Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri ASIL KRİZ ‘YENİ’ BAŞLIYOR

ASIL KRİZ ‘YENİ’ BAŞLIYOR

Gazeteci Özcan Özkan, CHP’de yaşanan olayları kaleme aldı.

ASIL KRİZ ‘YENİ’ BAŞLIYOR
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 5 dk

CHP’de yaşanan kriz artık yalnızca genel merkez kavgası değildir. Bu saatten sonra mesele, kimin genel başkan olduğu ya da hangi kararın mahkemeden döndüğü tartışmasını aşmıştır. Manisa’da bundan sonra yaşanacak mücadele AK Parti-CHP rekabetinden önce, CHP ile CHP’den kopan yeni hareket arasındaki rekabet olacaktır. Aynı seçmene, aynı mahalleye, aynı belediye başarısına, aynı geçmiş emeğe iki ayrı siyasi yapı talip olacak.Bu da muhalefet tabanı için sancılı bir dönem demektir.Sonuç nettir:CHP Manisa’da il binası krizi kapanmış olabilir. Ama asıl kriz şimdi başlamıştır.

--------

Özgür Özel’in yeni parti yoluna çıkmasıyla birlikte CHP tabanı iki ayrı siyasi adrese doğru çekilmektedir.Bir tarafta CHP’nin kurumsal kimliğini, tarihsel tabelasını ve parti hafızasını temsil eden kadrolar var. Diğer tarafta ise Özgür Özel’in etrafında şekillenen, kendisini “değişim”, “seçilmiş irade” ve “yeni muhalefet” hattı olarak sunmaya hazırlanan bir hareket var.

Bu tablo özellikle Manisa için sıradan bir ayrışma değildir. Çünkü Manisa, Özgür Özel’in memleketidir. CHP’nin yerel seçim başarısında Özel’in siyasi ağırlığı önemli bir motivasyon oluşturmuştur. Dolayısıyla yeni partinin ilk ciddi taban sınavı da büyük ihtimalle Manisa’da verilecektir.

Manisa’da haftalardır süren il binası nöbetinin sona ermesi, krizin bittiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, mücadele artık bina kapısından çıkıp doğrudan tabana indi. Görevden alınan İlksen Özalper’in Ankara’da Özgür Özel’in yanında yer alması, ardından bazı yöneticilerin, gençlik kolları mensuplarının ve üyelerin CHP’den istifa ederek Özel’le yola devam edeceklerini açıklaması, kopuşun Manisa ayağının başladığını gösteriyor.

Artık kimse meseleyi “il binasına kim girecek?” sorusuna sıkıştıramaz.

Asıl soru şudur: CHP seçmeni hangi adreste kalacak?

CHP tabelasında mı, Özgür Özel’in yeni partisinde mi?

İşte bu soru, Manisa’da muhalefet tabanını ikiye bölecek asıl kırılma noktasıdır.

CHP açısından en büyük risk bina kaybetmek değildir. Bina geri alınır, tabela asılır, mühür teslim edilir. Asıl risk, yıllardır aynı sandık çevresinde çalışan, aynı mitingde yan yana duran, aynı belediye zaferini kutlayan insanların farklı partilerin çatısı altında birbirine rakip hale gelmesidir.

Bu tür bölünmeler sadece yönetim katında kalmaz. Mahalleye iner. Sandık görevlisine iner. Belediye meclis üyelerine, kadın kollarına, gençlik kollarına, ilçe örgütlerine, hatta aile ve arkadaş çevrelerine kadar yayılır.

Bugün CHP Manisa’da yaşanacak olan tam da budur.

Bir kesim “CHP Atatürk’ün partisidir, tabela burada, kurumsal çizgi burada” diyecek. Diğer kesim “CHP’nin gerçek iradesi Özgür Özel’le yürüyor, halk desteği burada” diyecek.

Bu iki söylem de kendi içinde güçlü duygulara yaslanıyor. Bu yüzden kavga kısa sürmeyecek.

İlksen Özalper açısından da süreç yeni bir aşamaya geçti. Bugüne kadar “görevden alınan seçilmiş il başkanı” pozisyonundaydı. Bu, kendi tabanı içinde karşılığı olan bir mağduriyet diliydi. Ancak Özgür Özel yeni parti yoluna çıktığı anda bu pozisyon değişti.

Özalper artık yalnızca görevden alınmaya itiraz eden bir isim değil; Manisa’da yeni partinin muhtemel kurucu yüzlerinden biri olarak görülüyor.

Bu durum ona avantaj da sağlar, yük de getirir.

Avantajı şudur: Özgür Özel’in memleketinde yeni partinin örgütlenmesinde doğal merkez isimlerden biri olabilir.

Yükü ise daha büyüktür: Artık sadece “bize haksızlık yapıldı” diyerek siyaset yürütmesi yetmez. Yeni partinin Manisa’ya ne vaat ettiğini, CHP tabanını neden yeni adrese çağırdığını, belediyelerle ve ilçe örgütleriyle nasıl bir yol izleyeceğini açıkça anlatmak zorundadır.

Çünkü mağduriyet bir yere kadar taşır. Ondan sonrası program, kadro ve siyasi ciddiyet ister.

Engin Uzun için de sınav burada başlıyor. İl binasına girmek artık tek başına başarı değildir. Uzun’un asıl görevi, CHP’de kalacak tabanı toparlamaktır. Eğer CHP’nin aktif saha kadroları yeni partiye kayarsa, Uzun’un elinde bina kalır ama siyasi enerji eksilir.

Bu nedenle Uzun’un dili sert ama toparlayıcı olmalı. Ayrılanlara hakaret ederek değil, kalanlara güven vererek siyaset kurmalı. “CHP Manisa dimdik ayakta” diyebilmesi için önce bunu sahada göstermeli.

Belediyeler ise bu bölünmenin en kritik ayağı olacak.

Manisa’da CHP’li belediyelerin nasıl pozisyon alacağı, tabanın yönünü doğrudan etkileyecek. Başkanlar beklemede kalırsa taban da bekler. Başkanlar yeni partiye geçerse kopuş hızlanır. Başkanlar CHP’de kalırsa Özgür Özel’in Manisa’daki rüzgârı sınırlanabilir.

Fakat hangi yol seçilirse seçilsin, bedelsiz olmayacak.

Çünkü CHP seçmeni artık iki ayrı çağrı duyacak: Biri “partide kalın”, diğeri “yeni yola çıkın” diyecek.

Bu çağrıların ikisi de aynı tabana yapılacak.

Ve aynı tabana yapılan iki farklı çağrı, kaçınılmaz olarak bölünme üretir.

Manisa’da bundan sonra yaşanacak mücadele AK Parti-CHP rekabetinden önce, CHP ile CHP’den kopan yeni hareket arasındaki rekabet olacaktır. Aynı seçmene, aynı mahalleye, aynı belediye başarısına, aynı geçmiş emeğe iki ayrı siyasi yapı talip olacak.

Bu da muhalefet tabanı için sancılı bir dönem demektir.

Sonuç nettir:

CHP Manisa’da il binası krizi kapanmış olabilir. Ama asıl kriz şimdi başlamıştır.

Bundan sonra kavga kapının önünde değil, sandığın çevresinde yaşanacaktır.

Ve en ağır soru şudur:

Özgür Özel, Manisa’da CHP tabanını peşinden sürükleyebilecek mi; yoksa CHP tabelası, tüm sarsıntıya rağmen tabanı elde tutabilecek mi?Bu sorunun cevabı yalnızca CHP’nin değil, Manisa siyasetinin yeni haritasını belirleyecek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız