Manisa Manşet Gazetesi Manisa Haberleri Marmara Gölü kurudu bölgedeki köyler boşaldı

Marmara Gölü kurudu bölgedeki köyler boşaldı

Manisa’nın önemli sulak alanlarından biri olan Marmara Gölü’nün kuruması, yalnızca doğal yaşamı değil bölge halkının ekonomik ve sosyal hayatını da derinden etkiledi. Gölün kurumasıyla balıkçılık sona erdi, tarım ve hayvancılık faaliyetleri olumsuz etkilendi. Yapılan bir araştırmada, bu süreçte bölgedeki 6 köyün nüfusunun da yaklaşık yarı yarıya azaldığı ortaya çıktı.

Marmara Gölü kurudu bölgedeki köyler boşaldı
KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 4 dk

Manisa’nın Salihli ve Gölmarmara ilçeleri arasında bulunan Marmara Gölü, geçmişten günümüze Manisa genelinde tarım ve balıkçılığın yanı sıra biyolojik çeşitlilik açısından da önemli bir yere sahip oldu. Türkiye’nin önemli sulak alanları arasında da gösterilen ve çok sayıda canlı türüne ev sahipliği yapan göl, çevresindeki ekonomik ve sosyal yaşamın önemli unsurlarından biri olurken, son yıllarda kurumasıyla birlikte Manisa’da tarım, balıkçılık ve doğal yaşam da olumsuz etkilendi. Marmara Gölünün Alansal Değişimi: Çevresel ve Sosyo-Ekonomik Yansımalar başlıklı akademik araştırmada, gölün yıllar içerisindeki alansal değişimi ile kurumanın bölge halkı üzerindeki ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri ele alındı. Ekin Sarıkaya, Raşit Enes Akgün, Musa Çoban, İmren Kuşcu ve Osman Salih Yılmaz tarafından hazırlanan çalışmada, göldeki değişim uzaktan algılama teknikleriyle incelenirken, saha araştırmaları kapsamında bölge sakinleriyle anket ve yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi, yerinde gözlemler yapıldı.

TARIMSAL SULAMA KURUMAYI HIZLANDIRDI

Araştırmada, Google Earth Engine platformu üzerinden Marmara Gölü’nün yıllara göre yüzey alanındaki değişimi ortaya konuldu. Analiz sonuçlarına göre gölün yüzey alanı 2017’de 3 bin 687,51 hektar, 2018’de 3 bin 614,16 hektar, 2019’da 3 bin 622,65 hektar, 2020’de 2 bin 365,77 hektar, 2021’de 2 bin 304,01 hektar ve 2022’de 930,89 hektar olarak hesaplandı. Çalışmada 2023, 2024 ve 2025 yıllarında ise göl alanı 0 hektar olarak kaydedildi. Marmara Gölü’ndeki küçülmenin yalnızca doğal etkenlerle açıklanamayacağına dikkat çekilerek, göl suyunun tarımsal sulama amacıyla yoğun şekilde kullanılmasının da kuruma sürecini hızlandırdığı belirtildi. 

KURUYAN GÖL BÖLGEDEKİ NÜFUSU DÜŞÜRDÜ

Marmara Gölü’nün kurumasının çevredeki nüfus yapısı, geçim kaynakları ve biyolojik çeşitlilik üzerinde önemli değişimlere yol açtığı belirtildi. Çalışmada, Salihli’nin Tekelioğlu, Kemerdamları, Pazarköy ve Yeniköy mahalleleri ile Gölmarmara’nın Hacıveliler ve Kılcanlar mahallelerinin toplam nüfusunun 2013 yılında 4 bin 790 iken 2023 yılında 2 bin 389’a gerilediği kaydedildi. Ayrıca göl kurumadan önce bölgenin önemli geçim kaynaklarından biri olan balıkçılık faaliyetlerinin sona ermesiyle ve S.S. Gölmarmara ve Çevresi Su Ürünleri Kooperatifine kayıtlı 168 üyenin bulunduğu ifade edildi. Balıkçılıkla geçimini sağlayan bölge halkının alternatif gelir kaynaklarına yöneldiği bu nedenle de tarım ve zeytinciliğin ön plana çıktığı, bazı ailelerin ise farklı gelir kaynakları aramak zorunda kaldığı aktarıldı. Çalışmada ayrıca gölün kurumasının tarım ve hayvancılığı da olumsuz etkilediği, su kaynaklarının azalmasıyla sulama imkanlarının daraldığı, bunun da tarımsal üretim ve gelirler üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğu belirtildi. 

EKONOMİYİ OLUMSUZ ETKİLEDİ

Araştırma çerçevesinde, Marmara Gölü çevresindeki mahallelerde yaşayan 208 kişiyle anket gerçekleştirildi. Ankette bölge sakinlerine gölün kurumasının nedenleri ve ortaya çıkardığı sonuçlara ilişkin görüşleri soruldu. Katılımcıların yüzde 86’sı iklim değişikliğinin, yüzde 96’sı insan faaliyetlerinin, yüzde 89’u ise gölü besleyen su kaynaklarındaki azalmanın gölün kurumasında etkili olduğunu ifade etti. Gölün kurumasının ekonomik etkilerine ilişkin soruya katılımcıların yüzde 90’ı olumsuz etkilendikleri yanıtını verirken, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin etkilenip etkilenmediği sorusuna ise yüzde 95’i olumsuz yönde etkilendiği cevabını verdi.

BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİKTE AZALMA VAR

Araştırmada, Marmara Gölü çevresindeki iklim koşullarında yaşanan değişimler de ele alındı. 1985-2023 dönemine ait sıcaklık verilerinin incelendiği çalışmada, özellikle 2004 yılından itibaren belirgin bir sıcaklık artış eğilimi görüldüğü belirtildi. Bölgede en düşük ortalama sıcaklık 1997 yılında 15,7 derece, en yüksek ortalama sıcaklık ise 2018 yılında 18,6 derece olarak kaydedilirken, uzun dönem ortalama sıcaklık 17,11 derece olarak hesaplandı. Çalışmada bölgenin ortalama yıllık yağış miktarı 420,34 milimetre olarak verildi. Araştırmacılar, yağışlardaki değişkenlik ve sıcaklık artışına bağlı buharlaşmanın Marmara Gölü’nün kuruması ve bölgedeki biyolojik çeşitlilikte yaşanan azalmanın nedenleri arasında etkili olmuş olabileceğini değerlendirdi.

YEDİ TEMEL ÖNERİ SUNULDU

Araştırmanın sonuç bölümünde ise Marmara Gölü'nün yeniden korunması ve bölgedeki yaşamın sürdürülebilir hale getirilmesine yönelik yedi temel öneriye yer verildi. Öneriler arasında gölün mevcut durumunun ayrıntılı şekilde analiz edilmesi, kamuoyunun bilinçlendirilmesi, sürdürülebilir bir su yönetimi planı hazırlanması, tarımsal sulama yöntemlerinin yeniden değerlendirilmesi, gölden geçimini sağlayanlara finansal destek ve alternatif iş imkanları sunulması, ekolojik restorasyon çalışmalarının yürütülmesi ile yerel halk, kamu kurumları ve uzmanlar arasında sürekli iş birliği sağlanması yer aldı. Araştırmacılar, Marmara Gölü'nün kurumasının yalnızca ekolojik bir kayıp olmadığını, tarım ve balıkçılığın yanı sıra istihdam, nüfus hareketleri, sosyal yaşam ve bölge halkının yaşam koşulları üzerinde de etkiler oluşturduğunu belirtti. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız