Salihli Turizm Derneği Kurucu Başkanı Mustafa Uçar, “Bugün bu volkanik alanın altında çok eski kültürlerin yaşadığını biliyoruz. Bunun en büyük kanıtı ise 26 Bin yıllık ayak izleri” dedi.
Bölgenin hayat ve bereket kaynağı Gediz Nehri’nin iki yakasına kurulmuş bir belde olan Adala, yemyeşil doğası, antik çağdan günümüze uzanan binlerce yıllık geçmişi ve volkanik coğrafi yapısı ile adeta keşfedilmeyi bekleyen bir cennet. Gediz Ovası, Demirköprü Barajı, Marmara Gölü ve antik çağda "Katakekaumene" olarak adlandırılan "Yanık Ülke"nin ortasında yer alan Adala Kanyonu, sönmüş lav akıntılarının arasında doğal güzelliklerinin yanı sıra Gediz Nehri'ne de yarenlik yapmakta olduğu belirtildi.
“26 bin yıllık ayak izleri kanıt”
Yapılan araştırmalar sonucu ismini Bergama Kralı Atallos'tan aldığı tespit edilen Adala'nın çok eski kültürlere ev sahipliği yaptığını belirten Salihli Turizm Derneği Kurucu Başkanı, Araştırmacı-Yazar Mustafa Uçar, ”Adala MÖ 200’lü yıllardan Bin 800’lü yıllara kadar geçen süreçte önemli yerleşim birimlerinden biri konumundadır. Kanyon kenarında yer alan temel kalıntılarından orada bir kalenin olduğunu biliyoruz. Kula-Salihli arası tespit edilebildiği kadarı ile büyük ve küçük olmak üzere 80 tane yanardağ krateri var. Bu yanar dağların 13 bin yıl önce söndüğü jeologlar tarafından yapılan araştırmalarda ortaya çıktı. Bugün bu volkanik alanın altında çok eski kültürlerin yaşadığını biliyoruz. Bunun en büyük kanıtı ise 26 Bin yıllık ayak izleri” dedi. “Dur ya Zavallı” Uçar, ”Efsaneye göre; yanardağ lavlarının günlerce sürüp batıya doğru akarak vadi önünde bulunan yerleşim alanına doğru gelmesinden ürperen halk, silahlanıp din adamlarından yardım istiyor. O dönemde Satala olarak adlandırılan kentin din adamları tanrılarına yalvararak, büyük bir inançla lavlara “Satetkitala” yani “Dur ya Zavallı” diyerek bağırıyorlar ve bu içten yakarış üzerine lavların akışı duruyor” dedi
“Mavi ve yeşilin dayanılmaz uyumunu sergiliyor”
Uçar, ” Ege Bölgesi'nin hayat ve bereket kaynağı olan Gediz Nehri'nin iki yakasına kurulu Adala, yemyeşil doğası, antik çağdan günümüze uzanan binlerce yıllık geçmişi ve coğrafi yapısıyla keşfedilmeyi bekleyen bir cennet olarak dikkati çekiyor.
Doğal güzelliği ve volkanik yapısının yanı sıra Ege Bölgesi’nin su ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan ve Gediz Nehri üzerinde kurulu bulunan Demirköprü Barajı’ndan alıyor. Binlerce yıldır bereketli ovaları sulayan ve eski ismi Hermos olan Gediz Nehri’nin iki yakasında kurulu olan bu şirin belde, çevresini saran dağ ve tepelerin eteklerini kaplayan bitki örtüsü ile mavi ve yeşilin dayanılmaz uyumunu sergiliyor.
Hermos Kanyonu olarakta bilinen Adala Volkanik Kanyonu, Demirköprü Barajı ile Adala Beldesi arasında yer almaktadır. Beş kilometre uzunlunda olan kanyon Kaplan Divlit volkan konisi’nden çıkan bazaltik lavların doldurduğu arazinin, Gediz Nehri tarafından aşındırılması (yarması)ile oluşmuştur. Muhteşem görüntüye sahip Adala volkanik kanyonu yürüyüş, bisiklet gibi açık hava sporları ve dinlenme için uygun bir alandır ”dedi.





