Ara
Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Alhat: Zeytinin kara suyu gübre olarak kullanılmalı

Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Alhat: Zeytinin kara suyu gübre olarak kullanılmalı

Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Alper Ahlat, Manisa’daki zeytin ve zeytinyağı üretimi hakkında açıklamalarda bulundu. Zeytinden çıkan ve karasu olarak adlandırılan suyun zeytin ağaçlarının verimliliğini arttırdığını ve bunun ülke genelinde de kullanılır hale getirilmesi gerektiğini belirten Ahlat “Bir meyvenin ağacından toplanan ürünün yarısı suysa ve bu su gübreli bir su ise gübreyi ithal ederken bu suyu neden kullanmayalım?” dedi.

KAYNAK: HÜSAMETTİN EDEBALİ
Okunma Süresi: 3 dk

Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Alper Alhat, katıldığı bir televizyon programında zeytin üreticilerinin sorunlarını ve sektöre ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi. Zeytin ağaçlarından elde edilen ve kara su olarak belirtilen suyun tarımda kullanılır hale getirilmesi gerektiğini belirten Alhat, bu suyun birçok minerale sahip olduğunu ve toprağa verilmesi durumunda verimliliği arttırdığını söyledi. Alhat “Bir meyvenin ağacından toplanan ürünün yarısı suysa biz bunun tarıma verilmesini neden kullanmıyoruz? Bu su gübreli bir su bu nedenle de bu suya biz altın su diyoruz. Şu anda gübreyi ithal ederken bu suyu neden kullanmayalım?  İçerisinde potasyumu ve izel elementleri en yüksek su ağaçtan elde ettiğimiz ve altın su dediğimiz su. Biz bunu tarımda kullanmak istiyoruz. Geçen ay Portekiz'den zeytin üretici birlikleri geldi. Öğrendik ki 8 ton tarımda su kullanma izinleri varmış. Ya biz zaten 8 ton kullansak fabrikacılar bu suyu satmaya kalkarlar. Çünkü bu su çok değerli bir su. Biz bunu kendi arazilerimizde kullanıyoruz ve inanılmaz bir verim elde ediyoruz. Bir defa doğanın ürettiğini doğaya geri vermemiz lazım. Yağmurlar yağıyor, derelerden taşıyor sonra denizlere gidiyor. Bunları çözmemiz lazım” diye konuştu.

SUYUN NE KADAR KIYMETLİ OLDUĞUNU ANLADIK

Türk milletinin birçok konuda “bıçak kemiğe dayanıncaya kadar bekleyen bir millet” olduğunu belirten Alhat, yaşanan kuraklığa işaret ederek, “Kuraklık sürekli konuşuluyor fakat biz sularımız kesilince kuraklığı anlıyoruz. Şimdi devlet her konuda destek veriyor. Yağmur hasadı için de destek veriyor. Üretici bu noktada artık yağmur yağdığında suları biriktirmesi gereken bir döneme geldi. Suyun ne kadar kıymetli olduğunu anladık” ifadelerini kullandı.

ÜRETİMDEKİ YAŞ ORTALAMASI 65’E ÇIKTI

Tarım sektöründeki en önemli sorunlardan birinin de üretim yapanların yaş ortalamasının 65’lere kadar çıkması olduğunu kaydeden Alhat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz hep işsizliği konuşuyoruz. Herkes bir kurumda bir iş istiyor. Hiç kimse tarımla uğraşmak istemiyor. Türkiye'de üreticinin yaş ortalaması 65. Yani kamuya girmek için herkes birbirinin sırtına çıkıyor ama tarımda çalışmak için bir genç kapımızı çalmıyor. Peki neden gençler gelmiyor? Yanlış anlatılmış ya da yanlış yaşanılmış. Daha önceki tecrübesizlikler ya da daha önceki para kazanılmayan hikayeler. Üretici dediğinizde eli yaralı çatlak yüzü güneşte yanmış insanlar. Esasında şu anda böyle bir durumda değiliz. Tarım inanılmaz bir şekilde teknolojik bir şekilde yapılmaya başladı. Biz tarımı keyifli hale de getirebiliriz. Ama baktığınızda 65 yaş ortalama tarım nüfusu için gelecek noktasında esasında çanın çaldığı bir noktadayız.

KULLANILMAYAN ARAZİLER GENÇLERE VERİLSİN

Bu noktada yapmamız gereken işler var. Biliyorsunuz geçen 2 sene önce bir kanun çıktı. Bakılmayan araziler 2 yıl boyunca gençlere verebilir ya da kiralanabilir. Gençler kiralasın devlet de bu gençlere destek versin. Bir sürü devlet arazileri var. Biz işsizlikle baş etmek istiyorsak ve tarıma da ihtiyacımız varsa bu tarz yönlendirmeleri yapmamız gerekiyor. Tarımla ilgilenen herkes para kazanamıyor. İşte tarım ürünleri para yapmıyor. Bunları da sürekli görüyoruz. Ama bu hep sürekli bu şekilde devam edemez. Bir yerden sonra aynı borsa gibi düşünün. Borsa düştü düştü. Şimdi yükselmesi bekleniyor ve yükselecektir. Tarım her zaman değerli. Çünkü gıda herkesin ihtiyacı. Nüfus artıyorsa gıdaya ihtiyacımız var. Sağlıklı gıdaların başında olan zeytini de başta tutmak üzere biz tarıma her türlü yeni projelerine açık olmak zorundayız.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *