CHP’nin dün başlayan 38. Kurultayı’nın ilk gününde parti tarihi için ‘devrim’ niteliği taşıyan gelişmelerden biri yaşandı. Türk siyaset tarihinde örneğine az rastlanır şekilde, muhalif aday Özgür Özel 13 yıllık Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu yenerek yeni genel başkan seçildi. Benzer bir başarıyı, 1972 yılında İsmet İnönü’yü yenerek partinin başına geçen Bülent Ecevit elde etmişti. Ecevit ile Özel arasındaki benzerlikler, dünkü zafer sonrası “CHP’de 2. Karaoğlan dönemi başladı” yorumlarına neden oldu.
‘KRAL ÇIPLAK’ DİYEN İLK İL MANİSA
Türkiye’nin en eski partisi olan CHP’nin 38. Olağan Kurultayı dün Ankara’da başladı. Sık sık yaptığı kurultaylar ve çok adaylı yarışlar nedeniyle ‘Kurultaylar Partisi’ olarak anılan CHP’de 13 yıllık Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Mayıs ayında yapılan Milletvekilliği Genel Seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir kez daha yaşanan mağlubiyet nedeniyle zor günler yaşıyordu. Güvenoyu niteliğindeki bu kurultayı alarak gücünü pekiştirme planları yapan Kılıçdaroğlu, seçimlerden sonra ‘kral çıplak’ çıkışını ilk yapan örgüt olan Manisa İl Örgütü ve Manisa’nın yetiştirdiği en önemli siyasetçilerden biri olan Özgür Özel karşısında tarihi bir mağlubiyet aldı.
İMAMOĞLU FAKTÖRÜ ÖZEL’E GÜÇ KATTI
Seçimler sonrası Manisa İl Örgütü’nün ‘çoban ateşi’ olarak nitelendirilebilecek tepkisi kısa sürede ülke geneline yayıldı ve buna paralel olarak Özgür Özel ve bazı arkadaşlarının yaptığı eleştiriler, seçim nedeniyle Kasım ayına ertelenen kurultay öncesi Özel’i ‘doğal rakip aday’ haline getirdi. Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı nedeniyle milletvekili olamaması sonucu, Meclisin en tecrübeli isimleri arasında yer aldığı için ‘Grup Başkanı’ seçilen Özgür Özel, kısa sürede adaylığı özümsedi, hızlı ve etkili bir hazırlık süreciyle de adaylığını pekiştirdi. Partide değişim isteyen CHP’li İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da en güçlü muhalif aday olan Özel’in yanında yer alması, Kılıçdaroğlu’nun gidişinin taşlarını döşeyen en önemli gelişme oldu.
KURMAYLARI KILIÇDAROĞLU’NU KANDIRDI
Ancak Türk siyaset tarihinde örneğine çok az rastlanan ‘genel başkanın kurultayda devrilmesi’ olasılığı, bu kurultay için de düşük bir ihtimal olarak görülüyordu. 13 yıllık Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu partinin her kademesinde gücünü pekiştirmiş, dahası onun gidişiyle koltuğunu kaybetme korkusu yaşayan Genel Merkez ve birçok örgüt yöneticisi istifa çağrılarına olumlu karşılık vermemesi gerektiği, istifa etmesi durumunda partinin büyük zarar göreceği, zaten kurultayı da rahatlıkla kazanabileceği konusunda Kılıçdaroğlu’nu ikna etmişlerdi. Genel Merkez’in gücü ve her partide olduğu gibi parti içi demokrasideki eksiklik, siyasi otoritelerde de Kılıçdaroğlu’nun her şeye rağmen kazanacağı düşüncesini oluşturdu. Kurultay salonunda da genel başkanlık için oy sayımı sona erene kadar da bu hava hakimdi.
