Manisa, üzüm üretimi kadar zeytin üretimi ile de Türkiye’de sesini duyurmuş şehirlerden bir tanesi. Üzüm üreticilerinin düşük fiyatlardan dolayı yaşadığı sıkıntıların ardından zeytin sezonunun başlamasıyla birlikte zeytin üreticileri de maliyeti kurtarmayan fiyatlarla karşı karşıya kaldı. Zeytin üreticisinin alım fiyatlarından kaynaklı yaşadığı sıkıntıları gün yüzüne çıkartmak için Milliyetçi Kongre Derneği üyesi Av. Hüseyin Alp İlker bir çalışma gerçekleştirdi. İlker, zeytin tarlasına giderek üreticilerle bir araya gelerek sorunlarını dile getirmelerinde aracılık yaptı. Zeytinin sadece bir ürün değil, aynı zamanda çiftçinin bir yıllık emeği alın teri anlamına geldiğini vurgulayan İlker, üzüm felaketinden sonra gelmekte olan bir zeytin felaketi olduğunu ifade etti. Dernek Üyesi İlker, zeytin üreticileri Görkem Güneş ve Kemal Tekçe ile bir araya gelerek sorunlarını kamuoyuna aktardı.

“MALİYET AÇISINDAN BÜYÜK BİR YIKIM”
İlker, “Kemal Bey, zeytin daha önce para kazandırır mıydı? Zeytinin son yıllarda para kazandıramaması ne gibi toplumsal etkilere sebep oluyor?” sorusunu yöneltti. Üzüm üreticisi Kemal Tekçe, daha önce zeytinden para kazanabildiklerini dile getirerek, “3 yıl önce 1 kilo yağlık zeytini sattığımızda en ucuz zeytini 1 litre mazot alabiliyorduk. Ama şu anda 1 litre mazot almak için 5 kilo zeytin satmak zorundayız. Mesela 3 yıl önce 20 kiloluk bir kasa yağlık zeytini sattığımızda 1 kilo bir çuval dav gübresi alabiliyorduk. Şu an onu almak için en az 4 kasa 5 kasa satmak zorundayız. Yani bu maliyet açısından büyük bir yıkım bize” dedi.

“SEKTÖR KAN AĞLIYOR”
İlker’in “Zeytinin son yıllarda yaşadığı sorunların temel sebepleri nelerdir?” sorusuna yanıt veren Görkem Güneş ise, “Zeytinde birkaç tane temel sorunumuz var. Bunlardan biri arz talep dengesinin bozulması. Sektör gerçekten kan ağlıyor. Üretici bu kan ağlayan tarafın mihenk taşı. İşletmeler de zor durumda. Biz gerçekten şu an toplama maliyetini Zeytin satıyoruz. Maliyetlerimiz çok arttı. Başta mazot, gübre olmak üzere işçilik olmak üzere piyasada bir dengesizlik oldu. Bugün sattığımız rakamlar komik rakamlar. Bizim mazot paramızı bile kurtarmıyor. Bu en büyük sebeplerden biri. Artı örgütlü bir şekilde birkaç tane büyük işletme sahipleri fiyatı baskılıyor. 3 sene önce sattığımız üçte birini şu an zeytin satıyorum. Aynı çeşit zeytini. 3 sene öncenin maliyetlerine baktığımız zaman 3-4 katına çıkmış. Zeytin fiyatına baktığımız zaman 3'te 1'ine zeytin satıyorum. İnanılmaz derecede bir anda tüm Türkiye'de, her köyde ve her mahallede fiyat düşebiliyor ve herkes bu fiyatı uygulayabiliyor. Ya bu nasıl oluyor? Yani tüm işletmeler aynı anda nasıl fiyat düşürüp de bu her üretici bazında etkilenebiliyor. Apaçık bir şekilde, örgütlü bir şekilde hareket ettiğini gösterir” diye konuştu.
“DEVLET VE İLGİLİ KURUMLAR GEREKEN ÖNLEMİ ALIR”
İlker, bu çalışmayla Milliyetçi Kongre Derneği olarak zeytin felaketine ışık tutmaya çalıştıklarını ifade etti. Aynı zamanda zeytin üreticilerinin sıkıntılarına devletin ve ilgili kurumların gerekli önlemleri alacaklarını umduklarını dile getirdi.
