TARİŞ Üzüm Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Şen, kuru üzüm sektörünün mevcut durumu, ihracat, iç tüketim ve yeni sezon beklentilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Manisa’da üretilen kuru üzümün Japonya ve İngiltere’de tüketildiğini ama ülkemizde tüketim oranın çok düşük olduğuna dikkat çekti. İç piyasada tüketimin artırılması için çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti. Üretimin son yıllarda 280 bin tonlardan 140 bin tonlara kadar gerilediğini, bu durumun Avrupa Pazarında Güney Afrika, Hindistan gibi ülkelerini ön plana çıkardığını vurguladı. Bu yıl bereketli bir sezon beklediklerini ifade eden Şen, üretimin yeniden artmasıyla Türkiye’nin pazarda yeniden söz sahibi olacağını kaydetti. TARİŞ olarak fiyat açıklayıp dengeyi bozmak istemediklerini, TMO’nun üzüm alımında devreye girmesi gerektiğini söyleyen Şen, “Devletimiz büyük. Hiçbir zaman üreticileri mağdur etmez” dedi.

LİSANSLI DEPOCULUĞA YÖNELMELİYİZ
Üzümün sahipsiz olduğunun altını çizen Şen, “2,5 yıldır görevdeyim. Şunu gördüm üzümün sahipsiz olduğunu gördüm. Bütün STK’lar sesleniyorum. Bizim birlikte lisanslı depoculuğa yönelmeliyiz. Ürünü açığa dökmeden kurtarmalıyız üreticilerimizi. TARİŞ olarak katma değer üretmeye çalışıyoruz” dedi.

BİZ ÖNCE ÜZÜME İÇ PİYASADAN BAŞLAMALIYIZ
Üzüm piyasasında yaşanan sıkıntıları değerlendiren Şen, “Üzülerek söylüyorum. Bizim önce iş piyasadan başlamamız gerekiyor. Türkiye’de kişi başı üzüm tüketimi ne yazık ki 200 gram dahi yok. Bu konuda büyüklerimizden sürekli yardım istiyoruz. Hep Japonya örneğini veriyoruz. Seçildiğim ilk yıl Japonya’da Tarım Fuarına katıldık. Japonya Tokyo genelde bir yanarda ülkesi. Üzüm yeme alışkanlıkları var. Yanlış hatırlamıyorsam Japonya Türkiye’den ortalama 20 bin ton kuru üzüm çekiyor. Kuru üzüm ihracatımız var. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ABD, 2 yıl boyunca Japonya’ya üzüm göndermiş. Üçüncü yılın sonunda üzüm göndermeyi kesmiş. Japonlar diyor ki bize üzüm gelmedi. 2 yıl boyunca üzüm yeme alışkanlığı kazandılar. Amerikalılar diyor ki Nasrettin Hocanın dediği gibi parayı veren düdüğü çalar. Bedelini ödeyip üzümü göndermişler” dedi.

ÜZÜM LİSTEDE 5.SIRADA YER ALDI
Tariş olarak üzümle ilgili bir çalışma yaptıklarını ve üzümün listede 5. Sırada yer aldığına dikkat çeken Şen, “Tariş olarak bir çalışma yaptık Türkiye genelinde. Tariş olarak ilk aklınıza ne geliyor diye sorduk. İlk sırada zeytin ve zeytinyağı var. İkinci sırada incir kolonyası, üçüncü sırada incir çıktı. Asma yaprağı ve sirke öne çıktı. 5. Sırada ise üzüm çıktı. Bununla ilgili çalışma başlatıyoruz. İlk etapta çocuklardan üzüm yeme alışkanlığı kazandırmalıyız. 1 kilo bile üzüm yetiştirilmeyen İngiltere’de çocuklara üzüm dağıtılıyor. Bu üzüm Türkiye’den gidiyor. Kızılay olarak dünyanın birçok bölgesine yardım paketi gönderiyor. Bu yardım paketlerin içinde kuru üzümümüz olursa uluslararası alanda tanıtımı artar. Askeriyede haftada iki öğünde hoşaf olarak üzümü versek üzüm tüketimi artar” diye konuştu.

YILLIK 70 MİLYON DOLARLIK YAŞ VE KURU ÜZÜM İHRACATI
Türkiye’nin yaş ve kuru üzümde yıllık ortalama 700 milyon dolarlık ihracata imza attığını kaydeden Şen, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ürettiğimiz üzümün yüzde 80’i ihracat ediliyor. Türkiye’nin kuru üzümde yaklaşık 500 milyon dolarlık bir ihracat geliri var. Sofralık üzümde de 200 milyon dolarlık bir ihracatımız var. Ortalama 700 milyon dolarlık bir ihracat geliri oluyor. Ancak son 5 yılda tabloyu incelediğimizde 280 bin ton olan kuru üzüm ihracatının 140 bin tonlara kadar düştüğünü görüyoruz. Avrupa pazarını Güney Afrika’ya kaybetmek üzereyiz. Manisa Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Karayılan çok çalışıyor. Üzümün yeniden atağa geçmesi için mücadele ediyor. Dünya genelinde baktığımız da kuru üzüm üretimi 1 milyon 200 bin tondan 1 milyon 500 bin tona çıktığını görüyoruz. Çin, Özbekistan, Güney Afrika, Hindistan ülkeleri öne çıkıyor. Bunlar düşük maliyetli üretim yaptıkları için bizim bunlara yetişmemiz zor. Kur konusunda adım atılırsa, pestisit sorununu tam olarak çözebilirsek inanıyorum ki Avrupa pazarını yeniden kazanacağımıza inanıyorum. Bizler sofralık mı yoksa kuru üzüm üretmeliyiz ona karar vermeliyiz.”

BOL VE BEREKETLİ BİR SEZONU ÖZLEDİK
Şen, “Manisa’da ÇKS’ya kayıtlı 50 bin üzüm eriticimiz var. Bizim aktif olarak çalıştığımız 5 bin ortağımız var. Göreve geldiğimiz zaman 100 TL fiyat açıklaması yaptık. Geçen yıl 120 TL fiyat açıkladık. Kendimde bir üreticiyim üzümde yaşanan zorlukları bilen biriyim. Gönül ister ki bu fiyatların üstünde bir fiyat vermek. Bizim aldığımız 1 kilo üzümün hepsi kredilidir. Bol bir sezon yaşıyoruz, bol bir sezonu özledik. Kazançlı bir sezonu özledik” dedi.

TMO ÜZÜM ALIMINDA DEVREYE GİRMELİ
TMO’nun her zaman devreye girmesi gerektiğini belirten Şen, “Fiyat açıklayıp dengeyi bozmak istemiyoruz. TMO ürün almak isterse fiyat açıklarsa o fiyata uyacağız. Eğer farklı bir şey olursa ortağımızı, üreticimin menfaatine uygun bir fiyat açıklarız. TMO tüketim konusunda üzüm alımına dahil olması gerekir. Geçen yıl 9 numara üzüme 120 TL verdik ama bugün üzüm 90 TL’ye düştü. TARİŞ her zaman ortaklarımızın sonuna kadar yanındadır. Devletimiz büyük. Hiçbir zaman üreticileri mağdur etmez. Üzüm bizim için katma değerli bir ihracat ürünüdür. 50 bin aile üçümle uğraşıyor. Dolaylı yoldan 500 bin kişi geçimini buradan sağlıyor. TMO kararını versin, üreticiyi memnun etmezse üreticiyi memnun edecek bir fiyatla karşılarına çıkacağız” diye konuştu.
