hale gelecek. Hedef, hijyen standartlarının sürekliliğini sağlamak ve personel sirkülasyonunu azaltmak.
MEB’in Masasındaki 3 Seçenek
Millî Eğitim Bakanlığı’nın ilgili birimleri tarafından yürütülen istihdam analizlerine göre üç farklı senaryo ön plana çıkıyor:
Profesyonel Hizmet Tedariki:
81 ilin valilikleri aracılığıyla düzenlenecek ihalelerle, temizlik hizmetinin taşeron firmalar üzerinden yürütülmesi. Bu modelde özel sektör üzerinden hizmet alımı yapılacak.
Kurumsal Şirketleşme Modeli:
MEB bünyesinde kurulacak yeni bir kamu şirketi veya iktisadi işletme aracılığıyla bölgesel temizlik personeli istihdamı. Alımlar merkezi bir yapıyla gerçekleştirilecek.
Sürekli İşçi Kadrosu:
İlgili bakanlıkların ve kamu kurumlarının onayı doğrultusunda, temizlik görevlilerinin doğrudan “sürekli işçi” statüsüyle kamuya alınması. Bu senaryo, kadro imkânı nedeniyle kamuoyunun en çok dikkatini çeken seçenek olarak öne çıkıyor.
Amaç: Hijyen Sürekliliği ve Kurumsal Hafıza
Millî Eğitim Bakanlığı’nın temel hedeflerinden biri, okullardaki temizlik hizmetlerini geçici ve dönemsel çözümlerden arındırmak. Sürekli iş gücü ile okul içi hijyenin kalıcı bir kalite standardına kavuşturulması ve hizmet içi deneyimin korunması amaçlanıyor.
Yetkililer, geçici personel modeliyle sağlanan iş gücünün eğitim dönemi dışında yetersiz kaldığını ve operasyonel boşluklar doğurduğunu belirtiyor.
Karar Eylül 2026’ya Kadar Netleşecek
Söz konusu reformun, 2026-2027 eğitim öğretim yılı başlamadan önce netlik kazanması bekleniyor. Bakanlık, eğitim kurumlarının ihtiyaçlarına göre en sürdürülebilir modeli hayata geçirmeyi hedefliyor.
Özellikle okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenci velileri tarafından yakından takip edilen bu süreç, kamuda istihdam politikalarının yeniden şekillenmesine de örnek teşkil edecek.