SONUCU İMAMOĞLU’NUN HİKAYESİ BELİRLEDİ
CHP’deki Genel Başkanlık devriminin en önemli etkenlerinden biri şüphesiz İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun duruşu ve hikayesinde gizli. Uzun yıllar sonra CHP’nin en büyük siyasi başarısı olarak partiye İstanbul’u kazandıran İmamoğlu, ‘ülkede iktidar’ hayallerini de dirilten isim oldu. CHP’nin ‘başarılı’ yüzünün desteğini alan ve onu kendi fotoğraf karesine koyan Özel, bu kare ile ülkede iktidar olabileceği konusunda tabanda büyük bir inandırıcılık sağladı. Bu inandırıcılık genel başkanlık seçimlerinin ilk turunda salt çoğunluğu sadece bir oyla kaçırmasını sağladı. İkinci turda ise bu kez İmamoğlu’nun hikayesiyle Genel Başkanlık yolu ardına kadar açıldı. Delege ikinci kez sandığa gittiğinde muhtemelen İmamoğlu’nun 13 bin oyla kazandığı ancak YSK tarafından yenilenen seçimde bu kez farkın 800 bine çıkmasını hatırladı. İlk turda Kılıçdaroğlu’na oy veren 129 delege, bu kez ilk turun galibi olan Özel’in liderliğini pekiştirmek için oyunu bu yönde değiştirdi.
PARTİ TARİHİNİN EN ÖNEMLİ OLAYLARI ARASINDA
Siyasette bir deyim vardır; ‘Delege ayçiçeği gibidir, güneş nerdeyse yüzünü oraya döner’ denir. Kurultaydayi Genel Başkanlık seçiminin ikinci turunda bazı delegelerin bu düşünceyle hareket ettiği de söylenebilir. Hatta ikinci tur oylaması öncesinde, Özel’e bizzat gelip oyunun rengini değiştireceğini belirterek ‘biat görüntüsü’ veren nice delegenin olduğu tahmin ediyorum. Sonuç olarak CHP’nin bu kurultayı sonuçları itibariyle parti tarihinin en önemli olaylarından biri olarak kayıtlara geçecek. Hatta kurultayın seçim nedeniyle ertelenmemesi ve zamanında yapılması durumunda ülke için de çok farklı sonuçlar doğurabileceği yönünde nice iddia ortaya atılacaktır.
EN BÜYÜK DEVRİMİ ECEVİT YAPMIŞTI
Kurultayın ve sonuçlarının bir diğer yönü, partinin 5. Olağanüstü Kurultayı’na ciddi benzerlikler göstermesi. 1972’de yapılan kurultayda partinin başında 88 yaşındaki İsmet İnönü vardı ve gençler CHP’de yenilik, değişim, parti içi demokrasi istiyordu. Bir yıl önce yaşanan askeri muhtıra, solcu bazı gençler için Meclis’te idam kararları alınması ve İsmet Paşa’nın böylesine önemli konularda etkisiz kalması gücünü önemli oranda yitirmesine neden oldu. 47 yaşındaki Bülent Ecevit, gençliği ve yeniliği temsil eden isim olarak İsmet Paşa’ya bayrak açtı. Parti içinde iyi çalışan ve CHP’de olağanüstü kurultay için gerekli imzayı toplayan Ecevit ve arkadaşları, kurultayın ilk aşamasındaki Parti Meclisi seçimini de kazanarak büyük bir sürprize imza attı. Savaş meydanlarından gelmiş realist bir lider olan İnönü, bir hafta sonra yapılan ve Genel Başkanlık seçiminin gerçekleştiği kurultayın ikinci aşamasına katılmadı, adaylıktan çekildi. Böylece Ecevit seçimlere tek başına girdi ve İsmet Paşa dönemini kapattı.
ECEVİT’İN BAŞARISINI TEKRARLAYABİLECEK Mİ?
Bugün 75 yaşında olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun en büyük dezevantajı hiç seçim kazanamamasıydı. 2019 yılında önemli başarılar elde edilen yerel seçimlerin mimarlarından biri olan Ekrem İmamoğlu’nun da Özgür Özel’in yanında yer alması, aslında bu sonucun çok da sürpriz görülmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Başarısız bir lider, parti içi demokrasi tartışmaları, yeniliğe ve değişime direnen bir partide değişim yanlılarının doğru adımlarla başarıyı elde etmesi doğal. Yeni süreçte 49 yaşındaki Özgür Özel’in tıpkı Ecevit’in yaptığı gibi partiye ve sonrasında ülke siyasetine bir dinamizm getirmesi bekleniyor. Böylelikle ‘esmer ve yağız delikanlı’ görüntüsüyle ‘2. Karaoğlan’ dönemini partiye yaşatmış olacak…
MİNE BADAN