Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Manisa’da yakın zamanda öldürülen Kadriye Köken, Rukiye Yanar, Şerife Çınar başta olmak üzere öldürülen kadınlar için toplandı. 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda gerçekleşen eylemde kadınlar “Şüpheli kadın ölümlerini aydınlatacağız” pankartı açtı. ‘Yeter, yaşamak istiyoruz, affet me’ afişleri taşıdılar.
TÜRKİYE’DE 294 KADIN CİNAYETİ, 297 ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞTİ
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Manisa İl Temsilcisi İdil Altun, “Manisa’da, yakın zamanda öldürülen Rukiye Yanar, Kadriye Köken ve şüpheli şekilde yaşamını yitiren Şerife Çınar için bir aradayız. 2025 verilerine göre Türkiye’de 294 kadın cinayeti, 297 şüpheli kadın ölümü gerçekleşti. Şüpheli ölümler ve kadın cinayetleri Manisa’da da ülke genelinde de artarak devam ediyor. Bu tablo bize çok net bir şey söylüyor: Bu veriler, ilan edilen “Aile Yılı”nın, sürdürülen cezasızlık politikalarının sonucudur. 11. Yargı Paketi ile birçok suçlu tahliye edildi. Tahliye edilen erkekler kadınları öldürdü. Soruyoruz: Bu yargı paketini Meclis’ten geçirenler, kadınların ölümünden kendilerini sorumlu tutuyor mu? Rukiye Yanar, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde eşi Adem Yanar tarafından, ova bölgesine götürülerek tabancayla vurularak öldürüldü. Rukiye, ailesinin evinden “barıştırma” bahanesiyle alındı. “Barışma” adı altında kadınlar, şiddetin faili olan erkeklerle yeniden aile içine hapsediliyor. Bu yılki verilere baktığımızda, kadınların yüzde 35’inin evli olduğu erkekler tarafından öldürüldüğünü görüyoruz. Rukiye de bunlardan biriydi. Kadriye Köken, kendi yaşamı hakkında söz sahibi olmak istediği için boşanma davası açtı, uzaklaştırma kararı aldırdı. Buna rağmen, sokak ortasında başından tüfekle vurularak öldürüldü. Kadınları korumakla yükümlü olan sorumlulara soruyoruz: Bir kadın, koruma kararına rağmen nasıl öldürülebiliyor? Yoksa bu kararlar sadece birer kâğıt parçası mı? 6284 sayılı yasa etkin uygulansaydı, elektronik kelepçe takılsaydı, belki de bugün Kadriye hayatta olacaktı. Kadınlar öldürüldükten sonra faillerin yakalanmasıyla değil; bireysel silahlanmanın sınırlandırılması, silaha erişimin zorlaştırılması ve 6284’ün etkin uygulanmasıyla korunur. Uzaklaştırma kararları gerçek bir koruma sağlamalıdır. Kadınlar en çok yakınları, eşleri ve aile içinden kişiler tarafından öldürülürken; “Aile Yılı” ilan edenler de en az failler kadar sorumludur. Şerife Çınar, Demirci’de bir dere yatağında ölü bulundu. Bu bir şüpheli ölümdür” dedi.
KADINLARIN ÖLÜMÜ ÖRTBAS EDİLİYOR, AZILI SUÇLULAR SERBEST BIRAKILIYOR
İdil Altun, “2025 yılında şüpheli ölüm sayısı, kadın cinayeti sayısını aşmıştır. 297 kadının ölümü aydınlatılmamıştır. Her aydınlatılmayan şüpheli ölüm, bu sayıların artmasına neden olmaktadır. Kadınlar hayattayken korunmuyor; öldürüldükten sonra ise faillerin etkin ceza alması için mücadele etmek zorunda bırakılıyoruz. Yaşarken koruyamadığınız kadınlar için, öldükten sonra faillerin hak ettikleri cezaları verin. Bu ödül gibi cezalar, faillere cesaret vermekte ve yeni kadın cinayetlerinin önünü açmaktadır. Kadınların ölümü örtbas ediliyor, azılı suçlular serbest bırakılıyor. Biz Aile Yılı’nı da, 11. Yargı Paketi’ni de kabul etmiyoruz. Bizler, öldürülen her kadının peşini bırakmayacağız. Dava takiplerini yapacağız. Failler sanmasın ki onları kollayan bir iktidar, yargı ve kolluk varken kadınlar yalnız. Kadınların her daim yanında olan bir feminist mücadele var. Biz kadın mücadelesinde ısrarcıyız. Kadın cinayetlerini durdurmakta ısrarcıyız. Her kadın düşmanı politikanızda alanlardayız. Kadın cinayetlerini durduracağız, şüpheli ölümleri mücadelemizle aydınlatacağız” diye konuştu. 



KAYNAK: CÜNEYT HASÇELİK
Okunma Süresi: 3 dk
Elektrik Teknisyenleri Esnaf Odası’nda Rıfkı Taşkıncan yeniden başkan
#Manisa Haberleri / 17 Ocak 2026
Manisa’nın geleceği için arazi kullanımı masaya yatırıldı
#Manisa Haberleri / 17 Ocak 2026
Yorumlar
*
Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *