1570 yılında yapıldığı düşünülen Defterdar Mahmut Efendi Camisini kentteki diğer camilerden ayıran sadece mimarisi değil. Caminin dış görüntüsü ve bahçesi de büyük ilgi görüyor. İzmir Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı olan camiin bakımını mahalle halkından Gaziler Derneği üyesi ve eski asker Hüsamettin Erdem ve birkaç mahalle sakini üstleniyor. Hüsamettin Erdem, Yunusemre Belediye’sinin açtığı kursta eğitim aldığını böylece evinin önündeki tarihi caminin restorasyon çalışması sonrasında boş kalan bahçesini çeşitli bitkiler, çiçekler ve meyve ağaçlarıyla vatandaşların oturup huzurlu bir zaman geçirebilecekleri yere dönüştürdüğünü ifade etti.

ÇEVREDEKİ EVLER TARİHİ DOKUYA UYGUN
Çevredeki evlerin planlamasını camiyi boğmayacak ve gölgede bırakmayacak şekilde 2 katlı yapılması tarihi camiin ihtişamla parlamasına yardımcı oluyor. Cami bahçesinde Erdem tarafından hazırlanan ateşli diken bitkisiyle örülmüş Arapça harflerle “Allah”, “Muhammet” yazıları ve Türk bayrağının sembolü ay yıldız simgesi görenleri kendine hayran bırakıyor. Camide bulunan saksı, kuş yuvaları ve süs eşyalarının geri dönüştürülmüş malzemelerden yapılması da vatandaşlar tarafından takdirle karşılanıyor.

HER CUMA SONRASI PİLAV İKRAMI VAR
Camiye gelen cemaat ve çocuklara camiyi sevdirmek için her Cuma namazı sonrası, hayırseverlerin yardımı ile yapılan pilav ikram ediliyor. Erdem, aynı zamanda yine cami bakımında gönüllü olan Abdullah Bey tarafından hafta sonları sabah namazına gelen cemaat için de çorba ikramı gerçekleştirdiklerini ve vatandaşların da istedikleri takdirde cami avlusunda kahvaltını yapabileceklerini söyledi. Mahalle sakinlerinin anlatımına göre, bahçede bulunan ve Defterdar Mahmut Efendi’nin yakınları olduğu düşünülen 3 mezar bulunuyor. Bu mezarlara gelip dilek dileyerek dua eden kişilerin duasının kabul olduğuna inanan mahalle sakinleri, mezarların kitabesinin bulunmamasından dolayı üzüntü yaşadıklarını belirtiyor.

“CAMİNİN GÜZELLİĞİ GÖRÜLMEYE DEĞER”
9 yıldır Defterdar Mahmut Efendi Camiinde gönüllü olarak peyzaj düzenlemesi yaptığını dile getiren Hüsamettin Erdem, “Türk Silahlı Kuvvetleri'nden emekliyim. Eski adıyla Arapalanı yeni adıyla Defterdar Mahmut Efendi Camiinde 8-9 yıldır hizmet gönüllüsüyüm. Camimizdeki çiçekleri, saksıların bakımı, camimizin genel bakımını yapıyorum. Camisi tamamen ahşap yapı. Manisa'da gözle görülür güzellikte bir camimizdir. Bunda emeği geçenlerden Allah razı olsun” dedi.

CAMİ CEMAATİNE SICAK YEMEK İKRAMI
Cuma namazı sonrası ve hafta sonları sabah namazından sonra cami cemaatine ikramda bulunduklarını ifade eden Erdem, “Cemaatimizin kaynaşmasında emeği olan Zekeriya Gümüş hocam ve Abdullah abi ye de teşekkür ederim. Hafta sonları camimizde cumartesi pazar çorba ikramımız var. Cuma günleri camimizde pilav ikramımız var. Diğer günleri gönüllülük esasına dayanan bir şekilde milletimizi buraya davet ediyoruz. Burada kahvaltı yapabilirler. Çaylar bizden diyoruz halkımıza. Bu şekilde çağırıyoruz insanları” diye konuştu.

CAMİNİN BAHÇESİNDE MEZARLAR VAR
Caminin bahçesinde Defterdar Mahmut Efendi’nin akrabaları olduğu düşünülen mezarlar hakkında da konuşan Erdem, “Camimizin arkasında defterdar Mahmut Efendi'nin yakınlarının olduğu mezarlıklar var. Mezarlıkların bakımını da yapıyoruz biz burada. Ama mezarlıkların bir eksiği var. O da orijinal kitabesinin bulunmayışı. Biz de bu Anıtlar Yüksek Kuruluna müracaat edilip bu mezarlıkların kitabesinin yaptırılmasını temennimizdir. Vatandaşlar tarafından bu mezarların başında dua edilip dilek tutulduğunda kabul olduğuna dair de söylentiler var” ifadelerini kullandı.










