Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), 15 Temmuz 2016’da Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesi içine gizlenmiş, askeri hiyerarji dışında hareket eden unsurları ile darbe girişiminde bulundu. Savaş uçaklarından atılan bombalar, helikopter, tank ve silahlar ile hedef gözetilerek açılan ateş sonucunda 253 vatandaş şehit düştü. 2 bin 196 kişi yaralandı. Çatışmalarda 34 darbeci ise ölü olarak ele geçirildi.
390 BİN ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI
Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre; sahada aktif rol alan ve emri verenlerin de aralarında bulunduğu 390 bin 354 şüpheli gözaltına alındı. Türkiye genelinde doğrudan fiili darbe eylemine katılanlarla ilgili 289 dava açıldı ve bu davaların tamamı ilk derece mahkemeleri tarafından karara bağlandı. Sanıklardan 4 bin 891’i ceza aldı. 1634’ü ağırlaştırılmış müebbet, 1366’sı ise müebbet hapse mahkum edilirken, 1891 sanığa da çeşitli sürelerde hapis cezası verildi.

HAİN PLAN GÜLEN TARAFINDAN ONAYLANDI
15 Temmuz darbe girişimi her ne kadar ordu içindeki rütbeli subaylar tarafından uygulamaya geçirilse de ardında planlayıcıları ve yöneticileri arasında ABD’de yaşayan FETÖ’nün başındaki Fetullah Gülen ile onun Türkiye’deki imamları vardı. FETÖ’nün polisteki, yargıdaki ve telekomünikasyon alanında uzman kadroları da, darbede belirli ölçüde rol oynamaları için görevlendirilmişti. Eğer darbe girişimi başarılı olsaydı sadece hükümet sistemi değil rejim değişikliği de hedefleniyordu.

Darbe girişiminin tepesindeki isimlerden Adil Öksüz, 15 Temmuz öncesinde ABD’ye giderek, darbe planını Gülen’e onaylattı ve hemen Türkiye’ye döndü. Türk halkı; Türkiye’nin bir felaketin eşiğinden döndüğü 15 Temmuz gecesi, dünya siyasi tarihine geçecek bir demokrasi dersi verdi.

AMAÇ ÜLKE YÖNETİMİYDİ
Varlığını dini değerler, ihtiyaç sahibi insanlara yardım, eğitim desteği gibi gösterse de asıl amacı ülke yönetimini ele geçirmekti. Bürokrasideki varlığına çok güvenen FETÖ bu gücü arkasına alarak siyasette ve ülke yönetiminde söz sahibi olmak istiyordu. Ancak siyasete nüfuz etme çalışmalarının istediği gibi sonuçlanmadığını 1 Kasım 2015 seçimlerinde gören Fetullah Gülen o gün darbe kararını aldı. 15 Temmuz’a giden yolun taşları 8 ayda döşendi.

FİRARİLERE MİT KISKACI
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yurt dışına kaçan örgüt mensuplarının Türkiye’ye iadesi için diplomatik, hukuki ve istihbari operasyonlar devam ediyor. Adalet Bakanlığı aracılığıyla bugüne kadar 100’den fazla ülkeden firarilerin iadesi resmi yollarla talep edilirken, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve emniyet güçlerinin koordineli sınır ötesi operasyonlarıyla, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarındaki 20’den fazla ülkeden, aralarında sözde üst düzey sorumluların da yer aldığı 100’den fazla terör örgütü mensubunu Türkiye’ye getirerek adalete teslim etti. MİT, geçen 10 yıllık süreçte FETÖ’ye yönelik toplam 1.710 operasyon gerçekleştirdi, 6 bin 906 örgüt mensubu hakkında adli işlem yapılması sağlanırken, bu şahıslardan 4 bin 403’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

GÖZALTI SAYISI 704’E ÇIKTI
Adalet ile İçişleri bakanlıklarının koordinasyonunda 13 Temmuz sabahı 81 ilin başsavcılığınca FETÖ’ye yönelik soruşturmalar kapsamında 968 şüpheliye operasyon düzenlenmişti. Operasyonlar kapsamında gözaltına alınan şüpheli sayısı 704 oldu. 269 şüphelinin yakalanması için ise çalışmalar ise sürüyor.
"BİZİM BİNLERCE YILLIK TARİHİMİZDE..."
Öte yandan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda “15 Temmuz’un 10. Yılında: İrade Bizim, Zafer Bizim Paneli” düzenlendi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, panale bir video mesaj gönderdi. Devlet ve milletin kanlı darbe girişimine karşı destansı bir direniş gerçekleştirdiğini belirten Duran, “15 Temmuz 2016 gecesi, her yönüyle milletimizin istikbaline yön veren bir gece oldu. Bizler, o gecenin zaferini Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın daha ilk dakikalardan itibaren kararlı ve bağımsız siyasi duruşuna ve liderliğine borçluyuz. İstanbul’da, başkentimiz Ankara’da ve Türkiye’nin birçok yerinde milyonlar, Cumhurbaşkanı’mızın çağrısına kulak verdi, sokaklara döküldü ve millet, iradesine sahip çıktı. Bizim binlerce yıllık tarihimizde esaret, ihanet ve alçakça oyunlara boyun eğmek yoktur. 15 Temmuz’da bu tarihsel misyon bir kez daha tezahür etmiştir” ifadelerini kullandı.
"HER ÜLKEYE TEHDİT"
“Bugün bizler, FETÖ yapılanmasının izlerini devletimizden ve ülkemizden sildik” diyen Duran, şunları kaydetti: “Türkiye’nin iadesini istediği FETÖ mensupları çeşitli ülkelerde bulunmakta ve adeta desteklenmektedir. Türkiye’nin dostu olan ve bu dostluğu karşılıklı besleyip büyütmek isteyen bütün ülkelere çağrımız şudur: Milletimizin egemenliğini ve demokrasimizi hedef alan yapılara karşı, dostlarımızdan yanımızda durmalarını ve vefa duygusu ile hareket etmelerini bekliyoruz. Zira FETÖ, sadece Türkiye’yi ilgilendiren bir ulusal güvenlik sorunu değildir. FETÖ, faaliyet gösterdiği her ülke için açık bir tehdittir.”
Duran, “Toplumların gerçekliğini ana akım medya anlatıları gölgeleyebilmektedir. O halde ayrı coğrafyalarda olsak da aynı sorunlarla karşılaştığımızın farkında olmalı, küresel sorunlara müşterek çözümler üretmeliyiz. Türkiye’nin 15 Temmuz tecrübesi, bu bakımdan evrensel bir anlam taşımaktadır” ifadelerini kullandı.